AKİT MENÜ

Gündem

"Naylon Nazmi" foncuların kucağında! Gazeteciler Cemiyeti meslek örgütü mü, yoksa Haçlı fonlarıyla dönen Saadet Kulübü mü!

Ankara'daki sarsılmaz gazetecilik davasına darbe vuran ve adı geçmişte "Naylon Nazmi" skandallarıyla gazetemizin manşetlerini süsleyen Nazmi Bilgin’in Gazeteciler Cemiyeti’ndeki 30 yıllık saltanatı, bardağı taşıran son damla oldu. Meslektaşları ağır ekonomik kriz altında ezilirken, Haçlı dünyasının ve Avrupa Birliği’nin fonlarıyla semiren bu karanlık zihniyet, cemiyeti adeta dar bir zümrenin parsellediği özel bir kulübe çevirdi.

Cem Kaya

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin’in 30 yılı bulan yönetimi, kurumun şeffaflığını ve amacını tartışmaya açtı. Başkanın hızla büyüyen şahsi mal varlığı, Avrupa Birliği fonlarıyla yürütülen projelerdeki "ahbap-çavuş" ilişkileri, ulaşılamaz üyelik şartları ve 45 yıl öncesine dayanan alacak davaları; cemiyetin bir meslek örgütü olmaktan çıkıp kapalı devre bir "özel kulüp" hâline geldiği eleştirilerini beraberinde getiriyor.

30 Yıllık Başkan Bilgin’in Dikkat Çeken Mal Varlığı

Tam 30 yıldır Gazeteciler Cemiyeti'nin başkanlık koltuğunda oturan Nazmi Bilgin’in şahsi mal varlığı, mesleğin içinde bulunduğu ağır ekonomik krizle taban tabana zıt bir tablo çiziyor. Antalya Kaş’ta otel ve arsaları, Ankara Gölbaşı’nda ise otel ve meyhanesi bulunan Bilgin’in bu "başarısı", cemiyetin imkânlarının kimler için seferber edildiği sorusunu akıllara getiriyor.

AB Fonları ve "Akademi" Kılıfı Altında Seçim Çalışması

Cemiyetin son dönemdeki en tartışmalı faaliyetlerinden biri de "Gazeteciler Cemiyeti Akademi" adıyla kurulan yapı. Avrupa Birliği'nin finansman desteğiyle hayata geçirilen “Demokrasi için Medya, Medya için Demokrasi” projesi kapsamında eğitimler düzenleniyor.

Cemiyetin resmî açıklamalarına göre bu eğitimlerin amacı oldukça parlak: "İnsan hakları odaklı habercilik, sorunlara çözümler sunacak gazetecilik, güncel teknolojik araçlar ve bağımsız medya kuruluşu olabilmenin ipuçlarını vermek..."

Ancak kapalı kapılar ardında işleyen sistemin farklı olduğu iddia ediliyor. Proje bütçesinden "ders verme" adı altında sürekli olarak aynı ve belirli isimlere para aktarılıyor. Dahası, yurt genelinde düzenlenen bu sözde eğitim çalışmalarının, aslında yaklaşan genel kurula yönelik bir seçim hazırlığı olduğu belirtiliyor.

Eğitime katılan ve mesleki umut arayan gariban gazetecilere ise teselli ikramiyesi olarak hiçbir geçerliliği ve işlevi olmayan, "Başkan İmzalı Başarı Sertifikası" veriliyor.

 

Meslek Örgütünden "Saadet Kulübü"ne Geçiş

Cemiyetin, gazetecilik mesleğinin krizini çözmek bir yana, bu krizi daha da derinleştiren bir yapıya büründüğü görülüyor. Cemiyete üye olabilmek için getirilen "yönetim kurulundan iki üyenin referansı" şartı, kurumu bağımsız bir meslek örgütü olmaktan çıkarıp dar bir zümrenin tekelindeki "özel kulüp" hâline getirmiş durumda.

Sadece yönetim çevresine yakın isimler içeri alınırken, sahada ter döken gerçek gazeteciler dışarıda bırakılıyor. Cemiyet yönetiminin sık sık devletin gazetecileri ciddiye almamasından yakınması ise büyük bir çelişki barındırıyor. Eleştirmenler haklı olarak şu soruyu soruyor: "Devleti eleştirmek kolay; ama siz önce kendi kurumunuzun meslektaşlarınızı ciddiye alıp almadığını sorguladınız mı?"

45 Yıllık Gaflet: Uçup Giden 50 Bin Liralar

Cemiyetin geçmişteki mali sicili de günümüzdeki uygulamaları kadar tartışmalı. Bundan tam 45 yıl önce, meslektaşlardan toplanan 50'şer bin liraların akıbeti hâlâ meçhul. Hak sahiplerine ödenmesi gereken bu meblağların "zaman aşımı" bahanesi arkasına sığınılarak ödenmemesi, kurumun kendi üyesine duyduğu saygının boyutunu gözler önüne seriyor.

Sonuç olarak; Gazeteciler Cemiyeti'nin dışarıyı suçlayan ve sürekli yakınan toplantılar yapmak yerine, bu iç sorunları samimiyetle masaya yatırması gerekiyor. Aksi takdirde, savunulduğu iddia edilen "çok sesli bağımsız medya" ideali, AB fonlarıyla finanse edilen ve sadece dar bir azınlığın faydalandığı bir vitrin projesinden öteye gidemeyecek.

Yorumlara Git

İçişleri Bakanlığı'ndan 'Şanlıurfa' açıklaması

Futbolcu cinayetinde Aleyna Kalaycıoğlu ve Alaattin Kadayıfçıoğlu için karar

'Son dakika' servis edildi! Bakan Hakan Fidan'dan Katar hamlesi

CHP’li İBB’den Tuzla’da 30 bin mazlumu sokağa atma tehdidi! Genç Başkan Eren Ali Bingöl’den kendi partisine sarsılmaz isyan!

Kırmızı alarm verilen İtalya'da tehlike büyüyor