Gündem
Akit Medya Grubu’nun ısrarlı yayınları sonuç verdi: Nafaka zulmüne AYM ‘dur’ dedi
Akit gazetesinin uzun yıllardır gündemde tuttuğu, aileleri uçuruma, aile fertlerini cinnete sürükleyen ve istismarcıların geçim kaynağına dönüşen müebbet nafaka uygulamasına Anayasa Mahkemesi son verdi. 9 ay sonra yürürlüğe girecek olan karar, binlerce mağduru sevindirdi.
“BUGÜN, AİLE KURUMUNUN KUTSİYETİNE İNANAN HER VİCDANIN BAYRAMIDIR”
Yıllardır süresiz nafakaya karşı mücadele veren isimlerin başında gelen Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan AYM’nin iptal kararına ilişkin Akit’e yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “Türkiye Aile Hareketi olarak yıllardır toplum vicdanında derin yaralar açan süresiz nafaka uygulamasına ilişkin AYM’nin vermiş olduğu iptal kararını memnuniyetle karşılıyoruz. Bugün, sadece binlerce mağdurun değil, aynı zamanda aile kurumunun kutsiyetine inanan her vicdanın bayramıdır. Yıllardır süresiz nafaka ‘illeti’ altında ezilen, kendi hayatını kurmaktan alıkonulan, ömrü mahkeme koridorlarında ve ağır bir yükün altında geçen kardeşlerimizin feryadı nihayet karşılık buldu. Anayasa Mahkemesi’nin bu kararı, sadece hukuki bir düzenleme değil, aynı zamanda ailelerimizin üzerine çöken kara bulutların dağılmasıdır. Boşanma sonrasında tarafların hayatlarını yeniden kurabilmeleri, adalet duygusunun korunması ve aile hukukunda hakkaniyetin sağlanması adına bu kararın tarihi bir dönüm noktası olduğuna inanıyoruz. Elbette gerçek mağduriyet yaşayan kadınların ve çocukların korunması devletimizin temel sorumluluğudur. Ancak birkaç yıl süren evliliklerin ardından ömür boyu nafaka yükümlülüğünün devam etmesi, yıllardır binlerce vatandaşın adalet beklentisini artırmış ve ciddi mağduriyetlere neden olmuştur. Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte artık daha adil, dengeli ve hakkaniyetli bir nafaka sisteminin oluşturulmasının önü açılmıştır. Önümüzdeki süreçte yapılacak yasal düzenlemelerin hem kadınların hem çocukların hem de nafaka yükümlüsü vatandaşların haklarını gözeten bir anlayışla hazırlanmasını temenni ediyoruz. Bu süreçte yıllardır süresiz nafaka mağduriyetlerini gündemde tutan, mağdurların sesini kamuoyuna duyuran ve toplumsal farkındalığı artıran Akit Medya Grubu’na da ayrıca teşekkür etmek istiyorum. Birçok kişinin görmezden geldiği bir sorunu kararlılıkla takip ederek, kamuoyunun dikkatine sunmaları, demokratik toplumlarda basının üstlenmesi gereken önemli görevlerden biridir. Bugün alınan karar sadece hukuki bir gelişme değil, aynı zamanda yıllardır sesini duyurmaya çalışan binlerce vatandaşın umutlarının yeniden yeşermesidir. Türkiye Aile Hareketi olarak aile kurumunu güçlendiren, adaleti önceleyen ve toplumsal barışı destekleyen her türlü reformun takipçisi olmaya devam edeceğiz. Bugün, mağdur kardeşlerimin gözlerindeki o umut ışığını görebilmek, çektiğimiz tüm çilelerin karşılığını almış kadar bizi mutlu ediyor. Ailelerimize, ülkemize ve hukuk sistemimize hayırlı olsun.”
“SÜRESİZ NAFAKA TAMAMEN SON BULANA KADAR MÜCADELEMİZE DEVAM EDECEĞİZ”
Türkiye Aile Hareketi Başkan Yardımcısı Serkan Gürsoy da; “Adalet Bakanımız Sayın Akın Gürlek’in ifade ettiği gibi, insanın kendi hayatını yeniden kurabilme hakkı elinden alınamazdı. AYM’nin kararı bu açıdan çok önemli bir kazanımdır. 12. Yargı Paketi ile gelmesi beklenen süre sınırlandırması, evlilik süresiyle orantılı bir modelleme; aklın, mantığın ve adaletin gereğidir. Artık insanlarımızın boşanmanın ardından ‘tutsak’ hayatı yaşaması değil, yeni bir başlangıç yapabilmesi için önü açılıyor. Türkiye Aile Hareketi olarak, bu zaferin sadece ilk adım olduğunu biliyoruz. Yıllarca süren bu ‘zulüm’ sürecinin ardından, adaletin tam manasıyla tecelli etmesi için, süresiz nafakanın tamamen son bulacağı ve aile hukuku sistemimizin vicdanlı bir yapıya kavuşacağı o son güne kadar, aynı kararlılıkla mücadelemize devam edeceğiz” görüşünü kaydetti.
“SÜRESİZ NAFAKA GARABETİ ÇÖPE ATILDI: SIRA GAZİ MECLİS’TE”
Avukat Emre Tekmen de konuya ilişkin Akit’e yaptığı açıklamada; “Yıllardır adliye koridorlarında şahit olduğumuz, ‘Aile kurumunun temeline konmuş bir dinamit’ diyerek her fırsatta dile getirdiğimiz süresiz nafaka zulmü, nihayet Anayasa Mahkemesi’nden (AYM) döndü! Yeni Akit’in de yıllardır cesurca manşetlerinden düşürmediği ve kamuoyunun vicdanını kanatan bu feryat en sonunda yargıda yankı buldu. Antalya 12. Aile Mahkemesi’nin yürekli ve isabetli başvurusu üzerine toplanan AYM Genel Kurulu, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 175. maddesinde yer alan o ucube ‘süresiz olarak’ ibaresini oy çokluğuyla iptal etti. Hukuki bir perspektiften bakıldığında bu karar, sadece kanun metnindeki bir noksanın giderilmesi değildir. Bu karar; üç ay evli kalıp bir ömür boyu eski eşinin sırtından geçinen, nafaka yükümlüsünü adeta bir köle gibi sömüren iflas etmiş bir sistemin çöküşüdür. Batı dayatması yasalarla aile yapımızı parçalamaya çalışan zihniyete indirilmiş hukuki bir tokat, adaletin gecikmiş de olsa tecellisidir!
Bu İptal Hukuken Ne Anlama Geliyor? “AYM’nin bu tarihi iptaliyle, nafakanın sınırlandırılmaksızın ve mutlak surette ‘ömür boyu’ dayatılmasının anayasaya, ölçülülük ilkesine ve insan vicdanına aykırı olduğu tescillenmiştir. Yüksek Mahkeme, iptal kararının yürürlüğe girmesi için 9 aylık bir süre öngörmüştür. Bunun hukuken manası şudur: Top artık yasama organında, yani Gazi Meclis’in sahasındadır! TBMM, bu 9 aylık süreçte milletin değerlerine, aile yapımıza ve adalet duygusuna yaraşır yeni bir düzenleme yapmak zorundadır. Evlilik süresi, müşterek çocuk durumu ve kusur oranları dikkate alınarak nafakaya adil bir üst sınır getirilmesi artık anayasal bir mecburiyettir. Malum güruhların ‘kazanılmış haklarımız elimizden alınıyor’ yaygaralarına boyun eğilmeden, hukuku felç eden bu deli gömleği tamamen yırtıp atılmalıdır. AYM’nin iptal kararı Resmi Gazete’de yayınlandığı andan itibaren, görülmekte olan nafaka davalarında Aile Mahkemeleri artık bu anayasaya aykırılığı göz ardı edemez. Bu 9 aylık bekleme süresinde, mahkemelerin hakkaniyet gereği yeni yasayı bekletici mesele yapması veya nafakayı makul bir süreyle sınırlandırması hukukun ruhuna en uygun adım olacaktır. Mevcut durumda her ay bu haksız haracı ödemeye mahkum edilen nafaka kurbanları için de yeni çıkacak yasaya mutlaka ‘geçici bir madde’ eklenmelidir. Yeni kanunla birlikte, yıllardır kan ağlayan mağdurlara ‘uyarlama davaları’ açarak bu boyunduruktan hukuken kurtulma yolu sonuna kadar açılmalıdır. Aile yapımızı ifsat etmeye yönelik bir hukuk garabeti daha yargıdan dönmüş, duyarlı kamuoyunun şerefli hak arayışı meyvesini vermiştir. Şimdi kanun koyucuya düşen görev, 9 ay beklemeksizin derhal harekete geçmek ve insanları yürüyen bir cüzdan olarak gören bu haksızlığın kökünü tamamen kazıyacak o yasayı ihdas etmektir. Bir hukuk adamı olarak beklentimiz; darısının aileyi hedef alan diğer ifsat projelerinin başına olmasıdır” değerlendirmesini yaptı.