Gündem
Yargıtay'ın tokat gibi bozma kararına istinaf direndi! Skandala kılıf arandı
28 Şubat zihniyetinin ürünü olan ve dindar camiayı hedef tahtasına oturtmak için köpürtülen Yusuf Ziya Gümüşel davasında, Yargıtay’ın adeta ders niteliğindeki "ağır hukuk hataları" tespitine İstinaf Mahkemesi’nden skandal bir direnme kararı geldi. Yargıtay’ın "Bu davada hukuku katletmişsiniz" diyerek bozduğu kararı hiçe sayan İstinaf, ideolojik saplantılarını hukukun üstünde tutarak akılalmaz gerekçelerin arkasına sığındı.
İşte Yargıtay’ın tek tek deşifre ettiği o hukuksuzluklar ve İstinaf’ın Türk hukuk tarihine geçecek kara mizah niteliğindeki yanıtları:
Gizli ses kayıtları tuzağı
Yargıtay’ın Tespiti: Hukuk devletinde delillerin meşruiyeti esastır. Yargıtay, davanın merkezine konulan ses kayıtlarının yasa dışı yollarla elde edilip edilmediğinin, yani "yasal bir delil" vasfı taşıyıp taşımadığının mutlaka araştırılması gerektiğini vurguladı.
İstinaf’ın Pişkinliği: Köşeye sıkışan İstinaf Mahkemesi, "Ben o kayıtları delil olarak kullanmadım" iddiasıyla işin içinden sıyrılmaya çalıştı. Oysa malum zihniyetin medyasında günlerce çarşaf çarşaf yayımlanan iddianame ve dava dosyası, baştan sona bu şaibeli kayıtlar üzerine inşa edilmişti!
Resmi belgeleri incelemekten korkan mahkeme
Yargıtay’ın Tespiti: Yargıtay, mağdurun yaşıyla ilgili resmi kayıtların eksik olduğunu ve iddiaların odağındaki tanıkların mutlaka dinlenmesi gerektiğini belirterek, bu eksikliğin davanın esasına gölge düşürdüğünü ilan etti.
İstinaf’ın Hukuk Faciası Gerekçesi: İstinaf, resmi belgelerin incelenmesi talebini elinin tersiyle itti. Üstelik hukuk literatüründe eşi benzeri görülmemiş bir skandala imza atarak, "Resmi belgeleri incelersem devletin tüm belgelerini tartışmalı hale getiririm" gibi gülünç bir savunmanın arkasına saklandı. Gerçeklerin ortaya çıkmasından neden bu kadar korkulduğu ise merak konusu oldu.
"Kovuşturmaya gerek yok" kararı usulsüzce yok sayıldı
Yargıtay’ın Tespiti: Yargıtay, 2013 yılında verilmiş olan ve kesinleşen "Kovuşturmaya gerek yok" kararının hukuka aykırı şekilde yok sayıldığını, bu durumun davanın yasal temelini kökten sakatladığını net bir dille ortaya koydu.
İstinaf’ın Umursamazlığı: İstinaf, yüksek mahkemenin bu hayati tespitini görmezden gelerek adeta gözlerini kapattı.
Daha önceki kararlarında "6 yaşından itibaren istismar" iddiasını davanın temeli yapan mahkeme, sıkışınca çark etti. İstinaf, Yargıtay’ın bozma kararına karşı direnirken, "Ben, Hatice Kübra Gümüşel'in 14,5-15 yaşlarında olduğu dönemdeki suçları cezalandırdım" diyerek büyük bir çelişkiye imza attı.
Böylece, muhafazakar camiayı linç etmek için yıllardır sahnelenen "6 yaş" tiyatrosunun ve algı operasyonunun koca bir balondan ibaret olduğu, hukuki hiçbir temeli bulunmadığı bizzat mahkemenin kendi çelişkili beyanıyla tescillenmiş oldu.
Kaynak: Yeni Şafak