Gündem
Kıbrıs’ta son sözü Türkiye söyler
İsrail’le dirsek temasına girerek, Türkiye’ye karşı hasmane tavır sergileyen Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ne siyasilerden uyarı geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Kıbrıs ve Doğu Akdeniz için “net ve sert” uyarısının ciddiye alınmasını tavsiye eden eski Meclis Başkanı Mustafa Şentop, Kıbrıs’ın tamamında son sözü Türkiye’nin söyleyeceğini belirtti.
Sebahattin Ayan İstanbul
Başkan Erdoğan, TBMM Grup Toplantısında, Yunanistan ve GKRY’nin İsrail ile Doğu Akdeniz’de bir şeyler karıştırdıklarına dikkat çekerek, “Akdeniz’de ve Kıbrıs’ta fitne ateşlerinin yakılması girişimlerini görüyor ve takip ediyoruz. Kimse macera aramasın. Eğer Doğu Akdeniz’de Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün hak ve hukukuna kast edilirse bilinmesini isterim ki cevabımız çok net olur, çok da sert olur” uyarısında bulundu. Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop da Türkiye’nin Kıbrıs üzerindeki garantörlük haklarına değinerek, yalnızca KKTC’nin değil, 1960 Garanti Antlaşması çerçevesinde adanın tamamının güvenliği ve anayasal düzeni konusunda sorumluluk taşıdığımızı söyledi. KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman da “Erdoğan’ın bu yöndeki açıklaması çok yerindedir” derken; uzmanlar da destek verdi.
YAYCI: Mavi Vatan’ın merkezidir
Akit’e konuşan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, şunları dile getirdi: “Mesele, Türkiye’nin milli güvenliği, Mavi Vatan’daki hak ve menfaatleri, enerji güvenliği ve Türk milletinin geleceğiyle doğrudan ilgilidir. Kıbrıs bir ada meselesi değildir. Anadolu’nun güneyden savunma hattıdır. Doğu Akdeniz’in kilidi, Mavi Vatan’ın merkezidir. Kıbrıs’a hâkim olan bölgeye hâkim olur. Doğu Akdeniz’e hâkim olan ise bölgenin enerji ve ticaret denklemlerinde belirleyici konuma gelir. Rum Yönetimi’nin ABD, İsrail ve bazı Avrupa devletleri tarafından hızla silahlandırılması ve Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dışlamaya yönelik ittifaklar tesadüf değildir. Özellikle İsrail’in askeri ve istihbari iş birliği dikkatle takip edilmelidir. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlamak isteyenler önce Kıbrıs’ı hedef almaktadır. Türkiye’nin garantörlüğü uluslararası antlaşmalardan kaynaklanan meşru ve hukuki bir haktır.”
ADADA FİTNE VE SİYONİZME YER YOK
Prof. Dr. İsmail Şahin ise şunları dile getirdi: “GKRY ile imzalanan Kuvvetlerin Statüsü Anlaşması (SOFA) aracılığıyla Fransız ordusunun adaya yerleşmesi hedeflenmekte. Yunanistan ve Rum Yönetimi’ni kendi çıkarları doğrultusunda birer maşa gibi kullanan Fransa, bu yolla hem Türkiye’nin Afrika’daki nüfuzunu kırmayı hedeflemekte hem de kendi silah şirketlerine milyarlarca euroluk bir pazar oluşturmaktadır. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Doğu Akdeniz ve Kıbrıs konusundaki uyarıları, bölgede Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkü’nün haklarını yok sayan provokatif girişimlere karşı atılmış son derece yerinde ve kararlı bir adımdır. Ankara’nın, bölgedeki fitne ateşine ve siyonist katliam şebekesinin kuyruğuna takılan macera arayışlarına karşı sergilediği bu tavizsiz tutum, adada kurulmak istenen oldu bittilerin ve Türkiye’yi çevreleme çabalarının karşılıksız kalmayacağının en somut göstergelerinden biridir.”