Siyaset
CHP zihniyetinin maskesi düştü! Mutlak ikiyüzlülük
Pavyon köşelerinde dağıttıkları rüşvet paralarıyla CHP’yi ele geçiren İmamoğlu-Özel ikilisinin kirli siyasi planları, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’ne takılırken, mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı malum zihniyetin maskesini de düşürdü. Başta Refah ve Fazilet Partileri olmak üzere muhafazakâr çizgide siyaset yapan partilere yönelik buram buram vesayet kokan kapatma kararlarına ‘hukukî” diyenler, mutlak butlana “darbe” diyorlar.
LAYÜSELLERDEN DARBE ÇAĞRISI
Özel yönetimi yargı kararını hiçe sayarken, CHP’nin fonladığı Halk TV’de de iç karışıklık ve darbe iması yapıldı. Canlı yayınına katılan gazeteci İbrahim Kahveci, “Bunlar demokratik yollarla gitmez” diyerek darbe iması yaptı. Bu ve benzeri çağrılar Özel ve yönetiminin niyetini gözler önüne serdi. İsmail Saymaz’ın, “Bu cümle yanlış anlaşılır” sözlerine ise sonradan gazeteci Kahveci, “Doğru anlaşılıyor arkadaş” karşılığını vererek darbe imasını sürdürdü. Garip bir yorum da Erbakan Hoca’nın mirasını yürüten Yeniden Refah Partisi’nden geldi. İstanbul Milletvekili Doğan Bekin, kararı vahim ve sakil olarak değerlendirerek, “Adli mahkemeler tarafından verilen mutlak butlan kararı ne yazık ki bağımsız ve tarafsız olması gereken yargıya olan güveni tartışılır hale getirir. Siyasetin yargı eliyle şekillendirilmeye çalışılması kuvvetler ayrılığı ilkesini de derinden etkileyen bir durum ortaya koymaktadır” diye konuştu.
REFAH’TA KINA YAKMIŞLARDI
Olan biteni gazetemize değerlendiren Erbakan’ın dava arkadaşı Ahmet Feyzi İnceöz ise, şunları söyledi: “Ekrem İmamoğlu ve CHP’li çok sayıda belediye başkanının alenen deliller, itiraflar ve teknik raporlarla ispat edilen yolsuzluklarını inkar eden zihniyet, şimdi ‘yargı darbesi yapılıyor’ diye bağırmaya başladı. Oysa partiyi buralara getiren, ağacı baltanın kendinden olan sapının kesmesi gibi kendi iç hesaplaşmalarıdır. Dahli olmayan iktidarı suçlamaya kalkmaları atıl tutulmasına işarettir. Partimiz kapatılırken, bunu gayet doğal ve hukuk devletinin gereği gibi gösterenler, bir butlan kararı karşısında kıyameti koparıyorlar. Hatırlanacağı üzere Refah Partisi’nin kapatılmasının asıl nedeni başörtüsünü savunmamızdı. O zamanlar insan hak ve hürriyetini savunmayan, güya sözde cumhuriyetçiler, demokratlar tamamen kendi üyeleri ve delegelerinin şikayeti ve ifadeleriyle açılan davada alınmış mutlak butlan kararına darbe diyebiliyorlar. Esas darbecilerin kendileri olduğunu cümle alem biliyor. Menderes’i ve iki bakanını darbe yapıp asanların ve tüm darbelerin ve antidemokratik muhtıraların arkasında bu zihniyet vardı. Bunların darbeciliği tarihsel olarak tescil edilmişken, yüzleri kızarmadan tamamen hukuki olan mutlak butlan kararına darbe diyebiliyorlar. Kaldı ki önceki yönetimin geri dönmesine ilişkin alınmıştır. Özel ve taraftarlarının itirazları, ikiyüzlülüklerini gösterirken, Erbakan Hoca’nın ‘Hasmın şahitliği en kuvvetli delildir’ sözünü bir kez daha doğruluyor.”
TEK KELİMEYLE İLKESİZLİK
Batı Asya Araştırmaları Enstitüsü Başkanı Prof. Dr. Mahmut Yardımcıoğlu da şunları dile getirdi: “Demokrasi ve hukuk ilkeleri kişilere ve partilere göre değişmez. Dün Refah ve Fazilet Partilerinin kapatılmasını ‘hukukun gereği’ diye alkışlayanların bugün CHP kurultayıyla ilgili yargı kararını ‘darbe’ olarak nitelendirmesi, Türkiye’de siyasetin en büyük problemlerinden biri olan ilkesizlik sorununu bir kez daha göstermiştir. Eğer hukuk kararları sadece işimize geldiğinde meşru görülüyorsa, burada hukuk devleti değil siyasi taraftarlık konuşuyor demektir. Türkiye’nin ihtiyacı; partiye göre değişen hukuk anlayışı değil, herkes için aynı ölçünün uygulanmasıdır. Türkiye’de sorun çoğu zaman hukukun varlığı ya da yokluğu değil; herkesin hukuku kendi siyasi pozisyonuna göre yorumlamasıdır.”