Ekonomi
GİSİAD'dan 1. Olağan Genel Kurul öncesi ‘güçlü vizyon’ mesajı: Yeni Nesil STK modelini inşa ediyoruz
GİSİAD'ın 1. Olağan Genel Kurulu öncesinde düzenlenen buluşmada konuşan Remzi Dursunkaya, girişimcilik, ortak akıl ve toplumsal fayda odaklı yeni nesil bir sivil toplum modeli inşa ettiklerini belirterek, Türkiye'nin farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturmayı hedeflediklerini söyledi.
Girişimci İş ve Fikir İnsanları Derneği'nin (GİSİAD) 1. Olağan Genel Kurulu öncesinde düzenlenen tanıtım ve istişare toplantısı, iş dünyası, medya ve sivil toplum temsilcilerini bir araya getirdi. GİSİAD öncüsü Remzi Dursunkaya'nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen programa, Yeni Akit Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Murat Alan'ın yanı sıra çok sayıda davetli katıldı. Toplantıda GİSİAD'ın vizyonu, teşkilatlanma çalışmaları ve 6 Haziran'da gerçekleştirilecek 1. Olağan Genel Kurul süreci ele alındı.
Programda konuşan GİSİAD öncüsü Remzi Dursunkaya, derneğin yalnızca iş insanlarını bir araya getiren klasik bir sivil toplum kuruluşu olmadığını belirterek, girişimcilik fikrini destekleyen, gençlere kapı açan ve ortak akıl kültürünü güçlendiren yeni nesil bir yapı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Türkiye'nin farklı kesimlerini aynı çatı altında buluşturmayı amaçladıklarını vurgulayan Dursunkaya, iş dünyası, akademi, sanat, medya ve teknoloji alanlarından isimleri ortak projelerde bir araya getireceklerini ifade etti. Dursunkaya ayrıca, 6 Haziran'da gerçekleştirilecek 1. Olağan Genel Kurul'un GİSİAD'ın gelecek vizyonunun ilanı niteliğinde olacağını kaydetti.
Dursunkaya’nın açıklamaları şöyle:
Hepinizi Girişimci İş ve Fikir İnsanları Derneği GİSİAD adına sevgiyle, saygıyla ve muhabbetle selamlıyorum.
Müsaadenizle önce çok kısa kendimden bahsedeyim.
Ben Remzi Dursunkaya.
İş hayatının içinden gelen, sahada büyüyen, üretimin, emeğin, ticaretin ve girişimciliğin dönüştürücü gücüne inanan bir kardeşinizim.
İş hayatımda farklı alanlarda faaliyet gösterirken hep aynı ilkeye bağlı kaldım:
Kazandığın toprağa, büyüdüğün millete, içinde yaşadığın ülkeye sırt dönemezsin.
Kurmuş olduğum şirketlerde edindiğim en önemli tecrübe; sermayeden, yatırımlardan ve ticari başarılardan önce insana yatırım yapmanın gerçek değer olduğudur. Bugün öncülüğünü yürüttüğüm GİSİAD ailesinde bu anlayışın ne kadar doğru ve sağlam bir zemine dayandığını bir kez daha görmekteyim. Çünkü bizler; insan odaklı çalışmayı, ahlakı, erdemi, adaleti ve eşit insan haklarını merkeze alan bir anlayışın, güçlü toplumların ve sürdürülebilir başarının temelini oluşturduğuna inanıyoruz.
İş hayatım boyunca üretimin, istihdamın, büyümenin ve güçlü kalabilmenin zorlu ancak kıymetli tecrübelerini yaşadım. Bu süreçte gördüm ki; başarı yalnızca ekonomik büyüklükle değil, insan yetiştirmekle, güven inşa etmekle ve ortak değerler etrafında güçlü yapılar kurmakla mümkündür. İşte bu anlayışla biriktirdiğimiz insan kaynağı, dostluklar, iş dünyası tecrübeleri ve kurumsal birikim; bugün GİSİAD çatısı altında ülkemize, iş dünyamıza ve toplumsal faydaya dönüşen güçlü bir vizyonun parçası haline gelmiştir.
Bugün burada yalnızca bir genel kurul öncesi buluşma yapmıyoruz. Türkiye’de sivil toplum anlayışına yeni bir soluk getirme iddiasını, girişimcilik fikrini ve ortak akıl kültürünü konuşuyoruz.
GİSİAD, klasik anlamda yalnızca bir iş insanları derneği değildir. Fikri olanı destekleyen, üreteni cesaretlendiren, gelişimi ve dönüşümü birlikte mümkün kılan yeni nesil bir sivil toplum hareketidir.
Biz bu yapıyı kurarken şu sorudan yola çıktık: Türkiye’nin bugün nasıl bir sivil toplum anlayışına ihtiyacı var? Sadece toplantı yapan, fotoğraf veren, temenniler dile getiren yapılara mı; yoksa proje üreten, gençlere kapı açan, kadın girişimcileri destekleyen, akademiyle iş dünyasını, sanatla ekonomiyi, teknolojiyle toplumsal faydayı buluşturan yapılara mı?
Biz ikinci yolu seçtik.
Çünkü dünya değişiyor. Ekonominin dili, üretimin biçimi, gençlerin beklentileri ve teknolojinin gücü değişiyor. Bugünün dünyasında sermaye tek başına yeterli değildir. Fikir yoksa sermaye yönünü bulamaz; bilgi yoksa üretim derinlik kazanamaz; kültür yoksa başarı kök salamaz; teknoloji yoksa rekabet gücü zayıflar.
İşte GİSİAD bu bütüncül bakışın ürünüdür.
Bugün çatımız altında iş insanları, akademisyenler, sanatçılar, gazeteciler, eğitimciler, teknoloji insanları, girişimciler, yatırımcılar ve farklı sektörlerden üretici isimler bir araya geliyor.
Bu bizim için sadece çeşitlilik değildir. Bu, Türkiye’nin kendisidir. Çünkü Türkiye; fikri olan gençtir, üreten iş insanıdır, bilgi üreten akademisyendir, topluma dokunan sanatçıdır, teknoloji geliştiren girişimcidir, kadın emeğidir, Anadolu’nun üretim gücüdür.
Biz GİSİAD’da bu büyük mozaiği aynı masa etrafında buluşturmak istiyoruz.
GİSİAD’ı diğer yapılardan ayıran temel fark da budur. Biz aynı sektörden insanların birbirini tanıdığı kapalı bir çevre değil; farklı dünyaların birbirini tamamladığı açık bir ekosistem kuruyoruz.
Bugün derneğimiz kısa sürede önemli bir teşkilatlanma ivmesi yakalamıştır. Türkiye’nin farklı şehirlerinde şubelerimiz oluşmakta, yurt dışı temsilciliklerimizle küresel bağlantılarımız güçlenmekte, her geçen gün büyüyen üye yapımızla GİSİAD ailesi genişlemektedir.
Ancak bizim için asıl mesele kalabalık olmak değil, etkili olmaktır. Tabelası büyük ama etkisi sınırlı yapılardan biri olmak istemiyoruz. Fikri olan, projesi olan, gençlere umut veren, üretim kapasitesini artıran ve Türkiye’nin yeni yüzyılına söz söyleyen bir yapı olmak istiyoruz.
Bu nedenle GİSİAD’ın merkezinde komisyonlarımız var.
Komisyonlarımız bizim vitrinimiz değil; çalışma motorlarımızdır. Fikirlerin projeye dönüştüğü, ortak aklın somut sonuçlara kavuştuğu esas zemin komisyonlarımızdır.
Basın, Yayın ve Medya Komisyonumuz; doğru bilginin, güçlü anlatının ve kurumsal görünürlüğün önemini merkeze alıyor.
Teknoloji ve İnovasyon Komisyonumuz; dijital dönüşümün, yapay zekânın, yeni nesil üretim modellerinin ve küresel rekabetin takipçisi olacak.
Ekonomi ve Finans Komisyonumuz; üretim, yatırım, finansal okuryazarlık, sürdürülebilir büyüme ve iş birlikleri başlıklarında çalışmalar yürütecek.
Eğitim Komisyonumuz; gençlerimizin bilgiyle, donanımla, vizyonla ve özgüvenle geleceğe hazırlanması için çalışacak.
Kültür ve Sanat Komisyonumuz; sanat dünyasını iş dünyasıyla, kültürü girişimcilikle, yaratıcı üretimi toplumsal faydayla buluşturacak.
Kadın Girişimcileri Teşvik ve Destekleme Komisyonumuz; kadınların üretim, yatırım, girişimcilik ve yönetim süreçlerinde daha güçlü temsil edilmesini hedefleyecek.
Sosyal Etki ve Toplumsal Katkı Komisyonumuz; yalnızca kazanan değil, kazandığını toplumla paylaşan bir anlayışı büyütecek.
İş Geliştirme Komisyonumuz; üyelerimiz arasında kalıcı iş birlikleri kurulmasını, yeni pazarların keşfedilmesini ve ticari bağların güçlendirilmesini sağlayacak.
Dış Politika ve Savunma Sanayii Komisyonumuz ise Türkiye’nin küresel iddiasını, stratejik sektörlerdeki yürüyüşünü ve savunma sanayiindeki yükselişini yakından takip edecek.
Görüldüğü gibi GİSİAD’ın komisyon yapısı sıradan bir görev dağılımı değildir. Bu komisyonlar, Türkiye’nin ihtiyaç haritasına göre şekillenmiş çalışma alanlarıdır. Her biri ayrı bir değer üretme merkezidir.
Biz inanıyoruz ki bir dernek yalnızca üyelerinin kartvizitlerinden oluşmaz. Bir dernek; fikrinden, emeğinden, projesinden, ahlakından, vizyonundan ve topluma bıraktığı izden oluşur.
GİSİAD’ın hedefi de budur: Daha fazla ortak akıl, daha fazla üretim, daha fazla girişimcilik, daha fazla teknoloji, daha fazla kültür ve sanat, daha fazla kadın emeği, daha fazla genç vizyonu ve daha fazla toplumsal fayda.
6 Haziran’da gerçekleştireceğimiz 1. Olağan Genel Kurulumuz bu nedenle bizim için önemli bir dönüm noktasıdır. Bu genel kurul yalnızca bir seçim ya da kurumsal prosedür değildir. GİSİAD’ın Türkiye’ye söyleyeceği sözün ilanıdır.
Biz 6 Haziran’da şunu ilan edeceğiz: Türkiye’de daha kapsayıcı, daha üretken, daha disiplinler arası, daha proje odaklı ve daha etkili bir STK modeli mümkündür.
Bugün huzurlarınızda bir kez daha ifade etmek isterim: GİSİAD’ın kapısı bu ülkeye değer katmak isteyen herkese açıktır.
Biz ayrıştıran değil, birleştiren bir anlayışla hareket ediyoruz. Farklılıkları sorun değil, zenginlik olarak görüyoruz. Rekabeti düşmanlık değil, gelişimin motoru kabul ediyoruz.
Çünkü inanıyoruz ki ortak akıl varsa çözüm vardır. Birlik varsa üretim vardır. Vizyon varsa gelecek vardır.
Bu nedenle mottolarımızdan biri şudur:
Birlikten güç, güçten vizyon doğar.
Bugün burada bulunan siz değerli basın mensuplarının da bu sürecin önemli bir parçası olduğuna inanıyoruz. Çünkü sivil toplumun topluma ulaşması, doğru anlatılması ve görünür hale gelmesi güçlü bir medya ilişkisiyle mümkündür.
6 Haziran’daki 1. Olağan Genel Kurulumuzda sizleri aramızda görmekten büyük memnuniyet duyacağız.
Geliniz, Türkiye’nin girişimcilik fikrini, sanatını, akademisini, üretim gücünü ve toplumsal mozaiğini aynı çatı altında buluşturan bu yeni nesil sivil toplum hareketinin hikâyesine birlikte tanıklık edelim.
GİSİAD’ın kuruluşundan bugüne emek veren tüm yol arkadaşlarıma, şube başkanlarımıza, komisyon başkanlarımıza, üyelerimize, danışma kurullarımıza ve bugün burada bulunan siz değerli basın mensuplarına gönülden teşekkür ediyorum.
İnanıyorum ki GİSİAD; kısa zamanda yalnızca adıyla değil, projeleriyle, katkılarıyla, ortaya koyduğu fikirlerle ve topluma bıraktığı izlerle konuşulan bir yapı olacaktır.
Bizim hedefimiz büyük.
Ama inancımız da büyük.
Çünkü biz Türkiye’ye inanıyoruz.
Türkiye’nin girişimcisine, gencine, kadınına, sanatçısına, akademisyenine, iş insanına, üreticisine ve emek veren herkese inanıyoruz.
Bu inançla yolumuza devam ediyoruz.
Hepinizi saygıyla, sevgiyle ve muhabbetle selamlıyorum.
Sağ olun, var olun.