AKİT MENÜ

Otomotiv

Türkiye’ye verilen söz neden Macaristan’da tutuluyor? 60 bin araç satıldı, bir çivi bile çakılmadı! BYD’nin 1 milyar dolarlık sözü nerede?

Temmuz 2024’te 1 milyar dolarlık yatırım ve Türkiye’yi Avrupa üretim üssü yapma vaadiyle duyurulan Çinli marka BYD’nin Manisa projesinde henüz somut bir adım atılmaması dikkat çekerken, aynı markanın Türkiye’de 60 bine yakın araç satmasına rağmen üretim tarafında belirsizliğin sürmesi tartışmaları büyütüyor. Yatırımın Macaristan’a kaydığı yönündeki gelişmeler soru işaretlerini artırırken, gözler devletin olası yaptırımları, teşviklerin geri alınması ve teminat mekanizmalarının nasıl işletileceğine çevrildi.

Onur Yılmaz
Güncelleme Tarihi:

ONUR YILMAZ

Otomotiv sektöründe bazı haberler vardır; birkaç gün konuşulur ve unutulur. Bazıları ise yalnızca ekonomi sayfalarını değil, doğrudan tüketicinin güvenini, devletin yatırım politikalarını ve ülkenin sanayi geleceğini ilgilendirir. BYD’nin Türkiye yatırımı etrafında yaşanan son gelişmeler tam da böyle bir konu.

Temmuz 2024’te büyük bir törenle duyurulan Manisa yatırımı, Türkiye otomotiv tarihinin en önemli yabancı yatırımlarından biri olarak sunulmuştu. Çinli otomotiv devi BYD’nin yaklaşık 1 milyar dolarlık yatırım yapacağı, yıllık 150 bin araç üretim kapasitesine sahip bir tesis kuracağı, 5 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayacağı ve Türkiye’yi Avrupa’ya açılan üretim üssü haline getireceği açıklanmıştı.

O günlerde sektörün heyecanlanması son derece doğaldı. Çünkü mesele yalnızca bir fabrikanın kurulması değildi. Türkiye’nin elektrikli otomobil çağında üretim merkezi olma iddiasıydı. Birçok kişi bu yatırımı, Türkiye’nin küresel otomotiv rekabetinde yeni bir döneme girişinin işareti olarak yorumladı.

Bugün ise tablo oldukça farklı.

Tartışmayı başlatan kulisler ya da söylentiler değil, doğrudan şirketin en üst düzey yöneticilerinden gelen açıklamalar oldu. BYD Başkan Yardımcısı Stella Li’nin sözleri, Manisa yatırımı konusunda bugüne kadar oluşan iyimser havayı ciddi şekilde sarstı.

Li, yaptığı açıklamada, “Şu anda birinci öncelik Macaristan. İkinci önceliğimiz ise Avrupa’da üretim yapabilmek için uygun bir yer bulmak olacak. Türkiye’deki fabrikanın inşaatı henüz başlamadı ve proje askıya alındı. Türkiye’de üretime geçmek için belirli bir takvimimiz yok” dedi.

Aslında bu açıklamanın en dikkat çekici kısmı “takvimimiz yok” ifadesi değil, “birinci öncelik Macaristan” cümlesi.

Çünkü geçen yıl Türkiye’ye anlatılan hikâye farklıydı. Türkiye, Avrupa’ya açılan stratejik üretim merkezi olarak sunuluyordu. Bugün ise BYD’nin kendi yöneticisi Avrupa’daki önceliğin Macaristan olduğunu söylüyor. Bu da ister istemez şu soruyu akıllara getiriyor: BYD Türkiye’yi gerçekten uzun vadeli bir üretim merkezi olarak mı gördü, yoksa Avrupa pazarına giriş sürecinde bir basamak olarak mı kullandı?

Resmi olarak yatırım iptal edilmiş değil. Ancak otomotiv sektöründe “askıya alma” ile “iptal” arasındaki fark bazen teoride kalır. Ortada başlamış bir inşaat yoksa, temel atılmamışsa, üretim hattı kurulmamışsa ve takvim açıklanamıyorsa, yatırımın fiilen durduğu gerçeğini görmezden gelmek mümkün değildir.

Tam bu noktada Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın yaptığı açıklama önem kazanıyor.

Bakanlık, firma ile yapılan yatırım anlaşmasının geçerliliğini koruduğunu, yatırım anlaşmasındaki koşulların, şirket yükümlülüklerinin ve devlete sunulan teminatların yürürlükte olduğunu açıkladı. Ayrıca yatırımların tamamlanmaması halinde firmaların elde ettikleri teşvikleri, ilgili yasal düzenlemeler ve verdikleri taahhütler kapsamında geri ödemekle yükümlü olduklarını hatırlattı.

Daha da önemlisi, Sanayi ve Teknoloji Bakanı yaptığı açıklamada BYD’nin artık yatırım şartlarına bağlı vergi avantajlarından yararlanamayacağını belirtti. Bakan, fabrikanın hayata geçirilmemesi ihtimaline karşı devletin şirketten aldığı tüm teminatların korunduğunu ve gerekli görülmesi halinde bu teminatların kullanılacağını ifade etti.

Bu açıklamalar aslında yeni bir tartışmanın kapısını aralıyor.

Eğer yatırım gerçekleşmezse ne olacak?

Şirkete sağlanan teşvikler hangi kapsamda geri alınacak?

Verilen sözlerin yerine getirilmemesi durumunda uygulanacak yaptırımlar neler olacak?

Devletin elindeki teminatlar hangi ölçüde devreye sokulacak?

Kamuoyunun bu sorulara net cevap alma hakkı vardır.

Çünkü BYD bugün Türkiye’de sıradan bir marka değil. Satışa başladığı günden bu yana yaklaşık 60 bin araç seviyesine yaklaşan bir hacme ulaştı. Elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobil pazarının en güçlü oyuncularından biri haline geldi. Kısa sürede birçok köklü markanın pazar payından önemli bir bölüm aldı.

Bu başarı yalnızca ürünlerden kaynaklanmadı.

Türkiye’de üretim yapacak bir marka algısı da tüketici güvenini güçlendirdi.

Birçok kişi BYD satın alırken yalnızca bir otomobil almadı. Markanın Türkiye’de kalıcı olacağına, servis ağının büyüyeceğine, yedek parça tedarikinin güçleneceğine ve ikinci el değerinin korunacağına da yatırım yaptı.

İşte bugün ortaya çıkan belirsizlik en çok bu güven alanını etkiliyor.

Elbette yarın sabah ikinci el piyasasında dramatik bir çöküş yaşanmayacak. Ancak otomotiv sektörü algıyla çalışan bir sektördür. Güvenin arttığı yerde değer yükselir. Belirsizliğin arttığı yerde ise soru işaretleri büyür.

Üstelik konu yalnızca BYD sahiplerinin meselesi de değildir.

Yıllardır Türkiye’de üretim yapan, yatırım gerçekleştiren, istihdam sağlayan ve milyarlarca liralık sanayi altyapısı oluşturan markalar açısından da bu süreç dikkatle izleniyor. Çünkü rekabet yalnızca satış yapmakla değil, ülkeye değer katmakla da ölçülür.

Bugün Türkiye’nin görmek istediği şey yeni satış rekorları değil.

Verilen yatırım sözlerinin arkasında durulup durulmayacağıdır.

BYD’nin önünde hâlâ bir fırsat bulunuyor. Şirket, Manisa yatırımını hayata geçirerek tüm tartışmaları sona erdirebilir ve Türkiye otomotiv tarihinde kalıcı bir yer edinebilir.

Ancak mevcut tabloya bakıldığında ortada duran gerçek oldukça nettir.

Türkiye pazarını açtı.

Teşvikler sundu.

Tüketici güvenini ortaya koydu.

BYD de bunun karşılığında kısa sürede yaklaşık 60 bin araca yaklaşan satış başarısı elde etti.

Şimdi ise Türkiye haklı olarak verilen sözlerin somut karşılığını görmek istiyor.

Çünkü otomotiv dünyasında satış rakamları birkaç yıl konuşulur.

Ama tutulmayan yatırım sözleri çok daha uzun süre hatırlanır.

 

{galleryalbum id:160300 slug:'turkiyeden-cinli-bydyi-tipis-tipis-manisaya-getirecek-karar-iste-simdi-yandilar'}

{galleryalbum id:160126 slug:'cinli-otomobil-devi-bydden-skandal-turkiye-karari-sonunda-niyetlerini-acik-ettiler'}

{galleryalbum id:159504 slug:'bydden-sonra-turkiyeye-bir-ayip-daha-gizlice-baska-ulkeyi-sectiler'}

Yorumlara Git

CHP Sözcüsü Müslim Sarı: Parti Meclisi istifalara rağmen yine de toplanacak

Cevabımız çok net ve çok sert olur! Başkan Erdoğan o sözü boşuna söylememiş!

Fuhuş ve uyuşturucu soruşturmasında gözaltına alındı! Adnan Beker’in oğlu da “Ata’nın izinde”ymiş!

Anket Sonucu Dikkat Çekti: Türkiye'nin En Büyük Tehdit Olarak Gördüğü Ülke hangisi?

61 yeni yerleşim bölgesi daha Soykırımcı siyonistin dünya umurunda değil