Gündem
Cevabımız çok net ve çok sert olur! Başkan Erdoğan o sözü boşuna söylememiş!
Eski TBMM Mustafa Şentop, terör devleti İsrail’in gazıyla Kıbrıs’ın güneyini Türkiye’ye karşı askeri bir karakola dönüştürmeye çalışmasına karşı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın dün TBMM Grup toplantısında söylediği “Cevabımız net olur! Çok da sert olur” uyarısının arka planını anlattı. Şentop, “Türkiye, 1960 Garanti Antlaşması uyarınca Ada’nın bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin garantörüdür. Bu durum sadece adanın kuzeyiyle sınırlı değildir; Kıbrıs’ın tamamını ilgilendiren düzen ve güvenlik meselelerini kapsar. Cumhurbaşkanının, sözü bu zeminde de tamamen haklı ve meşru bir ikazdır” dedi.
Şentop’un sosyal medya hesabından paylaştığı yazısı şöyle: Sayın Cumhurbaşkanımızın, “Akdeniz’de, özellikle Kıbrıs Adası’nda bir fitne ateşi yakılmak istendiğini görüyoruz” sözleri sadece bir siyasi uyarı değil, Türkiye’nin aynı zamanda uluslararası antlaşmalardan doğan tarihî ve hukuki sorumluluğunun ifadesidir. Türkiye, Kıbrıs’ta yalnızca KKTC’nin güvenliğini gözeten bir devlet değildir. 1960 Garanti Antlaşması uyarınca Ada’nın bağımsızlığının, toprak bütünlüğünün ve güvenliğinin garantörüdür. Bu adanın kuzeyiyle sınırlı değildir; Kıbrıs’ın tamamını ilgilendiren düzen ve güvenlik meselelerini kapsar.
BU RUMLARIN İÇ MESELESİ DEĞİLDİR
Bu sebeple Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin Haydut Devlet İsrail’in askerî ve stratejik projelerine alan açması, adanın Türkiye’ye karşı bir ileri karakola dönüştürülmek istenmesi yalnızca Rum yönetiminin iç meselesi değildir. Bu girişimler Kıbrıs’ın bütününün güvenliğini, Kıbrıs Türkünün haklarını ve Doğu Akdeniz’deki barış ve istikrarı doğrudan ilgilendirir. Türkiye bu gelişmelerin seyircisi değildir; hukuken taraf, siyaseten muhatap ve fiilen caydırıcı güçtür. Cumhurbaşkanının, “Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkünün hak ve hukukuna kastedilirse cevabımız çok net olur, çok da sert olur” sözü bu zeminde de tamamen haklı ve meşru bir ikazdır. Kimse Haydut Devlet İsrail’e güvenerek Kıbrıs’ta ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’ye rağmen bir askerî düzen kurabileceği yanılgısına kapılmamalıdır.