AKİT MENÜ

Gündem

Öncelik insan hayatında

Türkiye’nin farklı şehirlerinde başıboş köpek saldırısı sonrasında meydana gelen ölümlü ve yaralanma olaylarını değerlendiren ilahiyatçılar ve siyasetçiler, vatandaşların can güvenliğini ciddi şekilde tehdit eden bu soruna karşı insan hayatını merkeze alınarak, çözüm üretilebileceğini belirttiler. İnsan hayatının her şeyden daha değerli ve öncelikli olduğunu belirten Dr. İhsan Şenocak, “Köpek önce tecrit edilmeli, bu mümkün değilse insana zararlı olanlar itlaf edilmeli. ‘İki-üç çocuğum olursa bakamam’ diyenler, çok sayıda köpek besleyebiliyor” sözleriyle yaşanan çelişkiye dikkat çekti.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Sebahattin Ayan  İstanbul

Türkiye’nin farklı şehirlerinden gelen başıboş köpek saldırısı haberleri, sokak güvenliği konusundaki endişeleri yeniden gündemin ilk sıralarına taşıdı. Özellikle son haftalarda art arda yaşanan saldırılar, çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere vatandaşların can güvenliğinin ciddi tehdit altında olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi. Van’da peş peşe yaşanan saldırılar kamuoyunda infiale yol açarken, İstanbul, Ankara ve Edirne’den gelen görüntüler de tehlikenin boyutunu ortaya koydu.

İNSANIN KORUNMASI HER ŞEYDEN ÖNCELİKLİ

Öte yandan, Türkiye’nin dört bir yanında art arda yaşanan köpek saldırıları, toplumda hem güvenlik endişesini hem de dini hassasiyetler çerçevesinde yürütülen tartışmaları yeniden alevlendirdi. Son dönemde çocukların hayatını kaybettiği, çok sayıda vatandaşın yaralandığı olayların ardından ilahiyatçılar ve siyasetçiler, İslam’ın hayvanlara merhameti esas almakla birlikte insan canının korunmasını her şeyin önünde tuttuğuna dikkat çekti. İlahiyatçılar, sokak köpekleri meselesinde dinin yaklaşımının “merhamet ile kamu güvenliği arasında adaletli bir denge kurulmasını” emrettiğini vurgularken, siyasetçiler ise başıboş hayvanların kontrolsüz şekilde toplum içinde bırakılmasının ne dini ne de vicdani açıdan savunulamayacağını belirterek kalıcı çözüm çağrısında bulunuyor.

 

Hayvana merhamet önemli ama insan canı her şeyden önce gelir

Konuyla ilgili gazetemize konuşan Dr. İhsan Şenocak, “Tabii ki dünyada her şey insan için, insan da Allah’a kulluk için yaratıldı. Bütün canlıların yeryüzünde yaşama hakkı var. İnsanlar onların hakkını da koruyacak, riayet edecek. Lakin eğer farklı canlılar insanın hayatını tehdit ediyorsa, o zaman onlar tecrit edilecek. Mesela köpekler gibi, belli bir alan oluşturulacak. Orada bunlar muhafaza ettirecek, sokaklara salınmasına engel olacak. Eğer bu olmuyorsa, o zaman devlet onları ikna edecek. Neden? İnsanla köpek arasında bir tercihte bulunma durumunda olduğunda devlet, köpeği önce tecrit edecek. Ama bu mümkün değilse, o zaman bir şekilde onları ya da insana zararlı olanlarını itilaf edecek. Çocuğu, kadını, yaşlıyı, hastalığı insan muhafaza eder. Yani fıkhın hükmü budur. Bununla ilgili Peygamberimiz Aleyhisselam buyuruyor ki: ‘İçinde köpek ve suret bulunan eve melek girmez.’ Peki neden köpek bulunan eve melek girmiyor? Resulullah Aleyhisselam burada başka bir hakikate de işaret ediyor. İnsan eğer köpeğe aşırı derecede ünsiyet peyda ederse, yani insanla köpek arasında alışılmışın ötesinde bir bağ kurulursa; köpek insanın yaşadığı yerde, insanın şartlarında yaşatılırsa; nasıl çocuklara mamalar hazırlanıyorsa bunlara da özel hazırlıklar yapılırsa, hatta insanlar için alınmayacak kadar pahalı eşyalar onlar için alınır ve kullanılırsa, Allah Teala insanın içindeki evlat sevgisini alıp köpeğe yöneltebilir. Dolayısıyla bu tür ailelerde ya çocuk yapılmıyor ya da bir çocukla iktifa ediliyor. Yani bir kadın ve bir erkek, bir çocuk sahibi oluyor. Hâlbuki kendileri iki kişi. Her nesilde bu şekilde eksilme yaşanırsa, 40-50 yıl sonra nüfusun ne hâle geleceği ortadadır” ifadelerini kullandı.

 

İNSAN NESLİNİ TEHLİKEYE SOKAN BİR OYUN

Avrupai yaşam özentisi sebebiyle hayvana verilen değerin insanlara verilmediğine değinen Şenocak, “Bir anneye Allah Teala büyük bir merhamet ve fedakârlık duygusu vermiştir. Anne sabaha kadar defalarca kalkar; çocuğunun altını değiştirir, mamasını verir, sütünü verir. Annelik duygusunu yaşar. Bir kadın köpeği evladı gibi görmeye, onu çocuk gibi giydirmeye, sevmeye, ona ‘yavrum’ demeye ve kendisini onun annesi gibi hissetmeye başladığında, zamanla ‘Bu benim evladım’ düşüncesine kapılabilir. Böylece ‘Neden bu yükü omuzlayayım, neden dokuz ay hamilelik çekeyim, neden sonraki yılların meşakkatine katlanayım?’ diyerek köpekle yetinme anlayışı ortaya çıkabilir. Avrupa’da yaşanan tablonun bir benzerinin bize de sirayet ettiği görülüyor. Peygamberimiz (sav) asırlar öncesinden bu sebeple uyarıyor ve evlere köpek alınmamasını tavsiye ediyor. Çünkü meleklerin girmediği evde bereket ve huzur olmaz. Çocuklar ve bebekler ise bereket vesilesidir. Bugün aile kurumunun zayıflatılması da bu çerçevede değerlendirilmelidir. Bu, basit bir köpek meselesi değildir. İnsan neslini tehdit eden bir meseledir. İnsanlığın geleceğini ilgilendiren bir konudur. Bugün Avrupa’da sabah baktığınızda bir kadının iki köpeğini gezdirdiğini görüyorsunuz. ‘Peki çocukların nerede?’ diye sormak gerekiyor. Kimi zaman çocuklarına ayırmadıkları vakti hayvanlara ayırıyorlar. Bu, Allah Teala’nın verdiği büyük bir musibet olarak değerlendirilebilir. Cenab-ı Hak neslimizi bu tür sapmalardan muhafaza eylesin. Bu bir oyundur. Neyin oyunudur? Bu milleti tarihten silmenin, zayıflatmanın oyunudur. İnsanlar ‘İki-üç çocuk sahibi olursam nasıl bakarım?’ diye düşünürken, aynı kişiler çok sayıda köpek besleyebiliyor. Köpeğin yeri kulübedir; insanın yeri evdir. Bugün Gazze’de, Arakan’da, Keşmir’de insanlar zor şartlarda yaşarken, bazı yerlerde köpeklerin lüks içinde yaşatılması ibretlik bir tablodur. İnsanın insana bugün olduğu kadar yabancılaştığı bir dönem az görülmüştür. Bu çevrelerin mazlum coğrafyalara ne kadar katkı sunduğu da ayrıca sorgulanmalıdır. Peygamberimizin işaret ettiği hakikatlerin bugün daha net şekilde ortaya çıktığını görüyoruz” şeklinde konuştu.

Yorumlara Git

İmamoğlu suç örgütünde yeni gözaltılar! İşte yakalananların tam listesi

İlyas Salman'ın gerçek yüzünü ifşa etti! Sünniyim diye 50 yıl önce beni reddetti hakkımı helal etmiyorum!

Fetihler Sultanı Mehmet’ten Cumhurbaşkanı Erdoğan’a anlamlı hediye

İmamoğlu ve avanesi hakim karşısında! 39'uncu duruşma başladı

Soykırımcı katil mahkemenin yolunu unuttu Dünyada kaçmak kolay!