AKİT MENÜ

Aktüel

Türk aklı koridor siyaseti

Gazeteci ve Yazar Hüseyin Adalan 'Türk aklı koridor siyaseti' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi

İşte Hüseyin Adalan'n kaleme olduğu o yazı;

En son bu kilidin anahtarı…

“Yüce Türk milletinin elindedir.”

Resulullah (SAV) Konstantiniyye için şöyle buyurmuştur:
“Konstantiniyye mutlaka fethedilecektir. Onu fetheden komutan ne güzel komutandır, onu fetheden ordu ne güzel ordudur.”

Bu hadis-i şerif sadece bir şehir hakkında değildir: “Uyanın!”
Bu hadis-i şerif:
Bir milletin kaderine yazılmış bir işarettir.
Ve o işaret…
Yüzyıllar sonra münevver ve muteber ceddin aba-i ecdat: “Fatih Sultan Mehmet’in eliyle gerçekleşmiştir.”
Ama mesele sadece bir fetih değildir.

Mesele:
“Bir yürüyüştür.”

Kahraman ırk Türk milleti tarih boyunca sıradan bir millet olmadı. Bir kavim değildi sadece. Bir sancak taşıdı. Bir düzen kurdu. Bir adalet inşa etti. Öyle ki, dünyanın en büyük devletlerinden birini kurdu.
Osmanlı.
“Devlet-i Âliyye”
Yani büyük devlet…
Üç kıtada hüküm sürdü.
Adaletle.
Kılıçla değil sadece.
Nizamla.

Bugün dünya yeniden karışırken izleyiniz:
Herkesin gözü yine aynı yere dönüyor.
Anadolu’ya.
Türkiye’ye.
Çünkü dünya şunu biliyor:
Ortadoğu yanarken…
Akdeniz kaynarken…
Kafkasya titrerken…
Bu coğrafyada bir güç dengesi varsa…
O güç Türkiye’dir.
“Yıldırımlar yaratan bir ırkın ahfadı.”
Bu şu demek:
Türkiye’nin attığı her adım dikkatle izleniyor.
Bir diplomat atanıyor…
Dünya konuşuyor.
Bir askeri hamle yapılıyor…
Dünya konuşuyor.
Bir açıklama yapılıyor…
Dünya konuşuyor.
Çünkü herkes biliyor.
Anadolu hareket ederse…
Dünya dengesi değişir.
 
Melhame-i Kübra dediğimiz büyük savaşın merkezinde Şam toprakları vardır.
Hadisler bunu söyler.
Ama Şam’a en yakın büyük güç kimdir?
Türkiye.
Anadolu.
Türk devleti.
Allah’ın yeryüzünde ki ordusu…
O gün bugün:
Türkiye’nin bugün yaptığı hazırlıklar sıradan değildir.
Savunma sanayi büyüyor.
Ordunun teknolojisi değişiyor.
İnsansız sistemler geliştiriliyor.
Uzay projeleri başlıyor.
Enerji hatları kuruluyor.
Diplomatik dengeler kuruluyor.
Bunların hiçbiri tesadüf değildir.

Çünkü devlet aklı uzun düşünür. Devlet aklı yılları değil, yüzyılları hesap eder.
Türk devlet aklı şunu çok iyi bilir:
Büyük savaşlar bir günde başlamaz. Yavaş yavaş yaklaşır ve hazırlık yapanlar ayakta kalır. Türkiye bugün tam olarak bunu yapıyor.
Hazırlanıyor.
Sessizce.
Gösteriş yapmadan.
Ama kararlı bir şekilde.
Çünkü Anadolu bu çağın sıradan bir ülkesi değildir.
Anadolu:
Tarihin düğüm noktasıdır.
Tüm mazlumların sığınağıdır.
 
İşte Melhame-i Kübra geldiğinde…
Dünya ikiye bölündüğünde…
Hak ile batıl yeniden karşı karşıya geldiğinde…
Bu toprakların sessiz kalacağını düşünenler…
Tarihi hiç okumamış demektir.
Özetle:
Şimdi tekrar dönüp bugüne bakalım.
Yıl 2026.
Dünya sessiz bir fırtınanın içinden geçiyor.
Savaş büyüyor.
Ama kimse “dünya savaşı başladı” demiyor.
Cepheler genişliyor.
Ama kimse “büyük hesaplaşma” demiyor.

Devletler silahlanıyor.
Ama kimse “son savaş yaklaşıyor” demiyor.
Ama dikkat edenler görüyor.
Çünkü bazı şeyler gözle değil:
“Akılla okunur.”
Bugün dünya gündemini yakından inceleyiniz:
Karadeniz kaynıyor.
Akdeniz geriliyor.
Kızıldeniz kapanıyor.
Ortadoğu yeniden çiziliyor.
Enerji hatları yeniden kuruluyor.
Ordular yeniden diziliyor.
 
Ve dünya:
Yavaş yavaş iki cepheye ayrılıyor.
Bir tarafta küresel sistem.
Bir tarafta direnen milletler.
Bir tarafta zenginlik ve güç üzerine kurulu düzen.
Bir tarafta iman ve direniş.
Bu sadece bir siyasi mücadele değildir.
Bu açık kartlar:
Tarihin en büyük hesaplaşmalarından biridir.
Dikkatli olunuz.
2026 yılı sadece bir takvim yılı değildir.
Bu yıl:
Dünya dengelerinin değiştiği yıldır.
Yeni ittifakların kurulduğu yıldır.
Eski düzenlerin çözüldüğü yıldır.
Ve devletlerin gerçek yüzlerini gösterdiği yıldır.
 
Bugün bazı devletler korkuyla hareket ediyor.
Bazıları panikle.
Bazıları ise:
Hazırlıkla.
İşte burada bir fark ortaya çıkıyor.
O fark:
“Türkiye”
“Türkler”
Bu asalet ve azamet:
Korkuyla hareket etmiyor.
Panikle hareket etmiyor.

Türkiye Cumhuriyeti:
Hazırlanarak hareket ediyor.
Bugün yüce Türk devleti sadece sınırlarını koruyan bir devlet değildir.
Bir merkezdir.
Bir denge noktasıdır.
Bir güç odağıdır.
Savunma sanayi büyüyor.
Yeni teknolojiler geliştiriliyor.
İnsansız hava araçları gökyüzünü dolduruyor.
Yeni savaş sistemleri kuruluyor.
Uzay projeleri başlıyor.
Enerji yolları kontrol altına alınıyor.
Diplomasi yeni bir dil kazanıyor.
Ama işte:
Asıl güç bunların hiçbiri değildir.
Asıl güç…
Bir milletin iradesidir.
Çünkü bir devletin gerçek gücü:
Tankları değildir.
Topları değildir.
Füzeleri değildir.
 
Bir devletin gerçek gücü:
Milletidir.
O büyük Türk milleti tarih boyunca:
Zor zamanların milletidir.
Tüm zamanların milletidir.
Malazgirt’te vardı.
Çanakkale’de vardı.
Trablusgarp’ta vardı.
Yemen’de vardı.
Kurtuluş Savaşı’nda vardı.
 
Küllerinden tekrar tüm ihtişamıyla dirilen gerektiğinde yeniden ayağa kalkmayı bilen yüce bir millettir.
En yüce diriliş meselesidir.
Bugün bazıları Türkiye’nin neden bu kadar dikkat çektiğini anlamıyor.
Ama dünya çok iyi biliyor.
Anadolu bir hareket ederse:
Dengeler değişir.
Anadolu ayağa bir kalkarsa:
Haritalar değişir.
Anadolu bir karar verirse:
Tarih değişir.

İşte bunun için:
Türkiye’nin attığı her adım izleniyor.
Her konuşması dinleniyor.
Her hamlesi hesaplanıyor.
Çünkü dünya biliyor.
Bu topraklar sıradan değildir.
Bu millet sıradan değildir.
Eğer “Melhame-i Kübra” gerçekten yaklaşıyorsa:
Bu savaşın kenarında duracak bir millet yoktur.
Tarih…
Bazı milletleri çağırır.
İşte o millet: “Türk milleti(dir)”
Tarihin çağırdığı en nadir milletlerden biridir.
 
Biz bir şeyi unutmayalım:
Bu topraklar sadece bir ülke değildir.
Bu topraklar bir emanettir.
Bir mirastır.
Bir davadır.
Bu topraklar…
Bin yıllık bir yürüyüşün merkezidir.
Ve o gün geldi.
 
Hak ile batıl yeniden karşı karşıya geldi.
Dünya yeniden ikiye bölündü.
Bazıları saklanacak.
Bazıları kaçacak.
Bazıları susacak.
Ama bazı milletler vardır…
Kaçmaz.
Türk milleti…
O milletlerden biridir.

Çünkü:
Biz tarih boyunca seyirci olmadık.
Biz tarih boyunca taraf olduk.
Biz tarih boyunca meydanda olduk.
Eğer Melhame-i Kübra gerçekten yaklaşmışsa:
Eğer dünya gerçekten büyük bir hesaplaşmaya gidiyorsa:
Eğer hak ile batıl yeniden karşı karşıya geliyorsa:
O gün geldiğinde, biz yerimizi biliyoruz.
Biz korkunun tarafında olmayacağız.
Biz susanların tarafında olmayacağız.
Biz bekleyenlerin tarafında olmayacağız.
Biz… ( Türkler )
Hak tarafında olacağız.
 
Bazı milletler vardır:
Tarihi izler.
Bazı milletler vardır:
Tarihi yazar.
İşte Türk milleti:
Tarihi yazan milletlerden biridir.
Melhame-i Kübra gerçekten yaklaşıyorsa:
Bizim cevabımız çoktan bellidir.
Biz buradayız.
Biz burada kalacağız.
Ve gerekirse…
Biz burada savaşacağız İNŞALLAH.
Sefer bizim:
“Zafer Allah’ındır.”

Yorumlara Git

Destici’den tarihe geçecek beka haykırışı! Sinsi planı deşifre etti, "Saldırdıkları tek bir kale kaldı!" dedi!

Samsun’a şehit ateşi düştü! Kahraman polisimiz Erkan Tütüncüler'in baba ocağı bayraklarla donatıldı!

Polisleri öldüren caninin yakalanma anı: Linçten polis kurtardı

İran'dan Pakistan'a ABD muhtırası! "Bölgemize çöken şer odağı güvensizliğin tek sebebidir!"

Yahudi gazetesi bu manşeti attı: Erdoğan, İsrail’le deniz sınırı oluşturuyor