Gündem
İstanbul Aile Vakfı dört sosyal medya şirketine dava açtı
İstanbul Aile Vakfı, 'Temiz Ekran Hareketi' kapsamında, Türkiye'de faaliyet gösteren dört büyük sosyal medya şirketine karşı hukuki süreç başlattı. Davanın temel amacının, yargının sürece dahil edilerek sosyal medya şirketlerinin kullanıcılar üzerindeki etkilerinin bilimsel ve hukuki zeminde değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması olduğu ifade edildi.
Vakıf tarafından 19 Mayıs'ta yapılan basın açıklamasında, açılan davanın bir yasaklama girişimi olmadığı; bir tespit, koruma ve toplumsal farkındalık çağrısı niteliği taşıdığı belirtildi. Davanın temel amacının, yargının sürece dahil edilerek sosyal medya şirketlerinin kullanıcılar üzerindeki etkilerinin bilimsel ve hukuki zeminde değerlendirilmesi ve gerekli tedbirlerin alınması olduğu ifade edildi.
"EKRAN EKOSİSTEMİ BAĞIMLILIK VE PSİKOLOJİK HASAR ÜRETİYOR"
Basın açıklamasında, konvansiyonel medya ile dijital medyanın bütünleşik bir ekran ekosistemi oluşturduğu ve televizyon içeriklerinin algoritmalar aracılığıyla kısa sürede dijital mecralara aktarıldığı vurgulandı. Birçok dijital platformun kullanıcıyı ekran başında tutmak amacıyla sonsuz içerik akışı, kesintisiz bildirimler ve "beğeni" mekanizmalarından oluşan bir "dikkat ekonomisi" modeliyle çalıştığı aktarıldı.
Dava dosyasında yer alan bilimsel uzman görüşlerine dayandırılan açıklamada, sosyal medya platformlarının tasarımında kullanılan bazı mekanizmaların bağımlılık ürettiği, psikolojik hasara sebep olduğu ve nörolojik sorunlar doğurduğu ifade edildi. Günde üç saatten fazla ekran kullanımının psikolojik riskleri belirgin şekilde artırdığı; depresyon, anksiyete ve uyku problemleri ile ekran kullanımı arasında anlamlı ilişkiler bulunduğu kaydedildi.
AİLE YAPISI VE TOPLUMSAL İLİŞKİLER TEHDİT ALTINDA
Açıklamada, "ekran ve dikkat krizinin" aile bağlarını zayıflattığı, aynı evin içinde iletişim sorunlarına, yalnızlaşmaya ve sosyal kopuşa yol açtığı belirtildi. Dürtü kontrolü ve risk değerlendirme konusunda yetişkinlere kıyasla daha kırılgan olan çocuk ve ergenlerin bu sistemlere karşı daha savunmasız olduğu dile getirildi. Ayrıca çocukların ve gençlerin sosyal medya sebebiyle derslerine, gelişimlerine ve sosyal ilişkilerine daha az zaman ayırdığı, bu durumun eğitim sistemi ve toplumsal yapı açısından risk oluşturduğu aktarıldı.
SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİNE ŞEFFAFLIK VE SORUMLULUK ÇAĞRISI
Gelişmiş ülkelerde sosyal medya şirketlerinin ağır yaptırım ve denetimlere tabi tutulduğunu hatırlatan İstanbul Aile Vakfı, bu şirketlerin Türkiye'de de sebep oldukları tahribatın hesabını vermesini talep etti. Teknolojik gelişmelere karşı olmadıklarını belirten vakıf yönetimi; şirketlerin ürünlerinin etkileri konusunda daha şeffaf olmalarını, bağımlılık üreten tasarım tercihlerini açıklamalarını ve çocukların korunmasını önceleyen standartlar geliştirmelerini istedi.
Açıklama, sorunun artık yalnızca bireysel tedbirlerle çözülemeyecek bir boyuta ulaştığı ve geleceği koruma iradesiyle bu hukuki adımın atıldığı vurgulanarak tamamlandı.