Gündem
İnananların yüz akına büyük destek! Mazlumların sesi Akit yalnız değildir
CHP'nin eski Genel Başkanı, Manisa Milletvekili Özgür Özel'in hedef göstermesinin ardından, TBMM önünde görevlerini yapan Akit TV muhabiri Muhammet Can Bulut ve kameramanımız Nuh Güneş, CHP'li bir grup vandal tarafından saldırıya uğramıştı. Saldırının ardından Akit Medya'ya çok sayıda destek mesajı gelirken, CHP'nin baskı ve zorbalığına tepki göstermek amacıyla gazetemiz önünde dayanışma buluşması düzenlendi. Buluşmaya çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi ve Akit Medya okuru katıldı.
CHP'nin kadük Genel Başkanı Özgür Özel’in tahrikleri sonucu Akit TV muhabirimiz Muhammet Can Bulut ve kameramanımız Nuh Güneş’e yönelik alçakça saldırılar, Akit Medya binası önünde sağduyulu vatandaşlar tarafından lanetlendi. Arkadaşlarımıza yönelik tekmeli, yumruklu linç girişimi ve rezil sözlerle yapılan saldırılara karşı tepki göstermek üzere çok sayıda sivil toplum kuruluşu (STK) yetkilisi ve okurumuz bugün saat 14:00’te Akit Medya önünde toplandılar.
Vatandaşlar açtıkları pankartlarla Akit'e olan desteklerini gösterdiler. Pankartlarda şu ifadeler vardı:
Akit Nerede Biz Oradayız
FETÖ’cü Özgür Hesap Verecek
Basına Değil Rüşvete Dur De
Akit Yalnız Değildir
Akit'e Uzanan Eller Kırılır
Yunan Uşaklarına Geçit Yok
FETÖ’cü Alçaklar Akit’i Susturamazlar
Zalimlere Karşı Akit'ten Yanayız
28 Şubat Susturamadı Vandallar mı Susturacak?
HAKİKATİN SESİ SUSTURULAMAZ
Program Akit Medya Grubu Sözcüsü ve Ana Haber Spikeri Erkan Tan’ın okuduğu metinle başladı.
Erkan Tan’ın Akit Medya adına yaptığı konuşma şöyle:
Bismillahirrahmanirrahim
Kamuoyuna duyuru
Hakikatin sesi susturulamaz, Hakk’ın sancağı indirilemez!
Cumhuriyet Halk Partisi’nde yaşanan liderlik tartışmaları ve mahkeme kararları sonrasında oluşan siyasi gelişmeler, doğal olarak Türkiye gündeminin en önemli başlıklarından biri haline gelmiştir. Kamuoyunu doğru, tarafsız ve eksiksiz şekilde bilgilendirmek amacıyla görev yapan Akit TV ekibimiz de bu gelişmeleri yerinde takip etmek üzere Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde görevini icra etmiştir.
Ancak ne hazindir ki; gazetecilik faaliyetini yerine getiren Akit TV ekibimiz, canlı yayın sırasında CHP’ye yakın bazı provokatör grupların organize saldırısına maruz kalmıştır. Muhabirimiz ve kameramanımız tekme, tokat ve fiziki şiddetle hedef alınmış; ağır hakaretlere uğramış, tehdit edilmiş ve canlı yayın engellenmeye çalışılmıştır.
Bu saldırı yalnızca Akit TV’ye değil; basın özgürlüğüne, milletin haber alma hakkına ve demokratik değerlere yöneltilmiş alçakça bir saldırıdır.
Dün düşüncelerine tahammül edemeyenlerin kitap yaktığı gibi, bugün de haber yapılmasına tahammül edemeyenler kameralara saldırmaktadır. Zihniyet aynıdır; değişen sadece yöntemlerdir.
Akit Medya Grubu, yayın hayatına başladığı 1993 yılından bu yana sayısız baskıya, tehdide, linç kampanyasına, ekonomik ambargoya, provokasyona ve fiziki saldırıya maruz kalmıştır. Ancak bütün bu karanlık girişimlere rağmen milletin sesi olmaktan, mazlumun yanında durmaktan, milli ve manevi değerleri savunmaktan, Hakk’ı haykırmaktan bir adım geri atmamıştır.
Çünkü biz biliyoruz ki;
“Hak geldi, bâtıl zail oldu. Şüphesiz bâtıl yok olmaya mahkûmdur.”
Bugün de aynı inanç, aynı kararlılık ve aynı dava şuuru ile yolumuza devam ediyoruz.
TBMM önünde görevi başındaki Akit TV Ankara Muhabirimiz Muhammet Can Bulut ile Kameramanımız Nuh Güneş’e yönelik gerçekleştirilen menfur saldırıyı en sert şekilde lanetliyoruz. Bu çirkin saldırı sonucunda muhabirimiz darp edilmiş ve sağlık kuruluşlarından 10 günlük darp raporu almıştır.
Aylardır Akit Medya’yı hedef gösteren, nefret diliyle toplumsal gerilimi artıran ve medya kuruluşlarını açık hedef haline getiren sorumsuz siyaset anlayışının, bugün ortaya çıkan bu tablo karşısında vicdani sorumluluktan kaçması mümkün değildir.
Saldırıya ilişkin tüm görüntüler, canlı yayın kayıtları, hakaret içerikleri ve saldırganların kimlik tespitine yönelik deliller ilgili makamların elindedir.
Cumhuriyet Savcılarını göreve davet ediyor, İçişleri Bakanlığı ve emniyet birimlerinden saldırganların en kısa sürede tespit edilerek adalet önüne çıkarılmasını bekliyoruz.
Hiç kimse bilmelidir ki;
Şiddetle susturabileceğini sananlar yanılmaktadır.
Tehditlerle geri adım attırabileceğini düşünenler yanılmaktadır.
Akit Medya dün olduğu gibi bugün de Hakk’ın, hakikatin, milletin ve mazlumların yanında olmaya devam edecektir.
Bu saldırının sonuna kadar takipçisi olacağımızı, hukuk önünde gerekli tüm mücadeleyi vereceğimizi ve hiçbir baskıya boyun eğmeyeceğimizi kamuoyuna saygıyla duyururuz.
“Zulüm ile âbâd olanın âkıbeti berbat olur.”
Akit Medya Grubu
Saldırıya uğrayan aslan emekçilerimiz de buluşmada yer aldı
CHP’li vandalların saldırısına maruz kalan muhabir arkadaşımız Muhammet Can Bulut şunları söyledi:
“Öncelikle bizlere, basın mensuplarına destek veren Akit ailesine, okuyucusuna en içten dileklerimde teşekkürler ediyorum. Bizler basın mensupları olarak o gün darp edildik. Yumruk yedik, tekme yedik, küfür yedik, tehdit edildik. Bunlar için geri adım atmadık, atmamaya devam edeceğiz. Orada yediğimiz tekme sadece bize atılmadı, hem hak hem hukuk hem de adalete atıldı. Üzgünüm, farklı görüşlerde yayın yapan bir gazetede, bir televizyonda da muhabirlik yapabilirdim, o arkadaşlarımızın da kimsenin bir basın mensubuna bu şekilde saldırmaya hakkı yok. Bu saldırıyı lanetliyorum, herkese yeniden teşekkür ediyorum.”
Kameraman arkadaşımız Nuh Güneş ise şu ifadeleri kullandı:
“Öncelikle sivil toplum kuruluşlarına, izleyicilerimize ve takipçilerimize sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Olayın yanından itibaren yanımızda dimdik duran sayın Yönetim Kurulu Başkanımız Nuri Karahasanoğlu beyefendinin nezdinde tüm akit yönetimine saygı ve teşekkürlerimi ifade ediyorum. Biz sadece haber için oradaydık. TBMM önünde olanı biteni aktarmak için muhabir arkadaşımızla birlikte oradaydık. Fakat bir grup tarafından bize saldırı gerçekleşti. TBMM önünden defolun gidin sloganları atıldı. Biz dimdik ayakta durduk ve duruşumuzu bozmadan, korkmadan haberimizi gerçekleştirdik ve bize yakışanı yaptık. Çünkü Biz Akit’iz, Akit Medya’yız.”
"Akit yalnız değildir"
Milli Beka Hareketi Genel Başkanı Ali Çoban, Akit Medya'ya yönelik saldırıyı kınadığını ifade ederek, şunları söyledi:
“Bugün burada yalnızca bir medya kuruluşuna destek vermek için değil, aynı zamanda vefanın, kardeşliğin, hakikatin ve manevi duyguların yanında olduğumuzu göstermek için buradayız. Çünkü biz biliyoruz ki vefa imandandır. Dün zor günlerde milletimizin yanında olanları yalnız bırakmanın bizim inancımızda da vicdanımızda da yeri yoktur. Merhum Mustafa Karahasanoğlu öncülüğünde başlayan Akit Medya mücadelesi makam mevki çıkar mücadelesi değil, hakkı söyleme hakikati savunma mücadelesidir. Bu mücadele milletin değerlerini savunma mücadelesidir. Bu mücadele ezanın milletin değerlerini savunma mücadelesidir. Bu mücadele ezanın bayrağın ve vefanın ve kıymet hükümleri mücadelesidir. Akit TV’ye yönelik gerçekleştirilen alçak saldırıyı şiddetle kınıyorum. Demokrasi, hukuk ve adalet, ifade özgürlüğünden bahsedenlerin basın mensuplarına saldırmalarını asla kabul etmiyoruz. 28 Şubat’ta karanlık günlerinde birçok kişi susarken, birçok kalem korkudan yazamazken, birçok ekran gerçekleri göstermeye cesaret edemezken, Akit Medya milletimizin yanında vakur bir şekilde durmuştur. Başörtülü kızlarımızın mağdur aileleri inançları yüzünden baskı gören insanların çığlığı olmuştur. Bugün Akit Medya’ya yapılan saldırıyı sadece bir medya kuruluşuna yapışmış saldırı olarak görmüyoruz.
Bu saldırıyı milletimizin değerlerine, inancına, düşünce özgürlüğüne ve demokratik haklarına yönelmiş bir saldırı olarak görüyoruz. Bizler şiddet kimden gelirse gelsin reddediyoruz. Fikirle mücadele edilir, sözle mücadele edilir, hukukla mücadele edilir, yumrukla, tehditle ve saldırıyla asla bir mücadeleyi kabul etmiyoruz. Ne yazık ki son günlerde, son yıllarda toplumumuzu kutuplaştıran, ötekileştiren ve farklı düşüncelere tahammül gösteremeyen anlayışların nasıl bir nefret dili ürettiğine hep birlikte şahit olduk. Ancak bilinmelidir ki bu millet baskıya da boyun eğmez, tehdide de asla boyun eğmez. Bugün burada verdiğimiz mesaj nettir. Milletimize sahip çıkanlar yalnız değildir. Hakikati savunanlar asla yalnız değildir. Milli manevi değerlere sahip çıkanlar yalnız değildir. Akit Medya yalnız değildir. Bu vesileyle merhum Mustafa Karahasanoğlu ağabeyimizi rahmet ve minnetle anıyor, Akit Medya ailesine geçmiş olsun dileklerimizi sunuyoruz. Milli Beka Hareketi olarak dün olduğu gibi bugün de devletimizin ve milletimizin manevi değerlerine sahip çıkanların yanında olmaya devam edeceğiz. Halkın yanında duranlarla omuz omuza mücadelemizi, değerlerimize saldıranların ise karşısında dimdik duracağız. Ne mutlu vatanına ve milletine, değerlerine sahip çıkanlara.”
Biz, hakkı savunan bir ecdadın çocuklarıyız
Abdülhamid Han Kültür ve Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Akit'e yönelik saldırıya tepki göstermek ve destek vermek amacıyla Bursa'dan geldiğini belirtti.
Yazıcı şunları söyledi:
“Bursa'dan, Osmanlı'nın filizlendiği ve çınara dönüştüğü mübarek topraklardan geldim. Payitahtın ilk başkentinden son başkente selam olsun. Yiğit düştüğü yerden ayağa kalkacaktır. Aziz milletimiz kıymetli basın mensupları, değerli sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri. Hepinize saygı, muhabbet ve hürmetle selamlıyorum.
Bugün burada sadece bir medya kuruluşuna yapılan saldırıyı kınamak için değil aynı zamanda milli iradeye, düşünce özgürlüğüne ve demokratik zemine sahip çıkmak için toplanmış bulunuyoruz. Evet, Türkiye Büyük Millet Meclisi gibi milletin iradesini temsil eden bakın milletin iradesini temsil eden yüce bir çatı altında gazeteci arkadaşlarımıza yönelik gerçekleştirilen saldırıyı asla kabul etmiyoruz. Fikir ayrılığı olabilir, eleştiri de olabilir. Ancak şiddet, baskı ve tahammülsüzlük asla meşru görülemez. Bizler basın özgürlüğünü sadece kendi düşüncemize yakın olanlar için değil herkes için savunuyoruz.
Çünkü gerçek demokrasi farklı fikirlere tahammül gösterebilme olgunluğudur. Ama ne yazık ki bugün ülkemizde bazı çevrelerin özgürlük söylemini sadece kendileri için istediğini her fırsatta Batıya, Avrupa'ya şikayet edildiğini burada basın özgürlüğü yok diye şikayet edildiğini ve tabii ki ve insanlara baskı uygulandığını üzülerek görmekteyiz. Bu millet biliyorsunuz geçmişte 28 Şubat süreçlerinde medya üzerinden kurulan vesayet düzeyinde görmüştür.
Sokakların nasıl provoke edildiğini millet çok iyi bilmektedir. Aziz milletimiz artık oynanan oyunların da farkındadır çok şükür. Tabii şurası önemli. Bakın bizim medeniyetimiz öfkeyle hareket edenlerin değil adaletle hareket edenlerin medeniyetidir. Bizler sokakların diline değil devlet ciddiyetiyle konuşmayı bilen bir milletin evlatlarıyız. Tarih boyunca hakkı savunurken bile ahlakı merhameti ölçüyü elden bırakmamış bir ecdadın mirasçılarıyız. Ancak hiç kimse bakın burası önemli sakın ola ki bizim sükunetimizi zayıflık olarak, korkaklık olarak algılamasın. Yeri geldiğinde bu milletin iradesine, değerlerine, mukaddesatına nasıl sahip çıktığını tarihte bilir, cihanda bilir. Buradan tüm basın mensuplarına, sivil toplum kuruluşlarına ve aziz milletimize çağrıda bulunuyorum.
Demokratik zemine, hukuk düzenine ve millet iradesine hep birlikte sahip çıkalım. En önemlisi Akit Medya Grubu’na geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor. Yapılan bu menfur saldırıyı şiddetle kınıyoruz. Allah ülkemize dirlik, birlik ve beraberlik versin. Saygılarımla.”
Fenerimiz söndürülmek istenirken yanımızda bir tek Akit vardı
Deniz Feneri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Recep Koçak, yaptığı açıklamada, "Zor günler geçirdiğimiz dönemde yanımızda duran tek medya kuruluşu Akit'ti. Biz de bugün kendilerine destek vermek amacıyla buradayız. Her zaman mazlumların hakkını savunan Akit'e başarılar diliyor, geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.
Koçak şunları söyledi:
“Değerli dostlar, bundan yaklaşık yirmi yıl önce benim uzun yıllardır içinde çalıştığım, bulunduğum, hizmet ettiğim Deniz Feneri'ne de saldırıları olmuştu. Ve ışığımız söndürülmeye çalışılmıştı.
Çok yakından biliyorum ki bizim yanımızda en çok duran, çok sağlam duran biz size inanıyoruz, sonuna kadar yanınızdayız diyen medya grubumuz Akit Medya Grubu’ydu. Merhum Mustafa Karahasanoğlu merhum Hasan Karakaya'yı ve Akit ailesinden ahirete göçen bütün kardeşlerimizi burada rahmetle anıyorum. Bu binada Mustafa Bey'in odasında derdimizi anlattığımızda aynen şunu demişti: Yanınızdayız sonuna kadar. Diğer kardeş kuruluşlarla da görüşün gerekirse ortak manşet atarız demişti gazetemizde.
Bütün söylediklerini hem Mustafa Bey merhum hem ekip arkadaşları sonuna kadar tuttular. Biz bu medya grubunun hep duacısı olduk. O dönem biz mazlum durumdaydık. Işığımız söndürülmeye çalışılıyordu. Şükür ışığımız güçlü bir şekilde şu an dünyanın yetmiş ülkesine ulaşıyor. Ülkemizin mağdur, mazlum ailelerini yine desteklemeye ve onlara umut işi olmaya devam ediyor. Bugün Akit Medya Grubu’na, muhabir kardeşimize kameraman kardeşimize yapılan saldırıyı şiddetle kınıyoruz.
Saldırı yapanların kimliğine, kişiliğine, profiline baktığımızda şaşırmıyoruz. Hep kendilerinden bekleneni yapıyorlar. Kendilerine yakışanı yapıyorlar. Ama biz de o gün şöyle demiştik. Deniz Feneri’nin ışığını söndüremeyeceksiniz. Işığımızı söndürmeye çalışanların ışığı bitecek demiştik. Işığı bitenleri gördük. Daha çoğunun ışığı sönecek. Çünkü hem Akit Medya Grubu’nun hem de benim çeyrek asırdır içinde bulunduğum deniz fenerinin ışığı sağlam bir kaynaktan besleniyor.
Tekrar geçmiş olsun diyorum. Ve her zaman mazlumların haklının yanında duran Akit Medya Grubu’na nice yıllar aynı kararlılıkla, aynı samimiyetle ülkemize, insanımıza hizmet etmeleri yolunda Rabbimin yardımını diliyorum. Teşekkür ederim. Allah'a emanet olun.”
Akit'ten başka bu konuda manşet atan yok
Adalet Platformu Başkanı Adem Çevik ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
“Kovulmuş, lanetlenmiş insan ve cin şeytanlarının şerrinden ve onların yerli yabancı işbirlikçilerin şerrinden Rabbimiz Allah'a sığınıyoruz. Biz bir savaştayız. Ve burası bir kale. Ve Adem'den bugüne kadar savaştayız. Hak batıl mücadelesi bu. Ve onlar bizim ezanımızı susturdular. Hilafeti yok ettiler. Camilerimizi sattılar. Bir tane muhabiri mi dövmeyecekler, sövmeyecekler? Kendi medyasına sabırsızlar, tahammülsüzler. Bizim medyamıza mı ses çıkarmayacaklar? Biz savaştayız. Yüz yıldır da siyonist ittihat ve terakki terör örgütü ve devamının kanunlarıyla yönetiliyoruz. Yüz yıldır İsviçre'den aldığımız kanunlarla yönetiliyoruz. Ve yüzde doksan dokuz Müslüman ama yüzde birin dediği oluyor.
Ve Akit’ten başka bu konuda manşet atan yok. Demek ki ön arka yan bahçe değil Akit Medya. 1993’ten değil, 1986’dan yani Cuma Dergisi’nden beri takipteyim. Bütün kurucuları dostumuz arkadaşımız ve her zaman yanımızda oldular. Niye bizim dediğimiz olmuyor arkadaşlar? Bu Hakkın ve batılın mücadelesi. Bu kaleleri boş bırakmayacağız. Bunun kurucularına, çalışanlarına ve şu anda yolu devam ettirenlerine Rabbim dünya ahiret saadeti versin. Onları yetiştiren anne babalarına ve hocalarına dünya ahiret saadeti versin. Dua ve teşekkür ederim.”
Faillerin hesap vermesini temenni ediyoruz
Devlet-i Aliyye Ocakları İstanbul İl Başkanı Kamil Harman’ın konuşması ise şöyle:
“Selamünaleyküm. Akit Medya Grubu’nun kıymetli basın mensuplarına yönelik gerçekleştiren menfur saldırıyı en güçlü şekilde kınıyoruz. Basın mensupları milletin haber alma hakkının teminatı olup görevlerini yerine getirirken maruz kaldıkları her türlü saldırı yalnızca şahıslara değil aynı zamanda ifade ve basın özgürlüğüne toplumlarda şiddetle değil hukuk ve nezaket çerçevesinde ifade edilmelidir.
Akit Medya bünyesinde görev yapan kameraman ve sunuculara yönelik gerçekleştiren bu çirkin saldırı toplumsal huzuru ve kardeşlik iklimini zedeleyen kabul edilemez bir hadisedir. Kimden gelirse gelsin basın emekçilerine yönelik şiddetin karşısında durmak herkesin ortak sorumluluğudur. Devlet-i Aliyye Ocakları İstanbul İl Başkanlığı olarak saldırıya uğrayan basın mensuplarına geçmiş olsun dileklerimizi iletiyor, faillerin hukuk önünde hesap vermesini temenni ediyoruz. Milletimizin birlik ve beraberliğine zarar vermeyi amaçlayan her türlü provokasyonun karşısında olmaya devam edeceğimizi kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz. Teşekkür ederim.”
STK'lara her zaman kapısını açan Akit'in yanında olmak istedik
Eğitim-Bir-Sen Küçükçekmece İlçe Başkanı Mustafa Ağaca şunları söyledi:
“Evet değerli basın mensupları, sivil toplum kurumuzun kıymetli başkanları bizler de bugün her zaman daima yanımızda olan Akit TV'mizin yanında olmak istedik.
Akit TV'yi özellikle sivil toplum kuruşlarına her zaman kapısını açan, her zaman onların yanında olan, özellikle Memur-Sen'imize, Eğitim-Bir-Sen'imize her zaman destek verilen bir kurum. Bu menfur saldırıyı ben de lanetle kınıyorum. Buradan ilgili basın mensubu arkadaşlarımıza geçmiş olsun diliyorum. Saygılar sunuyorum.”
Saldırgan zihniyet tarihin çöplüğüne gömüldü
YESAM-Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Ersan Ergür konuşmasında şunları söyledi:
“Evet, cesur yürekler susturulamaz. 28 Şubat'ın en karanlık günlerinde bu mücadele ve en öz hafta olan ve benim o gün biri üst temel olarak Akit Gazetesi’ne iki tane abonelik yaparak destek olacağım diye yola çıktığım o yolda bugün yollarımız aynı dava aynı inanç ve aynı tahammülsüzlük karşısında dimdik duracak bir duruş ile buluşmuş oldu.
Buradan şunu ifade etmek istiyorum ki, Türkiye'de kendisinin her zaman milli iradenin üstünde efendi olarak gören anlayış artık tarihin çöplüğünde yok olmaya yüz tutmuştur. Tahammülsüzlüğü sadece milli iradeye değil kendi içlerindeki fikir ayrılığını dahi gösteren ve kendi genel başkanlarına karşı ahlaksızca ve ağza alınmayacak ithamlarla hakaretleri sürdüren bu kesim artık Türkiye'deki milli iradenin hedefinde olan bir oluşum değildir.
Osmanlı'nın son yüz elliyle varlık gösteren ve Türkiye Cumhuriyeti'nin son yüz yılında bu milletin geleceğine pranga vuran anlayış Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin önünde Muhammed ve Nuh kardeşlerimize yapılan saldırı ile kesinlikle tarihin çöplüğüne bir daha ayağa kalkmamak üzere gömülmüştür.
Ben bugüne şu ana kadar yapılan tüm konuşmaları tekrar etmek istemiyorum. Bu saldırıyı şiddetle kınıyor ve milli iradenin gösterdiği cesaretin geleceğimizin inşasında Kudüs'ün, Myanmar'ın, Sudan'ın inşasında ve Orta Doğu'daki tüm emperyalist sistemin def edilip gönderilmesinde etkin bir rol oynayacağını ve o zihniyeti Türkiye'de temsil eden bu anlayışın artık bundan sonra Türkiye'de iktidar yüzü göremeyeceğinin müjdesini sizinle paylaşarak bu mutluluğumla bu hareketi bu saldırıyı kınıyorum. Sağ olun.”
Ellerine fırsat geçince ne yapacaklarını gösterdiler
Özgür-Der Genel Sekreteri Musa Üzer ise konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
Selamünaleyküm. Kardeşler kısaca bu olay bir kez daha bu zihniyeti ne kadar totaliter ve faşist bir zihniyete sahip olduğunu göstermekte. İlk defa karşılaşmıyoruz ve ellerine fırsat geçtiğinde neler yapabileceklerini sadece saldırganlıkta değil milyonlarca insanın önünde yaptıkları hareketleri, söyledikleri sözlerin ahlaki seviyelerini de bir kez daha göstermekte ve bunun da ferdi ya da şahıslardan kaynaklanmadığını, başta sabık başkanları rüşvetlerle kalpazanlıkla genel başkanını elde etmiş Özgür Özel'in basını hedef göstermesi neticesinde olduğunu ifade etmemiz lazım.
Ve bu şunu da bir kez daha not etmemiz, kayıt etmemiz gerekiyor. Türkiye'de on yıllar boyunca vesayet sayesinde elde ettikleri imkanları, kurumları saltanat gibi ellerinde bulunduranların meslek örgütlerinin bu olay karşısındaki suskunluğunu da bir kez daha kaydediyoruz.
Küçük bir olay karşısında kendi taraflarındaki medya mensuplarına yönelik iddialar üzerine bile kıyameti koparmaya çalışanlar dünyada, Avrupa'da, Batı’da, Türkiye'de medya özgürlüğünün, düşünce özgürlüğünün olmadığını iddia edenler, milyonlarca insanın önünde hakaret, küfür, darp edilme olayı karşısında sessizlik içerisindeler. Bunun gözden kaçma falan olduğunu falan sakın sanmayalım. Bu zihniyetin ne kadar totaliter, faşizan bir zihniyete sahip olduğunu söylüyor ve meslek örgütleri babında bu meseleyi de yeni baştan Türkiye'de yeni baştan ele almak gerektiğini düşünüyorum. Teşekkür ederim.
Akit'i susturmayı bırakın, ıslıklarını bile kısamazlar
Akit TV programcılarından Sabri Şahsuvar ise şu ifadeleri kullandı:
“Kıymetli basın mensubu arkadaşlarım, siz değerli STK'larımızın kıymetli temsilcileri hepiniz hoş geldiniz. Bir dönemin rejim atıkları dediğimiz, bir dönemin beyaz yakalıları dediğimiz, bir dönemin monşer çocukları dediğimiz kişileri bırakın Akit Medya’yı susturmayı ıslıklarını bile dahi kısamazlar. Akit Medya’mızın tarihsel misyonu mazlumdan yana sahipsizlerin sesi olmadığına, kimsesizlerin kimsesi olmadığına haykırış sesidir.
İster gazetesi olsun, ister dergisi olsun, ister programları olsun, hepsi mazlumların adına hizmet veren birer bağımsız kuruluş gibi davranan, yeri geldiğinde iktidarı eleştiren, yeri geldiğinde muhalefeti eleştiren, yeri geldiğinde hakikat adına dik duran yegane kuruluşlarımızdan biridir. Dolayısıyla basın mensubu arkadaşlarımıza yapılan saldırıyı bizler de şiddet ve nefretle kınlıyoruz.
Bizler kimsenin adamı ve kimsenin arka bahçesi değiliz. Hele bırakın özellikle o monşer çocuklarının yetiştiği rejim atıklarının yetiştiği çocuklarının karşısında da hiçbir zaman boynumuzu eğmeyeceğimizi ifade eder. Hepinizi saygıyla selamlıyorum efendim.
Teşekkür ediyoruz.”
Bir partiden ciddi bir açıklama duymadım
Tam Demokrasi Platformu Sözcüsü Yunus Ekşi yaptığı açıklamada, "Akit'e yönelik saldırı çok gündeme getirilmiyor. Arka plana atılıyor. Akit medyayı ötekileştirmeye çalışıyorlar. Akit Medya'ya yapılan saldırı diğer medya kuruluşlarına yapılan saldırı gibidir. Basınımızın mensupları hangi kurumun altında olursa olsun aynı tepkiyi vermek zorundayız. O kadar parti var, bu saldırıyla ilgili bir tane ciddi açıklama duymadım" dedi.
Demokrasi Platformu Sözcüsü Yunus Ekşi’nin konuşması:
“Değerli basın mensupları, kıymetli sivil toplum örgütlerimizin temsilcileri Akit Medya grubunun temsilcileri hepinizi saygıyla, sevgiyle, tam demokrasi platformu adına selamlıyorum. Biz tam demokrasi platformu olarak adeta toplumumuzun birçok kesimini buluşturup ortak noktada milletimizin birliği devletimizin birliği, bütünlüğü noktasında bir mücadele içerisindeyiz.
Bu sürecin içerisinde mevcut topal demokrasiyi tam demokrasiye dönüştürmek için de basınımızın son derece güzide bir yeri olduğunu ifade etmek isterim. Şimdi bu süreç gerçekleştiği günden bu yana bakıyoruz. Sanki Akit Medya bu ülkenin evladı değil. Bunun takipçileri bu ülkenin evladı değil diğer medya gruplarında basın kuruluşu mensuplarına yapılan bu menfur saldırıya karşı sessiz dilsiz şeytana dönmüş.
Bu anlamda bizim hedeflediğimiz özgür düşüncenin ifade edilmesi medyanın özgürce kendisini ifade etmesi, bütün düşüncelere açık olması ve toplumumuzun haber alma özgürlüğünü sağlaması noktasında yüklendiği adeta milletimizin temel ihtiyaçlarını karşılayan bu unsurun siyasiler noktasında da Akit Medya grubunun temsilcilerine yapılan saldırıyı gündemlerine alınmamasını kınıyorum.
Biz tam demokrasi platformu içerisinde siyasi yapılarımızı da akademisyenlerimizi de iş dünyasını da ve sivil toplum örgütlerimizi de bir ortak çerçevede ülkemizin geleceğine yönelik yeni hedefler koyma ülkeyi birlikte ayağa kaldırma gibi temel amacımız var. Eğer böylesine bir menfur saldırıya karşı ortak refleks gösteremiyorsak ortak tepki gösteremiyorsak burası bizim mahallenin yeri değil diyerek bu insanlarımıza karşı yapılan bu saldırıyı kendimize yapılmış gibi görmüyorsak demek ki hala bizim almamız gereken çok büyük bir mesafe var. Ama bu yapılanın sadece ülkemizde ilk olmadığını biliyoruz.
Şimdi sizinle paylaşmak istediğim başka bir nokta daha var. Buradan cesaret alanlar şahit olduğum sosyal medyada adeta halkı sokağa davet etme söylemlerinde bulunuyorlar. Bu kesim iktidara duyduğu öfkeyi milletimize yönelterek provokasyonlara zemin hazırlayan bir noktadır. Buradan Akit Medya’mıza yapılan bu saldırının vesilesi olarak da ilgili yetkili kişileri de bu anlamda sosyal medyada bu şekilde davetlerde yapanlara karşı uyarmak istiyorum.
Biz inanıyoruz ki şahsen şunu da paylaşayım bugüne kadar Akit Medya’yı ötekileştirmek isteyen bir zihniyet var. İşte orada biz konuşturulmuyoruz. Biz farklı olduğumuz halde biz davet edilmiyoruz. Ben bunu yalanlayacak ilk kişiyim. Bütün düşüncelere, bütün farklı fikirlere açık olan Akit Medya’ya siz geldiniz fikirlerinizi söylediniz de mi sizi kapıdan çevirdiler? Hayır. Bunu hiç kimse iddia edemez.
Ya sizin fikriniz çok güçlü değil, böylesi bir ortamda onu savunacak şekilde ya da yalan söylüyorsunuz. Akit Medya’ya yapılan saldırı diğer basın kuruluşlarımıza da yapılmış gibidir. Bugün burada STK'ların yapmış olduğu açıklama son derece önemlidir.
Ve ben buradan Güçlü Türkiye Platformu Genel Başkanı olarak ve Tam Demokrasi Platformu’nun sözcüsü olarak da şunu ifade ediyorum. Basınımızın mensupları hangi kurumun altında olursa olsun onlara yapılan saldırıya karşı hep birlikte bugün burada olduğu gibi aynı tepkiyi vermek zorundayız. Çünkü eğer demokrasi diyorsak eğer özgürlük diyorsak eğer halkın haber alma özgürlüğü diyorsak bütün bu sorumluluğun altına imza atarak birlikte bunu yükümlenmek zorundayız.
Bu anlamda çekimser kalan yüz seksen tane siyasi parti var. Yüz seksen beş tane bu konuyla ilgili ben henüz daha ciddi basın açıklamaları okumadım. Akit Medya grubunu toplumun bir kesimine ya da iktidara yakın bir şekilde yaftalayıp özündeki milletin bütünlüğüne yönelik çalışmalarını görmüyorsanız o zaman siz kendinizi check-up etmeniz gerekiyor.
Bu duygu ve düşüncelerimle Akit Medyasına tekrar geçmiş olsun diyorum. Kardeşlerimizle geçmiş olsun diyorum. Ve buradaki siz kıymetli sivil toplum örgütleri temsilcilerine de böylesine önemli bir konuya destek verdiğiniz için tam demokrasi platformunu benimseyen bir kardeşiniz olarak da hepinize ayrıca teşekkür ediyorum.”
İnanıyorsak üstün olan bizleriz
İHH Bölge Koordinatörü Halil Oğlak’ın konuşması ise şöyle:
"Selamünaleyküm. Evet, 28 Şubat sürecinde, o dönemde bir partinin mahalle başkanıyken Akit’e Göztepe'de yapılan saldırıda o zaman mahalle başkanıydım. Heyecanla toplanıp Göztepe'ye gitmiştik. Ama orada memurun birinin bize ‘sakın içeriye falan girmeyin, ateş edilecek’ emri vardı. Ama biz o gün geri durmadık. Sevdamız bu ülkenin, bu toprakların ve mazlum coğrafyaların derdiyle dertleşmek.
Sultan Alparslan'dan bugüne, asr-ı saadet döneminden bugüne kadar bizim yönümüz, kıblemiz, hassasiyetimiz, duygularımız hep bir oldu ve bundan sonra da bir olacak. Biliyoruz ki bundan sonra böyle çirkin saldırılar olmaz. Muhterem Mustafa Karahasanoğlu’na ve bütün geçmişlerimize Rabbim gani gani rahmet etsin.
Biz bir davaya inanmışız. Bu davanın adı mazlumun, mahzunun, ezilenin, kırılanın, dökülenin yanında durmaktır. Ama Akit Medya grubu yöneticileri, personeli biz inanıyoruz ki gerçekten dinini, vatanını, bayrağını, ezanını, mukaddesatını seven ve bunun için mücadele eden gönüllü birim olarak görüyoruz. Ve öyle inanıyoruz. Bunun için büyük mücadeleler de verdiler. Ekonomik olarak, sosyal olarak çok ciddi baskılar gördü. Biz de şahit olduk. Yaşları büyük olan ağabeyler hatırlarlar. Ama hiç üzülmeyeceğiz. Kırılmayacağız. Gevşemeyeceğiz. Çünkü inanıyoruz. İnanıyorsak üstün olan bizleriz.
İnşallah Rabbim başta Kudüs, Mescid-i Aksa ve Gazze olmak üzere bütün mazlum coğrafyadaki kardeşlerimizin kurtuluşuna vesile olur diyorum. Özellikle Akit Medya grubuna ve kıymetli kardeşlerimize geçmiş olsun diyoruz. Her zaman yanlarındayız diyoruz. İHH Genel Başkanımız Bülent Yıldırım’ın da selamlarını iletiyorum, hürmetler ediyorum."
İŞTE BULUŞMADAN ÖNE ÇIKAN KARELER: