AKİT MENÜ

Gündem

Başörtüsüne anayasal güvence şart

İslam’a ve Müslümanlara yönelik kadim düşmanlıklarından milim taviz vermeyen laikçi yobazlar, yasal boşluklardan aldıkları cesaretle her fırsatta dindarların manevi değerlerine nefret kusuyor. Seküler yobazlar, başörtülülerin ‘imha edilmesini’ isteyecek kadar ileri giderken; hukukçular, yeni bir 28 Şubat’a izin verilmemesi için başörtüsünün anayasal güvence altına alınmasının şart olduğunu dile getirdiler.

Haber Merkezi

Buğra Kardan  İstanbul

Dine ve Müslümanlara yönelik kadim düşmanlıklarından milim taviz vermeyen seküler yobazlar, yasal boşluklardan aldıkları cesaretle her fırsatta dindarların manevi değerlerine nefret kusuyor. Seçimler öncesi mütedeyyin kesimden oy çalmak adına ‘Başörtüsüne yasal düzenleme’ söylemiyle ortaya çıkan, “Anayasa değişikliği’ denince anında çark eden muhalefetten yüz bulan laikçi bağnazlar, son günlerde başörtülü kadınlara yönelik saldırılarına hız verdi. Sakarya’da markette gördüğü tesettürlü kadınlara “Karafatmalar sizi, defolun” diye hakaret eden, Ankara’da çarşaflı kadınlara “Sizden midem bulanıyor” diyerek fiziksel saldırıda bulunan, Beyoğlu’nda bir AVM’de gördüğü tıp öğrencisi kız kardeşlerin başörtülerini zorla açmaya çalışan ve Mersin’de haşemalı kadınların havuza girmelerini önleyen seküler yobazların saldırıları hafızalarda yerini koruyadursun, Hatice Öncel isimli provokatörün “Kapalılar İmha edilsin” ifadeleri bardağı taşırdı. CHP’yle birlikte hazırladıkları anayasa taslağına “Devlet doğal hayatı ve hayvanları korur” cümlesini koydukları hâlde Başkan Erdoğan’ın “Başörtüsüne anayasal güvence getirelim” çağrısına kulak tıkayan muhafazakar muhalefet partilerinin de artık elini taşın altına sokmaları gerektiğini belirten uzmanlar, dindar kadınların özgürlükleri için kalıcı adım atılması vurgusu yaptılar.

 

YENİ 28 ŞUBAT’A İZİN VERİLMESİN

Akit’e konuşan Avukat Sakiye Pehlivan, şunları dile getirdi: “Ne yazık ki başörtülüleri hedef alan pek çok hadise oluyor. Ancak belli kesimin katliamını isteme ağır suç teşkil eder. Bu kendini bilmezliktir. Ne yazık ki kadına şiddet kadından gelmektedir. Bu, nasıl bir ruh hâlidir? Bundan birkaç gün önce bir kadın kendi kullanımına tahsis edilmiş havuza girmesi engellenmiş. O videoyu yayınlayan hanımefendi bu olaydan örnek veriyor. ‘Buranın kuralı var’ diyor. Ne kuralıymış bu hangi insan hakkı kanunda varmış merak etmemek elde değil. Bu tarz hiç de azımsanmayacak kitlenin söylemleri mevcut. Oysa ki kimse bir başkasını inancından, yaşam biçiminden, kılık kıyafetinden, kimliğinden ötürü aşağılayamaz ya da yok sayamaz. Birilerinin 28 Şubat döneminde olduğu gibi başörtülülere yasaklar getirmemesi için de anayasal önlem alınmalıdır.”

 

ANAYASAL GÜVENCE ŞART

Önce İnsan Uluslararası Kadın ve Çocuklarla Dayanışma Derneği Başkanı Nuray Canan Songür de şunları söyledi: “Bizler yıllardır ‘Bir olalım, dayanışalım, farklılıklarımızı nefretin değil; birlikte yaşamanın zemini hâline getirelim’ derken bazı çevrelerin hâlâ nefret dilinden, ötekileştirmeden ve toplumsal kutuplaşmadan beslenmeyi tercih ettiğini görüyoruz. Eski Türkiye’nin ayrımcı, yasakçı ve insanları kıyafetleri üzerinden dışlayan anlayışı milletimizin vicdanında çoktan mahkûm edilmiştir. Ancak bugün görüyoruz ki bu zihniyet, tamamen ortadan kalkmış değildir. Fırsat bulduğu anda yeniden ortaya çıkmakta, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi yaşamayan ve kendisi gibi giyinmeyen insanları düşmanlaştırmaktadır. Bu nedenle başörtüsü özgürlüğünün yalnızca toplumsal kabule bırakılmaması, anayasal güvence altına alınması gerektiği bir kez daha açıkça görülmüştür. Bizler, başörtülü ya da başörtüsüz tüm kadınların onurunu, güvenliğini ve özgürce yaşama hakkını savunuyoruz. Hiçbir kadın kıyafeti, inancı veya yaşam tercihi sebebiyle hedef gösterilemez. Bu nefret dilini kınıyoruz.”

 

“DENETİMLER ARTSIN” ÇAĞRISI

Avukat Kaan Bayramzade ise devletin başörtülülere yönelik ayrımcı uygulamalara karşı denetimlerin artması gerektiğini vurgulayarak, şunları ifade etti: “Sosyal medya üzerinden başörtülü kadınları hedef alan kadın hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 216’ncı maddesi 1’inci fıkrası gereği soruşturma açıldı. Bu fıkrada ‘Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen kışkırtma’ suçu geçiyor. Kanımca hukuken isabetli karar alındı. Cezanın da ağır olup olmayacağına bakacağız. Ancak Avrupa, İskandinav ülkelerinde başörtülülere yönelik bu kadınınkine benzer beyanlara çok sert tepkiler veriliyor. Öbür yandan başörtülülere yönelik ayrımcılık devam ediyor. Bunlara belli sitelerde havuzlara, tesislere giriş yasağı uygulanıyor. O nedenle denetim mekanizmaları devrede olmalı.”

Yorumlara Git

İsrail kankası Yunanistan’la da ters düştü

Son dakika! Çok sayıda gözaltı ve tutuklama var: Siber farelere ağır darbe

Peygambere hakaret eden LEMAN'ı protesto edenler mahkemeye çıkarıldı, Çağlayan Adliyesi tekbirlerle inletildi!edenler mahkemeye çıktı, Çağlayan Adliyesi tekbirlerle inletildi!

Türkiye'nin Erdoğan'a çok ihtiyacı var!

İslam karşıtı Leman’ı protesto etti savcı dava açtı