AKİT MENÜ

Aktüel

Türkçe ezan değil tuğyanileşme

Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan 'Türkçe ezan değil tuğyanileşme' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi

 

İşte Onkoloji Doktoru Mehmet Arslan'ın kaleme aldığı o yazı;

Bugün Türkçe ezan saçmalığının, yalanının, dolanının bittiği ve ezanın ilahi hürriyetine aslına kavuştuğu günün yıldönümü.

On sekiz sene, on sekiz sene Türkçe yapıyoruz ezanı diye Yunanca yaptılar. Yunan mitolojisine dönüştürdüler. Ezan aslı Kur'an'ı ilahi ve Gur'an Türkçesi. Zaten ezanın aslı Türkçe ama Selçuklu'nun Osmanlı'nın başardığı Kur'an'ı Türkçe. Selçuklu'nun Osmanlı'nın Kur'an'ı Türkçesinden kurtulup Yunan'ın Yunanî Türkçesine yaslanmak isteyenler on sekiz yıl süren bir yalana, bir alavereye bu ülkeyi mahkûm ettiler. Bakın o Türkçeleştirme hiç kimsenin söylemediği, ne siyasi, ne tarihçi, ne ilahiyatçı, hiç kimsenin dikkat etmediği bir hakikati gündem edeceğim. O Türkçe değildi.

Kur'an'ın aslı, bu ezanın aslı Selçuklu Osmanlı'nın Kur'an'ı Türkçesidir. Sadece Arapça değil. Kur'an'ı Türkçedir.

Allah Ekber. Şehadet, la ilah illa Allah. Muhammed Resulullah. Hayye sala. Hayye felah. Allah Ekber. La ilah illa Allah.

 

Bu Selçuklu Osmanlı'nın bin yıl kullandığı Kur'an'ı Türkçesi, Gudüs Türkçesi ama Kur'an'a, Gudüse, kutsala sırtını dönen ve yüzünü, kıblesini düşman Yunan'a, Batı'ya dönen tek parti zihniyeti bu ülkede on sekiz sene ezanı yunanî'yi okuttu, Yunanî.

O Türkçe değildi. Şu andaki bile Yunan latin alfabesi. Kur'an alfabesinin suyu mu çıktı? Bakın mesele Türkçeleştirme değil.

Mesele Türkçeleştirme olsaydı Osmanlı Selçuklu'nun yaptığı gibi yapardı. Ama mesele ne? Mesele Kur'an'a, İslam'a, Gudüse yabancılaşma, Allah'a yabancılaşma, Allah'a put durma, Allah'a kalkışma, haşa. Ve bakın ezanda on bir defa Allah ismi geçer.

On bir defa. Bunun İbrancesi de Allah'tır. Arapçası da Allah'tır. Türkçesi de Allah'tır. Ama ona ne dediler biliyor musunuz? Kur'an'da üç defa da ilah geçer ezanda.

Ezanda üç defa ilah. Onun karşılığı belki Tanrı olabilir. Ama Allah ayrı.

Allah özel ilah demek. Yahudinin bile yapmadığını, ingilizin bile yapmadığını, tek parti dönemi, partiler, paşalar, ezanın, dinin temeline tepki suyu dökmek için. Ne dediler? Allah yerine bakın Türkçeleşme değil, Tüğyanileşme, Allah ismi yerine Tanrı ismi geçti.

 

Tüğyanileşildi. Ne dendi? Tanrı uludur. Bugün on altı Haziran Türkçe ezan saçmalığının, yalanının, dolanının bittiği ve ezanın ilahi hürriyetine aslına kavuştuğu günün yıldönümü. On sekiz sene, on sekiz sene Türkçe yapıyoruz ezanı diye Yunanca yaptılar. Yunan mitolojisine dönüştürdüler. Ezan aslı Kur'an'ı ilahi ve Gur'an Türkçesi. Zaten ezanın aslı Türkçe ama Selçuklu'nun Osmanlı'nın başardığı Kur'an'ı Türkçe. Selçuklu'nun Osmanlı'nın Kur'an'ı Türkçesinden kurtulup Yunan'ın Yunanî Türkçesine yaslanmak isteyenler on sekiz yıl süren bir yalana, bir alavereye bu ülkeyi mahkûm ettiler.

Bakın o Türkçeleştirme hiç kimsenin söylemediği, ne siyasi, ne tarihçi, ne ilahiyatçı, hiç kimsenin dikkat etmediği bir hakikati gündem edeceğim. O Türkçe değildi.

Kur'an'ın aslı, bu ezanın aslı Selçuklu Osmanlı'nın Kur'an'ı Türkçesidir. Sadece Arapça değil. Kur'an'ı Türkçedir.

Bakın: Allah Ekber. Şehadet, la ilah illa Allah. Muhammed Resulullah. Hayye sala. Hayye felah. Allah Ekber. La ilahe illallah. Bu Selçuklu, Osmanlı'nın bin yıl kullandığı Kur'an Türkçesi, Gudüs Türkçesi ama Kur'an'a, Gudüs'e, kutsala sırtını dönen ve yüzünü, kıblesini düşman Yunan'a, Batı'ya dönen tek parti zihniyeti bu ülkede on sekiz sene ezanı yunanî'yi okuttu, Yunanî.

 

O Türkçe değildi. Şu andaki bile Yunan latin alfabesi. Kur'an alfabesinin suyu mu çıktı? Bakın mesele Türkçeleştirme değil.

Mesele Türkçeleştirme olsaydı Osmanlı, Selçuklu'nun yaptığı gibi yapardı. Ama mesele ne? Mesele Kur'an'a, İslam'a, Gudüs'e yabancılaşma, Allah'a yabancılaşma, Allah'a karşı durma, Allah'a kalkışma, haşa.

Ve bakın ezanda on bir defa Allah ismi geçer.

On bir defa. Bunun İbrancesi de Allah'tır. Arapçası da Allah'tır. Türkçesi de Allah'tır. Ama ona ne dediler biliyor musunuz? Tanrı. Kur'an'da üç defa da ilah geçer ezanda.

Ezanda üç defa ilah. Onun karşılığı belki Tanrı olabilir. Ama Allah ayrı.

Allah özel ilah demek. Yahudinin bile yapmadığını, ingilizin bile yapmadığını, tek parti dönemi, partiler, paşalar, ezanın, dinin temeline tepki suyu dökmek için ne dediler? Allah yerine tanrı dediler, bu Türkçeleşme değil, Tüğyanileşme, Allah ismi yerine Tanrı ismi geçti.

Tüğyanileşildi. Ne dendi? Tanrı uludur. İlah uludur.

 

Ezanda ise ilah ve Tanrı kavramı reddedilir. Allah ululanır. Allah yüceltilir.

On bir defa, üç defa da ilah Tanrı aşağılanır, reddedilir. Ama Türkçeleşti diye on dört defa, Tanrı uludur'a dönüştü bu. Peki Tanrı kim? İlah, otorite. O gün otorite kimse. Yönetici kimse. Sultan kimse. Sulta kimse, tanrı ilah o. Tanrı o. Yunan mitolojisi. Bakın Yunan mitolojisindeki Tanrılar.

Saltanat en azından babadan oğula geçiyordu. Babadan oğula bile geçmeyen ebedi bir saltanat inşa edildi. Yüz yıl sonra aynı saltanat, aynı tek parti, aynı tek adam hükümetleri devam ediyor ülkede. Ne demek oluyor o zaman biliyor musunuz? Tanrı uludur deyince o gün otorite, sulta, saltanat, yönetim, kimdeyse, kimseyse o uludur demektir.

Böyle bir tuzak kuruldu. Böyle bir şeytani tuzak kuruldu. Bu tuzağı kim kurdu? Bu tuzağı Siyoniler kurdu.

Bu tuzağı bakın şu anda şu anda en şeriatçı devlet olan Siyoniler, Siyoniler Türkiye'de böyle bir anlayışı kurdular. Sözde bizim siyasetçiler de Siyoniler'i taklit ederek isteyerek veya korkarak veya aldanarak onların tuzağına geldiler ve ezandan Allah ismini çıkardılar. Peki sonra ne oldu? Allah'a saygı duymayan, Siyonizme itiraz etmeyen, satanizme, cinsi sapkınlığa, ideolojik sapkınlığa itiraz etmeyen Siyoni laikçi, Siyoni kemalist ve Siyoni dikta rejimlerini kollayan Türk halkını birbirine düşüren ve Siyonizmi yüceleştiren, satanizmi yüceleştiren, ateizmi yüceleştiren, deizmi yüceleştiren anlayış Tanrı uludur diyerek başladı.

 

On sekiz yıl Allah uludur denmedi. O gün sultan kimse o uludur anlamına Tanrı uludur dendi. Ama hiçbir ilahiyetçi, hiçbir siyasetçi, hiçbir akademisyen bu tuzağa, bu şeytani hileye bu ülkenin dikkatini çekmedi.

Kısır kısır tartışmalarla birileri devlet adamını ilahlaştırırken öbürleri de din adamlarını, şıhlarını ilahlaştırdılar ve birbirleriyle hamasi tartışmanın içine girdiler. Ama Siyonizm malı götürdü. Siyanizm bütün Türk ve Arap ülkelerini, Müslüman ülkeleri bu şekilde beyinlerini kirletti. Gönüllerine pislik etti. Onları Allah'a düşman etti. Hakikate düşman etti.

Şu anda da Siyonizmin satanizmin bebekleri öldürmesi, dünyayı savaşa ateşe sevk etmesine itiraz etmediler. Bize neci, bana neci neme lazımcı bir nesil yetişti. Tanrı uludur diyerek.

Allah'ı tekbir etmek dururken bizi yaratan, yaşatan, yediren, içiren ve ancak kendisine geleceğiniz, döneceğiniz Allahı ululamak dururken ona itiraz eden, ona karşı hadsizleşen, ona karşı Siyoni'nin bile yapmadığı hadsizliği yapan çapulcular, haydutlar, eşkıyalar, cuntacılar, darbeciler bir şekilde bir şekilde Allah yücedir, Allah Ekber ayetini ezanını değiştirdiler ve insanları satanizme, Siyonizme peşkeş çektiler. Peşkeş çektiler.

 

Onun için bu Türkçeleştiriyoruz diye Siyonileştirdikleri ezanın aslına Kur'an'ı Türkçe'ye dönüşünün hürleşmesinin seneyi devriyesinde biz burada konuyu yeniden gündem ediyoruz. Ve ezanı aslıyla Kur'an'ı Türkçe okuyoruz. Tekrar okuyarak bunun neresi yabancı?

Allah Ekber Allah Ekber.

Şehadet la ilah illa Allah. Muhammed Resulüllah. Hayye salah. Hayye felah. Allah Ekber. La ilah illa Allah.

Bakın bu Osmanlı Türkçesi, Selçuklu Türkçesi, Gur'an Türkçesi. Biz Yunani Türkçe istemiyoruz. Biz batıcı, işgalci, Siyoni, Yunan alfabesi istemiyoruz.

Biz Kur'an alfabesi, Kur'an'ı Türkçe istiyoruz. Onun için ezanımıza da dokunulmasın. Imanımıza da dokunulmasın.

Camilerimize dokunulmasın. Kutsalımıza Kudüs'ümüze dokunulmasın. Ve o Siyonilerle işbirlikçilik yapılmasın.

Oradaki Kuvayi Milliye'ye, oradaki Filistinlilere terör örgüt diyen işbirlikçileri lanetliyoruz. Lanetliyoruz. Ve oradaki Kuvayi Milliye'nin uzantısı Filistin muhafızlarına, Kudüs muhafızlarına ezanımıza sahip çıktığımız gibi sahip çıkıyoruz.

 

Ve biz başkalarını değil Allah'ı ululuyoruz. Allah'ı bayraklaştırıyoruz. Ve bizim bayrağımızda da la ilah illa Allah yazıyor.

Ve Allah'sız bayrak olmaz. Allah'sız bayrak olmaz. Allah'lı bayrak inmez, ilahi ezan dinmez diyoruz.

Mülk, ülke Allah'ın. İlahi ezanı hazmedemeyenler, ilahi dünyayı ve bedenlerini terkedeblirler. İran'a, Arabistan'a diyenler, cehenneme gidebilirler.

Vallahi bu hakka hukukla karşı haksızlaşanlar ancak kendilerine yaparlar. Ancak kendilerine zarar verirler. Onun için hakka hakikate Allah'a hiç kimse zerre zarar veremezler. Sadece nankörlüklerini, kaybettiklerini, eşkıyalıklarını, vicdansızlıklarını, islamsızlıklarını açık etmiş olurlar. Ve bu verilen nimetler ellerinden çekip alınır. Dünya cehennem olur.

Dünya olmadı, ahiret cehennem olur. Hâlbuki biz ahireti cennet, dünyayı da cennet yapmak istiyoruz. Onun yolu da ezana Allah'a, imana, emniyete, İslam'a, selamete, Kudüs'e, kutsala sahip çıkmaktan geçer diyoruz.

Ve hakka hakikate sahipliğe davet ediyoruz. Şu mübarek günde, şu mübarek mekânda bu mekânın ve zamanın hakkını verelim. Hakka sahip çıkalım.

 

Kendi insanlığımızı, vicdanımızı ayağa kaldıralım. Dünyamızı siyoni işbirlikçilerinin ateşe atmasından dünyayı da kurtaralım. Geleceğimizi de, ahiretimizi de kurtaralım.

Allah şahitliğinizi mübarek etsin. Allah'a emanet olun.

Yorumlara Git

CHP’de sıcak gelişme! Kurultay için tarih açıklandı

Ali Mahir hukuka ve demokratik düzene meydan okudu!

Tahran’dan füze iddialarına sert yalanlama! Masada füze yok, pazarlık iddiaları tamamen asılsız!

Rüzgar ters esince mi yazacaksınız? ‘En az 100 bin avro isteyelim başkanım’

Mahalli idareler için dikkat çeken çağrı: “Kapsamlı bir yerel yönetimler reformuna ihtiyaç var”