Gündem
Bakan Çiftçi ‘Kudüs Valisi olmak niyazımdır’ demişti! Siyonistlerden önce Levent Gültekin karşı çıktı!
Tam da tahmin ettiğiniz gibi… İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin “Kudüs Valisi olmak niyazımdır” temennisine Siyonistlerden önce tarihten ve milletten kopuk içimizdeki eziklerden ses çıktı. Bu hayalin bir maliyeti olduğunu söyleyen Gültekin, Bakan Çiftçi’yi “Mustafa Bey’in bu Kudüs valiliği hayali, ortaokul yıllarında benim de yaşadığım İslamcı bir çocuğun rüyasıdır. ‘Osmanlı’yı kuracağız, Orta Doğu’yu ele geçireceğiz, Kudüs bizim olacak…’ Bunlar hiç büyümüyorlar. Esenyurt’un sokakları mafyaya teslim olmuş deniyor. Sen önce orayı temizlesene” sözleriyle eleştirerek tarihinden ve içinde yaşadığı toplumdan ne kadar uzakta kaldığını gözler önüne serdi.
Levent Gültekin, ‘Hayalim bir gün Kudüs Valisi olmak’ diyen İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’yi eleştirdi: “Beyefendi hamaset yapıyor. Ortaokul çocuğu düzeyinde bir İslamcılık anlayışıyla devam ediyor. Bizim İslamcılar hiç büyümüyorlar. Mustafa Bey’in bu Kudüs valiliği hayali, ortaokul yıllarında benim de yaşadığım İslamcı bir çocuğun rüyasıdır. ‘Osmanlı’yı kuracağız, Orta Doğu’yu ele geçireceğiz, Kudüs bizim olacak…’ Bunlar hiç büyümüyorlar. Dünyanın gerçekliğiyle hiç olgunlaşmıyorlar. Ya sen İçişleri Bakanısın be kardeşim. Sana mı düşüyor böyle hayaller kurmak? Derdin ne? Sen önce kendi ülkene sahip çıksana. Sen önce Diyarbakır’daki, Hakkari’deki, Tokat’taki, Erzurum’daki çocuğun karnını doyursana. Milyonlarca çocuk çetelere yöneliyor. Her biri bir çete üyesine dönüşme riski taşıyor. Sen önce İçişleri Bakanı olarak bunu engellesene. Esenyurt’un sokakları mafyaya teslim olmuş deniyor. Sen önce orayı temizlesene. Senin işin ülke değil mi? Ne Osmanlı hayali kuruyorsun? Osmanlı da son döneminde aynen sizin gibi büyük hayaller kuruyordu. Sonunda dağıldı ve ortaya Türkiye çıktı. Var olan Türkiye’yi koruyamıyorsunuz. Bakın, Cumhurbaşkanı dışarıdaki insanları ülkeye çağırmak zorunda kalıyor.”
BENİM MUSTAFA BEY’E SÖYLEYECEĞİM ŞU…
“Anketlerde insanların büyük bir bölümü fırsatını bulursa bu ülkeyi terk etmek istediğini söylüyor. Sen ise Kudüs’e vali olma hayali kuruyorsun. Bu ülkeyi gerçekten seviyorsan, önce insanların neden gitmek istediğini sorgularsın. Bu ülkede nüfus artışı sıfırlara yaklaşmış. 20 yıl sonra yaşlı bir ülkeye dönüşeceğiz. Bunun nedenlerini araştırırsın. ‘İnsanlar neden çocuk yapmaktan vazgeçti? Biz nasıl bir ülke yönetiyoruz?’ diye sorarsın. Ama onun yerine çıkıp hamaset yaparak Kudüs valiliği hayali kuruyorsun. Niye? Çünkü siyaset artık hamasetle yürüyor. Atatürk hamaseti, din hamaseti, Osmanlıcılık hamaseti, Kürtçülük hamaseti, devlet hamaseti, milliyetçilik hamaseti… Bunlarla yürüyor. Burası bir Ortadoğu ülkesi; böyle bir siyasal kültür oluşmuş durumda. Benim Mustafa Bey’e söyleyeceğim şu: Artık İçişleri Bakanı olmuş bir kişinin ilkokul ya da ortaokul çağı İslamcılığından çıkıp olgunluk evresine geçmesi gerekir.
BUNUN BİR MALİYETİ VARDIR
“Bu, bütün düşüncelerinden vazgeçmesi anlamına gelmez. Ama düşüncenin olgunlaşması, ayaklarının yere basması gerekir. Benim gördüğüm kadarıyla Mustafa Bey’de bu aşamalar henüz oluşmamış. Hala ortaokul düzeyinde bir İslamcılık anlayışı görüyorum. Bunu kendi iç dünyasında yaşayabilir. Ama bir İçişleri Bakanı olarak çıkıp bunu siyasi bir hayal gibi pazarlayamaz. Çünkü bunun bir maliyeti vardır. Bunun bir etkisi vardır ve bunun bir çiğliği vardır.”