AKİT MENÜ

Gündem

‘Özgür Özel ve İmamoğlu’nu yönlendiren bazı güçler var’

Siyasetin ve Ankara’nın nabzını tutan deneyimli analist, SAD Araştırma Başkanı Sadullah Özcan, mutlak butlan kararı sonrası gazetemiz Akit’e konuştu. Özcan, “Özgür Özel’i ve İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu konuşurken, onları yönlendiren asıl güçleri gözden kaçırırsak yaşananları anlamakta zorlanırız” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

CHP’deki kurultay süreci ve “mutlak butlan” kararı etrafında süren tartışmalar, siyaset gündemindeki yerini koruyor. SAD Araştırma Başkanı ve araştırmacı yazar Sadullah Özcan, konuya ilişkin değerlendirmelerinde sürecin yalnızca hukuki değil, aynı zamanda siyasi ve toplumsal boyutları olduğuna dikkat çekiyor. Özcan, mahkeme kararının ardından ortaya çıkan tabloyu farklı yönleriyle ele alırken, partide yaşanan gelişmelerin geniş çaplı etkiler doğurabileceğini savunuyor. Sürecin yalnızca CHP içi bir mesele olmaktan çıktığını ifade eden Özcan, kamuoyunda oluşan algı tartışmalarının da belirleyici olduğuna işaret ediyor. Önümüzdeki dönemde hem yargı süreci hem de siyasi yansımaların daha da belirginleşeceği öngörülüyor.

 

SİYASİ YASAK GELMESİ KAÇINILMAZ!

Sayın Özcan, CHP’nin mutlak butlan kararı sonrası yaşadıklarını nasıl anlamalıyız?

Mutlak butlan kararının ne olduğunu çok iyi anlamamız gerekiyor öncelikle. Aradan geçen üç yıl sonra mahkemenin verdiği mutlak butlan kararı, CHP’nin kurultay olmadan öncesine dönmesi anlamına gelir. Olmuş kurultayda da hukuki açıdan çok ciddi deliller ve gerekçeler olduğu için mahkeme bu kararı vermiştir. Mahkeme böyle bir kararı verdiğine göre bunun birinci derecede sorumluları Özgür Özel ve ekibidir. İkinci derecede sorumluları ise buna neden olan delegeler ve organize edenlerdir. Burada sadece kurultayın iptal edilip yok sayılması değil, bunun devamında gelecek olan cezai müeyyideler mutlak surette gündeme gelecek ve mahkemelere intikal edecektir. Özgür Özel ve yakın ekibindeki isimlere, yolsuzluklar, usulsüzlükler, evrakta sahtecilikler gibi suçlarla ilgili olarak çok ciddi cezai müeyyideler ve siyasi yasak gelmesi kaçınılmazdır.

 

ÖZEL VE EKİBİ MAĞDURİYET ALGISI OLUŞTURMANIN PEŞİNE DÜŞTÜ

Özgür Özel ve ekibine siyasi yasak gelmesi söz konusu olabilir mi diyorsunuz?

Eğer hukuki olarak takip edilmesi gereken yoldan dönülmezse olacak olan odur. Özgür Özel ve ekibi, bunları çok iyi bildiği için önümüzdeki süreçte açılacak davaları itibarsızlaştırma adına mağduriyet algısı oluşturmanın peşine düştüler. Maalesef çok ciddi bir kitleyi de buna inandırmış durumdalar. CHP’nin bugün içine düştüğü durumu gözden geçirecek olursak, hem yolsuzluklarla ilgili iddialar ve davalar hem rüşvet, hem ahlaksızlıklarla alakalı meseleler çok enteresan bir şekilde mutlak butlan kararıyla birlikte ortadan kalktı. Gündemden düştü. Üstüne de bir mağduriyet algısıyla Özgür Özel’i kahramanlaştıran bir kesim de ortaya çıktı. Şu anda siyasette tamamen sanal bir hava yaşıyoruz.

 

YANLIŞ ALGILARLA VATANDAŞIN KAFASI ŞU ANDA ÇOK KARIŞIK

Peki Özgür Özel ve İmamoğlu ekibi algıları nasıl bu kadar kolay etkileyebiliyor?

Bu işte sorun da tam orada. Özgür Özel ve destekçileri mutlak butlan kararını mahkemeye AK Parti’nin verdirdiğini kamuoyuna pompalarken, çok rahat hareket ediyorlar. CHP’nin iç meselesine müdahil olmamak adına AK Parti cenahından oluşturulan bu algıya karşı etkili bir cevap gelmeyince gemi iyice azıya alıyorlar. Hukuki açıdan ve siyasi açıdan ayrı ele alınması gereken kritik bir meseleyle karşı karşıyayız. Ama gördüğüm kadarıyla şu anda televizyonlarda üç-beş tane yorumcunun yetersiz yorumlarıyla mukabele edilmeye çalışılıyor. Ama onlar da çok sığ kalıyor. Sosyal medyadan Özgür Özel taraftarları çok ciddi bir atak içinde bulunuyor. Öyle ki, haram parayla alındığı belirtilerek CHP Genel Merkezi önünde satışa çıkarılan araçların bile Kemal Kılıçdaroğlu tarafından alındığı iddia ediliyor ve kitleler buna inandırılıyor. CHP’de yaşananları hem siyasi, hem hukuki hem de dijital dünyanın gerçekleriyle birlikte analiz etmek lazım. Yoksa tamamen yanlış algılar topluma hakim olacaktır. Vatandaşın kafası şu anda çok ciddi manada karışık.

 

SUÇLULARIN KAMUOYUNDA MAĞDUR OLARAK ALGILANMASI ÇOK BÜYÜK BİR ÇARPIKLIKTIR!

Özgür Özel yönetiminin medyaya ve sosyal medyaya ayda 46 milyon lira aktarmasının etkisinden mi söz ediyoruz?

Ne olursa olsun. Bir mutlak butlan kararı çıkıp da bundan etkilenen asıl suçluların kamuoyunda mağdur olarak algılanması çok büyük bir çarpıklıktır. Bir partinin kurultayının hiç olmamış sayılmasına neden olacak kadar delil var, bu delillerle birlikte ortada suç var. Bu suçu işleyenler kendilerini mağdur gibi göstermek için her yolu deniyorlar ve başarılı da oluyorlar. Sosyal medyaya para dağıttıklarını kimse konuşmasın. Bu kadar yalanın peşinde koşanlar varken ve bunlar bu kadar uğraşırken, somut deliller ve itiraflar ışığında alınmış mutlak butlan kararının toplumda bir kıymeti harbiyesi yoksa bunun sorgulanması lazım. İnönü’ye atfedilen namusluların da mamussuzlar kadar cesur olması gerektiğine yönelik sözdeki gibi suçlu olanlar bu kadar algı oluşturabilirken, onların suçlu olduğunu görenlerin ve bundan muzdarip olanların haklı davalarına suçlular kadar sahip çıkmamaları garipsenecek bir durum.

 

ÖZEL VE EKİBİNİ YÖNLENDİREN HANGİ GÜÇ?

Özel ve ekibini yönlendiren birileri mi var?

Ankara’yı iyi bilen ve 2023 seçimlerini yakından takip etmiş bir araştırmacı olarak 2023 seçim akşamı Ekrem İmamoğlu’nun yanına Mansur Yavaş’ı da alarak yapmış olduğu algı çalışmasını hatırlatmak isterim. Ayrıca bazı deneyimli kalemler ve kanaat önderleri, Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in figüran olduğu, arkalarında bazı güçlerin çok ciddi bir organizasyon içinde olduğunu ifade ediyorlar. Ben de onlara katılıyorum. Özgür Özel’i ve Ekrem İmamoğlu’nu konuşurken, onları yönlendiren asıl güçleri gözden kaçırırsak yaşananları anlamakta zorlanırız.

 

ŞAİBEYE KARIŞMIŞ DELEGELERLE CHP’NİN KURULTAYA GİTME ŞANSI YOK

Özel tarafının 40 gün içinde kurultay istemesinin amacı, 38’inci kurultayda oy veren delegelere yeniden kendilerini seçtirmek değil mi?

40 gün içinde kurultaya gidilemeyeceğini çok net biliyor Özgür Özel ve ekibi. Çünkü şaibeye karışmış delegelerle CHP’nin kurultaya gitme şansı yok. Mutlak surette mahallelerden başlayarak, ilçe, il ve büyük kurultay delegelerinin tamamen yenilenmesi gerekir. Aksi takdirde mutlak butlan kararının hiçbir hükmü kalmaz. Mevcut delegeler fesata uğramıştır çünkü. Bu nedenle kısa vadede tüm mahalle, belde, ilçe, il kurultayları yapılmadan yeni seçimli bir kurultay yapılmasının imkânı yoktur. Ama Özgür Özel ve arkadaşları CHP’yi terk ederlerse bir daha geri dönüş imkânı bulamayacaklarını çok iyi biliyorlar. Ayrıca CHP’yi terk ettikleri takdirde suçlarını da kabul etmiş sayılacakları için delege seçimlerine tekrar nüfuz ederek büyük kurultayı kazanıp tekrar parti yönetimini ele geçirmeleri yönünde bir akıl verilmiş gibi görünüyor bu ekibe.

 

YARGI SÜRECİ GEREKTİĞİ ŞEKİLDE DEVAM EDERSE ÖZEL’İN PEŞİNDEN KİMSE GİTMEZ

CHP önümüzdeki süreçte iki ayrı gruba mı ayrılacak?

Önümüzdeki günlerde mutlak butlana neden olan olaylar ve kişiler için çok ciddi bir yargılama süreci başlayacaktır. Bu böyle olmazsa, mutlak butlan kararı boşa çıkmış olur. Eğer hukuki süreç olması gerektiği şekilde sürerse, Özgür Özel liderliğinde herhangi bir oluşum ya da partinin ortaya çıkma şansı olamaz. Böyle bir şeyin ortaya çıkmaması lazım. Aksi takdirde mağduru oynamaya ve “bize siyaset yaptırmıyorlar” algısına sarılmaya devam ederler. Mutlak butlan kararı verildikten sonra cezai müeyyidelerinin ardından gelmesi kaçınılmaz. Bu nedenle önümüzdeki günlerde Özgür Özel ve ekibine ceza davaları mutlaka gelecektir hızlı bir şekilde. Bugünkü durumda CHP kendi bünyesinde böyle bir hazımsızlık yaşıyor. Mahkemenin verdiği kararı kabul etmemek gibi ama yarın yine CHP çatısı altındayken Özgür Özel ve arkadaşlarına yönelik yargı süreci olması gerektiği şekilde devam ederse, Özel’in peşinden kimse gitmez. CHP’nin bölünüp bölünmemesi konusu ise uzun vadeli bir konu.

 

KEMAL KILIÇDAROĞLU’NUN GENEL MERKEZDE ETKİNLİĞİ HENÜZ OLUŞMADI

CHP seçimlere nasıl hazırlanacak?

Bu CHP’nin sorunu. Ancak görünen bir şey var ki, Özgür Özel ve ekibi teşkilatlarda hala etkin görünüyor. Kemal Kılıçdaroğlu’nun mutlak butlan kararı sonrasında parti genel merkezinde ve teşkilatlarda etkinliği henüz oluşmadı. Siyaset çok ciddi manada bir kararsızlık ve belirsizlik içerisinde. Bu işlerin nasıl sonuçlanacağı bilinmiyor. Bu nedenle özellikle CHP özelinde öngörüde bulunmak için çok erken. Bu nedenle gelişmeleri bir siyasi açıdan, bir de hukuki açıdan değerlendirmek lazım.

 

ÖZEL CENAHI YARGIYI SİYASALLAŞTIRMAYI ÇOK İYİ BAŞARIYOR

Özel cenahı kararı siyasi zemine çekmeyi nasıl başardı?

Özgür Özel ve taraftarları meseleyi hukuki zeminden siyasi algı zeminine taşımayı başarmış görünüyorlar. Hukuki zeminin mutlak surette taban bulması gerekiyor. Ama bunu yaparken toplumsal kargaşaya neden olmamak gerekiyor. AK Parti’nin kendisini CHP’nin iç meselesinden uzak tutarak, Özel cenahının algı oyunlarını boşa çıkarması gerekiyor. Aksi takdirde iki yıldır Ekrem İmamoğlu’nun yolsuzluklarına ilişkin açılan, diğer bazı CHP’li belediyelerdeki yolsuzlukları ve ahlaksızlıkları da içine alan yargı süreci de tamamen boşa çıkar. Onca deliller, onca itiraflar, onca belgeler havada kalır. Özgür Özel cenahı yargıyı siyasallaştırmayı çok iyi başarıyor. Zaten bu yetenekleri olmasa 38’inci kurultayı malum delege oyunlarıyla Kılıçdaroğlu karşısında lehlerine çeviremezlerdi.

Yorumlara Git

Ancak bu cezalar sizi adam eder... Trafik canavarına 225 bin lira para cezası

ABD'den İran'a karşı benzeri görülmemiş geri adım!

Kılıçdaroğlu'nun konuşmasının perde arkası: Yeni ifşalar gelebilir

Ali Karahasanoğlu: Kılıçdaroğlu gerçeği gördü, "hain" ilan edildi

43 ilin geçiş noktasında kilometrelerce kuyruk!