AKİT MENÜ

Sağlık

Düzenli ölçüm hayat kurtarır: Sessiz katil hipertansiyon

Hipertansiyonun “sessiz katil” olduğuna dikkat çeken uzmanlar, fark edilmeden ilerleyen yüksek tansiyonun kalp krizi, inme ve böbrek yetmezliği gibi hayati hastalıklara yol açabileceği uyarısında bulundu.

AA

5. Karadeniz Aile Hekimliği Kongresi, "Yapay Zeka Çağında Aile Hekimliği" ana temasıyla Samsun'da yapılıyor.

16-19 Mayıs 2026 tarihlerinde Büyükşehir Belediyesi Çok Amaçlı Salon'da düzenlenen kongrede, 17 Mayıs Dünya Hipertansiyon Günü dolayısıyla yüksek tansiyonla mücadele ve farkındalık konuları öne çıktı.

 

Samsun Üniversitesi Aile Hekimliği Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Erdinç Yavuz, burada yaptığı konuşmada, hipertansiyon için farkındalık oluşturmak amacıyla oturumlar düzenlediklerini söyledi.

Yavuz, "Hipertansiyon, yani yüksek tansiyonu sessiz katil olarak nitelendiriyoruz. Hipertansiyon kalp krizine, inmeye, felce, kalp yetmezliğine ve kronik böbrek yetmezliğine neden oluyor. Birçok diyaliz hastasının diyalize girmesinin sebebi yüksek tansiyon. Hipertansiyon bazen semptom vermeyebiliyor. Vatandaşlarımız tansiyon hastası olduğunun farkında olmayabiliyor." dedi.

Yapılan araştırmalar sonucunda tansiyon hastalarının sadece yarısının hastalıklarının farkında olduğunun görüldüğüne dikkati çeken Yavuz, "Farkında olup ilaç kullananların da sadece yarısı, yarısına yakınının tansiyonlarının kontrol altında olduğunu gösteriyor. Oysa tansiyonlarımız kontrol altında olmadığında biz kalp krizi, felç, böbrek yetmezliği gibi hastalıklara eğilimli hale geliyoruz. O yüzden bugün çok önemli, bu farkındalığı yaratmak önemli. Bizim önerimiz, vatandaşlarımızın aile sağlığı merkezlerinde kayıtlı olduğu aile hekimlerine düzenli olarak giderek tansiyonlarını ölçtürmelerini, varsa ellerinde bir tansiyon aletiyle yine tansiyonlarını ölçmelerini eğer bir yükseklik saptarlarsa, tanının ve tedavinin gerçekleştirmesi için kayıtlı olduğu aile hekimlerine başvurmaları çok önemli." diye konuştu.

Tansiyon tanısı almış hastaların izlenmesinin son derece önemli olduğunu dile getiren Yavuz, şöyle devam etti: "Yaşam biçimi değişikliği önemli, hala ülkemizde tuz sıkıntımız oldukça fazla, ekmekte bile çok yüksek oranda tuz var maalesef. Salatalarımıza tuz ekliyoruz, peynirimiz tuzlu, zeytinimiz tuzlu. Kahvaltıda böyle başlıyoruz güne. O yüzden de tansiyonları kontrol altına almak zor oluyor. Tansiyon hastalarımız için önerimiz tansiyon ölçmeye devam etmeleri. Bir yükseklik saptarlarsa mutlaka aile sağlığı merkezlerine, hekimlerine başvurmaları, gerekirse ilaç değişimi, doz değişimi ve yine bu yaşam biçimi değişimi, tuzu azaltmak, yürüyüş yapmak, egzersiz yapmak ve doğru beslenmek önemli hale geliyor."

İstatistiksel olarak Türkiye'deki erişkinlerin üçte birinin hipertansiyon hastası olduğunu belirten Yavuz, "Farkındalığımız çok düşük. Bizim amacımız, hastalarımız içinde tansiyon hastası olanları tespit etmek ve onlara uygun tedavi vererek izlemek. İzlem de en az tanı koymak, tedavi etmek kadar önemli." ifadesini kullandı.

 

HİPERTANSİYON ARTIK YAŞLI HASTALIĞI DEĞİL

Hipertansiyonun yaşlı hastalığı olarak bilindiğini ancak artık çok genç yaşlarda da görülmeye başlandığını söyleyen Yavuz, "Özellikle obezitenin yoğunlaşması, insülin direncinin artması, bel çevresinin genişlemesiyle biz 30'lu yaşlarda hipertansiyonu görmeye başladık. Hatta kılavuzlar artık kırklı yaşlardan itibaren tedavi ya da izleme önerirken artık bu çok daha erken yaşlara düştü. Bakanlığımızın önerisi de 18 yaşın üzerindeki her yetişkinin yılda bir kere tansiyonunu ölçtürmesi. Yani artık tansiyonu bir yaş sahası olarak görmüyoruz. Tüm yaş gruplarında mutlaka en azından ölçüyoruz, tarıyoruz. Eğer saptarsak da uygun tedavi verip izlemeye başlıyoruz." dedi.

Yorumlara Git

Destici’den tarihe geçecek beka haykırışı! Sinsi planı deşifre etti, "Saldırdıkları tek bir kale kaldı!" dedi!

Samsun’a şehit ateşi düştü! Kahraman polisimiz Erkan Tütüncüler'in baba ocağı bayraklarla donatıldı!

Polisleri öldüren caninin yakalanma anı: Linçten polis kurtardı

İran'dan Pakistan'a ABD muhtırası! "Bölgemize çöken şer odağı güvensizliğin tek sebebidir!"

Yahudi gazetesi bu manşeti attı: Erdoğan, İsrail’le deniz sınırı oluşturuyor