Teknoloji
TÜBİTAK destekliyor! Yerli "sensör kapsülü"yle hayvan sağlığı anlık izlenecek
TÜBİTAK tarafından desteklenen ve dört üniversitenin işbirliğiyle hayvancılık teknolojilerinde dışa bağımlılığın azaltılmasına katkı sunmak amacıyla geliştirilen projeyle, sığırların sağlık durumunun anlık takip edilmesini sağlayacak yerli "sensör kapsülü" üretilmesi hedefleniyor.
TÜBİTAK-1005 Ulusal Yeni Fikirler ve Ürünler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenmeye hak kazanan "Sığır Sağlığının İzlenmesine Yönelik Yerli Rumen Sensör Boluslarının Geliştirilmesi" Projesi, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi koordinasyonunda Atatürk Üniversitesi, Erzurum Teknik Üniversitesi (ETÜ) ve Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesinin (EBYÜ) işbirliğiyle hayata geçiriliyor.
Projeyle, halen büyük ölçüde ithal edilen rumen sensör boluslarının (hayvanların midesine yerleştirilen sensör kapsülü) yerli imkanlarla geliştirilerek, Türkiye'de hayvancılıkta dijital dönüşümün hızlandırılması ve sığır sağlığının anlık izlenmesi amaçlanıyor.
EBYÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Agah Oktay Ertay, sığır sağlığının iyileştirilmesine yönelik rumen sensör bolusunun geliştirilmesi projesi çalışmalarının sürdüğünü söyledi.
"TÜRKİYE'DEKİ SIĞIR YETİŞTİRİCİLİĞİNDE SÜT VE ET VERİMİNİN ARTIRILMASINI HEDEFLİYORUZ"
Projenin, dört üniversiteden alanında uzman akademisyenlerin yer aldığı multidisipliner bir çalışma olduğunu belirten Ertay, şöyle konuştu:
"Rumen sensör bolusu, ithal edilerek kullanılan bir ürün. Bu ürünü ülkemizde, yerli ve milli imkanlarla üreterek Türkiye'deki sığır yetiştiriciliğinde süt ve et veriminin artırılmasını hedefliyoruz. Bu sensörü hayvanın midesinde yer alan, 'rumen' dediğimiz bölgesine yerleştiriyoruz. Bunu yerleştirdikten sonra artık hayvanın midesindeki ortam sıcaklığını ve pH değerlerini sürekli verilerle dışarıya almış oluyoruz. Yani hayvanın midesinde o anda gerçekleşen tüm aktiviteleri gözlemlenebilir hale getiriyoruz ve bu yolla bu verileri kendi bilgisayarımıza veya tabletimize alıyoruz. Bunları aldıktan sonra da artık hayvanın 6 ay sonraki süreçte süt verimi nasıl, kızgınlık zamanı geldi mi, et kapasitesini artırabilir miyiz gibi geleceğe yönelik öngörülerimizi artık kuvvetlendirmiş oluyoruz. Bu rumen sensör bolusunu yerleştirdiğimiz zaman, hayvanın doğumu yaklaştı mı, hastalık durumu var mı, hastalanmak üzere mi veya hastalanacak mı gibi sorulara cevap arayabiliyoruz."
Ertay, Türkiye'deki buzağı ölümlerinin yaklaşık yüzde 15 seviyesinde olduğunu, bu oranın rumen sensör bolusunu aktif şekilde kullanan ülkelerde yüzde 2-3 seviyelerinde olduğunu kaydetti.
"BİR ÇİFTÇİMİZ, TABLETİNİ ALACAK BAKACAK, HAYVANIN VERİLERİNİ İNCELEYECEK"
Geliştirilecek ürünün Türkiye'de yaygın şekilde kullanılabilir hale gelmesiyle buzağı ölümlerinin azalacağına işaret eden Ertay, şunları kaydetti:
"Bu rumen sensör bolusunun dışı polimer malzemeden yapılmış bir ürün. Yani biz bunu hayvanın midesine yerleştirdiğimiz zaman herhangi bir şekilde hayvanın midesine zarar vermiyor ve 5 yılın üzerinde olacak şekilde hayvanın midesinde kalabiliyor. Hayvanın midesinde kaldığı zaman artık mideden her türlü bilgiyi dışarıya aktarabiliyoruz. Dolayısıyla bu dışarıya aktardığımız bilgiyi de bir veteriner veya herhangi bir çiftçimiz, tabletini alacak bakacak, hayvanın verilerini inceleyecek. Verileri inceledikten sonra diyecek ki 'Bunun kızgınlık dönemi yaklaşıyor' veya 'Doğumu yaklaşıyor' veya 'Hastalanmak üzere.' Bu verileri tabletten okuyabilecek."
Rumen sensör bolusunun üretiminin ardından 10 hayvanın midesine yerleştirilerek testleri yapacaklarını anlatan Ertay, "18 aylık bir proje, tarımda ve hayvancılıkta dijitalleşmeyi hedeflemekteyiz. Bu projenin başarıyla sonuçlanması halinde sürdürülebilir tarım ve hayvancılığın gelişmesine önemli katkı sunmayı hedefliyoruz. Ayrıca 12. Kalkınma Planı'nda yer aldığı gibi Türkiye'deki sığır sayısının daha yüksek noktalara ulaşması hedefi söz konusu." ifadelerini kullandı.