Gündem
Küba için 48 dakikalık sinsi plan! Trump'tan Latin Amerika'yı kana bulayacak küstah tehdit!
ABD Başkanı Donald Trump, küresel emperyalizmin kanlı pençesini bu kez Küba'ya uzattı. Amerikan Axios haber portalına konuşan küstah lider, ocak ayında sinsi bir askeri müdahaleyle alıkoydukları Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya yönelik haydutluğu hatırlatarak, Küba'ya yönelik olası bir işgal operasyonunun da dakikalar içinde tamamlanmasının ihtimal dahilinde olduğunu arsızca ilan etti.
ABD Başkanı Donald Trump, Küba'ya yönelik olası bir operasyonun, ABD'nin 3 Ocak'ta askeri müdahaleyle alıkoyduğu Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'ya karşı düzenlenen operasyon gibi kısa sürede tamamlanmasının "ihtimal dahilinde" olduğunu belirtti.
ABD merkezli Axios haber portalına röportaj veren ABD Başkanı Trump, Küba’ya yönelik olası bir operasyonun ihtimalini ve sonuçlarını değerlendirdi.
Trump, başkanlığının ikinci döneminde ABD askeri gücünü kıta Amerika'sına yayma isteğini ortaya koyan görüşlere yer vererek, olası bir Küba işgalinin, ocak ayında Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun 48 dakika içinde alıkonulmasına benzeyebileceğini söyledi.
Küba’ya yönelik olası bir operasyonun Venezuela misyonuna benzer şekilde gerçekleşip gerçekleşemeyeceğinin sorulması üzerine Trump, "Muhtemelen mümkün." yanıtını verdi.
Venezuela ve Küba'yı kasteden Trump, "Bu yerler birbirine yakın. Oysa İran'a bakarsanız, çok uzun bir yolculuk. Biliyorsunuz, o bölgeye birkaç kez uçtum ve bununla ilgisi yok ama 18 saat uçuyorsunuz, çok uzun bir süre uçuyorsunuz." ifadelerini kullandı.
İran ile yaşanan çatışmanın çözümünün daha uzun sürdüğünü belirten Trump, bunun nedenini İran'ın daha güçlü bir orduya sahip olması ve uzak bir konumda bulunmasına bağladı.
Trump, "Venezuela'nın petrolü var, Küba'nın yok. Küba'nın güzel toprakları ve güzel bir kıyı şeridi var." diye konuştu.
Küba'ya yönelik olası bir operasyon konusunda doğrudan yanıt vermekten kaçınan Trump, Küba kökenli ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun bu konuyla yakından ilgilendiğini kaydetti.
- İran'la mutabakatı, Tahran'ın "koşulsuz teslimiyeti" olarak değerlendirdi
ABD Başkanı Donald Trump, İran ile üzerinde anlaşılan mutabakat zaptına yönelik eleştirilerin hatırlatılması üzerine, ortaya çıkan sonucun İran açısından "koşulsuz teslimiyet" ve "rejim değişikliği" anlamına geldiğini öne sürdü.
Trump, "Aslında muhtemelen koşulsuz teslimiyettir. Bence öyle. Bakın, orduları yok, sahip oldukları 159 geminin hepsi denizin dibinde." ifadelerini kullandı.
Söz konusu mutabakat zaptını beğenmeyen Cumhuriyetçi siyasetçilere de değinen Trump, "Eskiden saygı duyduğum bazı kişilere artık saygı duymuyorum. Onlar katı görüşlüler.” diye konuştu.
İran ile savaşın uzamasının dünya çapında bir bunalıma neden olabileceğini savunan Trump, saldırıların sürmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın kapalı kalmaya devam edeceğini ve petrol fiyatlarının daha da yükselebileceğini ifade etti.
Trump, röportajında, Büyük Buhran ile özdeşleşen 31. ABD Başkanı Herbert Hoover'a benzemek istemediğini dile getirerek, İran'a karşı eski ABD Başkanı Barack Obama'dan daha sert bir tutum sergilediğini savundu.
Obama döneminde İran ile imzalanan anlaşmayı feshetmemiş olması halinde Tahran'ın çoktan nükleer silaha sahip olacağını ve komşu ülkelere saldıracağını öne süren Trump, bu yöndeki iddiasını yineledi.
Öte yandan Trump, Fransa'daki G7 Liderler Zirvesi'nde kullandığı "Patron benim" ifadesini şaka amacıyla söylediğini belirterek, "İçeri girdim, bu liderlere baktım ve 'patron benim' dedim, hatırlıyorsunuzdur. Biliyorsunuz ki bu bir şakaydı. Bunu tüm dünyaya taşıdım. İnanamıyorum. Sadece şirinlik yapıyordum. Komik. Patron olmaya çalışmıyordum." ifadelerini kullandı.