İSLAM
Kurban bayramı sevinci
Ümmet coğrafyası, Hz. İbrahim’in sadakatini ve Hz. İsmail’in teslimiyetini hatırlatan Kurban Bayramı’na ulaşmanın manevi heyecanını yaşıyor. Medrese Alimleri Birliği Başkanı Dr. Seyda Tayyip Elçi, “Kul, gerektiğinde hem malını hem canını Allah yolunda feda etmeye hazır olmalı. Kurbanın temelinde de işte bu teslimiyet vardır” dedi.
Sebahattin Ayan İstanbul
2 milyarlık İslam âlemi, Gazze’de süren katliamların ve mazlum coğrafyalarda dinmeyen acıların gölgesinde Kurban Bayramı’na mahzun bir gönülle ulaşıyor. Bir yanda savaşların, zulmün ve gözyaşının yükü hissedilirken diğer yanda Hz. İbrahim’in sadakatini ve Hz. İsmail’in teslimiyetini temsil eden kurban ibadeti, müminlere yeniden kulluğun hakikatini hatırlatıyor. Bayram; sadece bir ibadetin yerine getirildiği günler değil, aynı zamanda paylaşmanın, kardeşliğin, dayanışmanın ve Allah’a yakınlaşmanın en derin şekilde hissedildiği müstesna bir zaman dilimi olarak gönüllerde yer buluyor.
PAYLAŞMA BEREKET İKLİMİ
Kurban ibadeti, maddi yönünün ötesinde taşıdığı manevi anlamla İslam’ın merhamet ve paylaşma medeniyetini diri tutuyor. Sofraların bereketle buluştuğu, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği, kırgınlıkların unutulduğu bu mübarek günlerde, toplumun her kesimi aynı manevi iklim altında birleşiyor. Zengin ile yoksul arasındaki mesafeler kapanırken, gönüller arasında kurulan kardeşlik köprüleri ümmet bilincini daha da güçlendiriyor. Bayramın ruhu; sadece et paylaşımında değil, sevginin, vefanın, merhametin ve dayanışmanın çoğalmasında kendini gösteriyor. Kurban Bayramı’na ilişkin gazetemize konuşan Medrese Alimleri Birliği Başkanı Dr. Seyda Tayyip Elçi, şunları anlattı:
MALINI CANINI FEDA EDEBİLMEK
“Ramazan Bayramı, İslam’ın beş şartından biri olan oruç ibadetinin tamamlanmasının ardından yaşanan sevinçtir. Kurban Bayramı ise yine İslam’ın temel ibadetlerinden biri olan hac ibadetinin eda edilmesi vesilesiyle kutlanmaktadır. Özellikle Arafat’ta vakfeye duran ve bu(dün) gece itibarıyla hacı olma şerefine erişecek kardeşlerimizin manevi mutluluğuna bütün ümmet olarak ortak oluyoruz. Kurban ibadetinin temelinde de işte bu teslimiyet vardır. İnsan, malının da canının da Allah’a ait olduğu bilinciyle hareket eder. Gerektiğinde hem malını hem de canını Allah yolunda feda etmeye hazır olduğunu idrak eder. Kurban Bayramı, bu şuurun yılda bir kez yeniden tazelendiği müstesna bir zaman dilimidir. ‘İnna lillah’ hakikatini sadece sözle değil, ibadetle de yeniden idrak ettiğimiz günlerdir.”