Dünya
Trump, İran’da hedeflediği hiçbir şeye ulaşamadı: Hayaller Venezuela gerçekler Afganistan!
ABD Başkanı Trump, büyük vaadlerle başlattığı İran savaşında eli boş kaldı. Trump yönetiminin Batı Asya’da güç dengelerini kökten değiştirmek adına büyük bir kararlılıkla ilan ettiği “İran’ın füze, İHA ve nükleer kapasitesini tamamen sıfırlama” vaatleri hayal oldu. Venezuela’daki gibi kısa sürede İran’a diz çöktüreceğini sanan Trump’ın Afganistan’da olduğu gibi İran’da da hedeflenen sonuçların çok uzağında kalması, “Hayaller Venezuela, gerçekler Afganistan” tabiriyle yorumlandı.
Tahsin HAN
Bir gecede teslim aldığı Venezuela gibi İran’ı da teslim alacağını düşünen ve savaşa girişen ABD Başkanı Trump, Afganistan’daki 20 yıllık işgal başarızlığını bitirip kaçan eski Amerikan yönetimlerini aratmadı.
İran haber ajansı Mehr’in haberine göre ABD Başkanı Trump, İran’a savaş açarken ortaya koyduğu hedeflerin hiç birine ulaşamadı. Trump yönetimi, İran’a karşı yürütülen askeri ve siyasi hamlelerde füze programının tasfiyesinden nükleer altyapının yok edilmesine kadar oldukça iddialı hedefler ortaya koydu.
Batı Asya’daki güç dengelerini kökten değiştirmesi beklenen bu strateji, çatışmanın ilk aylarında büyük bir kararlılıkla ilan edildi. Ancak aradan geçen süre, Washington’un siyasi beklentileri ile sahadaki askeri gerçekler arasında ciddi bir uçurum bulunduğunu gösterdi. Hatta ABD’nin ana akım medya kuruluşları bile ilan edilen hedefler ile sahadaki sonuçlar arasındaki bu bariz farkı açıkça dile getirmeye başladı.
Süreç içinde ortaya çıkan tablo, Washington’ın stratejik hedeflerinin neden sınırlandığını şu 7 temel başlıkla özetliyor:
REJİM DEĞİŞMEDİ
1-Rejimi değiştirmek: 28 Şubat’ta başlayan saldırıların ilk gününde dini lider Ali Hamüney ve bir çok İranlı üst düzel yetkiliyi öldüren ABD-İsral, hedeflediği rejim değişikliğinde istediği sonuca varamadı. ABD basını bile, Trump yönetiminin eski Cumhurbaşkanı Ahmedinejad’ı Tahran’da başa getirme planlarının gerçekleşmediğini yazdı.
FÜZE KAPASİTESİ YOK EDİLEMEDİ
2-Füze Kapasitesinin Yok Edilmesi: İran’ın füze gücü, ABD ve İsrail’in en öncelikli hedefiydi. Trump, operasyonların başarısına dair farklı dönemlerde yüzde 82 ila yüzde 90 arasında değişen imha oranları verdi. Buna rağmen İran’ın füze operasyonlarını kararlılıkla sürdürmesi ve caydırıcılığını koruması, bu iddiaları boşa çıkardı. Onlarca yıl içinde geniş ölçüde yerelleştirilen füze sanayisinin, sınırlı askeri saldırılarla tamamen ortadan kaldırılamayacağı sahada kanıtlanmış oldu.
SAVUNMA SANAYİSİ ÇÖKMEDİ
3-Savunma Sanayisinin Felç Edilmesi: Savaşın başında ABD’li yetkililer İHA ve askeri ekipman üretilen tesislerin ağır hasar aldığını öne sürdü. Ancak Trump’ın son açıklamalarında İran’ın hâlâ üretim kapasitesine sahip olduğunu kabul etmesi, bu hedefin de başarısız olduğunu gösterdi. Bölge ülkelerinin aksine ithalata bağımlı olmayan ve geniş bir yerli ağa dayanan İran savunma sanayisi, tamamen felç edilmeye karşı direnç gösterdi.
KÖRFEZDEKİ ETKİNLİĞİ KIRALAMADI
4-Deniz ve Hava Gücünün Sınırlandırılması: Fars Körfezi’ndeki etkinliği kırma çabalarına rağmen, ABD Dışişleri Bakanı Rubio İran’ın önemli bir İHA gücüne sahip olduğunu ve Devrim Muhafızları’na bağlı sürat teknelerinin ABD için temel güvenlik sorunu olmaya devam ettiğini itiraf etti. İran’ın büyük savaş gemileri yerine sürat tekneleri, kıyı füzeleri ve İHA’lara dayalı asimetrik savaş doktrini, bu gücün tasfiyesini imkansız hale getirdi.
NÜKLEER PROGRAM SONA ERMEDİ
5-Nükleer Programın Sona Erdirilmesi: Trump nükleer altyapının tamamen yok edildiğini savunsa da, bağımsız uzmanlar bu iddiaya kuşkuyla yaklaştı. İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokları, teknik bilgi birikimi ve zarar gören tesisleri yeniden inşa etme kapasitesi, programın bitirilemediğini kanıtladı. Uzmanlar, nükleer programın sadece binalardan ibaret olmadığını; yerli yetişmiş insan kaynağına dayandığı için tamamen yok edilemeyeceğini vurguluyor.
MÜTTEFİKLERİN GÜVENLİĞİ SAĞLANAMADI
6-Müttefiklere Mutlak Güvenlik Sağlanması: İsrail ve Körfez ülkelerinin güvenliğini garanti altına alma vaadi, artan karşılıklı saldırılar ve tırmanan savunma harcamaları nedeniyle hayata geçirilemedi. Ayrıca bölgedeki Amerikan üslerinde bulunan binlerce asker, Washington açısından yeni bir maliyet ve güvenlik riski unsuru haline geldi.
HÜRMÜZ ELE GEÇİRİLEMEDİ
7-Hürmüz Boğazı ve Küresel Enerji Koridoru: Dünya petrol ve doğal gaz ticaretinin kalbi olan Hürmüz Boğazı’nda İran’ın deniz trafiği üzerindeki etkisi kırılamadı. Küresel deniz gücü ABD, küresel ekonomiyi doğrudan etkileyebilecek bu stratejik sularda koşulları istediği gibi şekillendirmekte zorlandı.
SONUÇ: HİÇ BİR HEDEF TAM OLARAK GERÇEKLEŞMEDİ
Sonuç olarak; Trump yönetiminin İran’a karşı ilan ettiği tüm büyük hedefler incelendiğinde, siyasi retorik ile askeri gerçeklerin uyuşmadığı görülüyor. Füze ve savunma sanayisinin felç edilmesi, nükleer programın bitirilmesi ve bölgesel kontrolün sağlanması gibi hedeflerin hiçbirinin tam anlamıyla gerçekleşmediği yönündeki değerlendirmeler uluslararası kamuoyunda yüksek sesle dile getiriliyor.