AKİT MENÜ

Gündem

Hitlerizm’i İslam'a uydurmaya çalışmışlar: MİT en tehlikeli Alman ajanı adım adım izlemiş!

MİT arşivlerinden çıkan 84 yıllık belge, II. Dünya Savaşı dönemine ait çarpıcı bir gerçeği gözler önüne serdi. Teşkilatın "Özel Koleksiyon" sekmesinde yayımlanan 1942 tarihli raporda, İzmir'deki Alman Konsolosluğu tercümanının "Hitlerizm'in İslam ruhuna uygun olduğu" iddiasıyla propaganda yürüttüğü ortaya çıktı.

IHA

MİT’in internet sitesindeki "Özel Koleksiyon" bölümünün "Belgeler" kısmında yayımlanan 7 Mayıs 1942 tarihli belgede, İzmir Merkez Amirliği tarafından MİT’in öncülü olan Millî Emniyet Hizmeti (M.E.H./MAH) Başkanlığı’na gönderilen yazışmaya yer verildi. "Almanya’nın İzmir Konsolosluğu’nda çalışan Türk tercümanın yürüttüğü propaganda faaliyetlerine ilişkin olarak İzmir Merkez Amirliği’nden MAH Başkanlığı’na 7 Mayıs 1942’de gönderilen yazı" başlığıyla paylaşılan iki sayfalık belgede, Alman Konsolosluğu’nda görev yapan bir tercümanın propaganda ve istihbarat faaliyetlerinin yakından takip edildiği belirtildi. Belgede söz konusu kişinin "propaganda ve istihbarat sahasında her gün biraz daha artan bir faaliyet gösterdiği" ifade edilerek, son dönemde dini konuları propaganda aracı olarak kullandığı aktarıldı.

Yazışmada tercümanın "Müslümanlık ile Almanlık arasında bir bağ bulunduğunu" ileri sürdüğü ve "Hitlerizmi benimsemenin İslam ruh ve dinine uygun olduğunu" çevresine yaymaya çalıştığı kaydedildi. Tercümanın özellikle Adolf Hitler ile Hazreti Muhammed arasında benzerlik kurmaya çalıştığı da belirtilen belgede şu ifadeler yer aldı: "Hitler ve Hazreti Muhammed üzerinde durarak her ikisinin de yaptıklarının zemin ve zaman farklarına rağmen birbirinin aynı olduğunu söylemekte ve bu söylediklerini Müslümanlığa ait kitaplar üzerinde yaptığı derin tetkiklere istinad ettirdiğini ilâveyi ihmal etmemektedir."

"EN TEHLİKELİ VE FAAL ELEMANLARDAN BİRİ"

Arşiv belgesinde, söz konusu tercümanın bölgedeki Alman istihbaratının "en tehlikeli ve faal elemanlarından biri" olarak değerlendirildiği ifade edildi. Konsoloslukta resmi görevli olmasına rağmen gününün büyük bölümünü kahve, gazino ve benzeri kamusal alanlarda geçirdiği belirtilen şahsın İzmirli olması nedeniyle dikkat çekmeden farklı çevrelere rahatlıkla girebildiği aktarıldı. Belgede ayrıca, faaliyetlerinin önüne geçilebilmesi amacıyla şahsın ihtiyat topçu teğmeni olması nedeniyle yeniden silah altına alınarak tecrit edilmesinin düşünüldüğü ancak yapılan incelemede "310 doğumlu olması nedeniyle askerlikle ilişiğinin kalmadığının" tespit edildiği bilgisine yer verildi.

 

Yorumlara Git

Siyonist bakan Ben-Gvir'in aşağılık şovu elinde patladı: Meloni’den katil rejime muhtıra

Son ankette ilginç sonuçlar: Haydut Trump'a 3'ün 1’i tarifesi!

Yalan siyasetine hukuki şamar: Özgür Özel'e o hadsizliğin faturası ağır oldu! Seviyesiz ithamların cezası kesildi

Siyonist haydutların alçaklığı ifşa oldu! Uluslararası sularda kaçırılan Sumud Filosu aktivistlerine Aşdod Limanı'nda vahşi muamele!

Hürmüz yine karıştı: İran ödeme yapmadan geçmeye çalışan bir tankeri vurdu