AKİT MENÜ

Gündem

AB’li Kıbrıs planı tutmaz

Avrupa Birliği’nin şımarttığı Rumlar boş durmuyor. Rum basını tarafından sızdırılan ve BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi tarafından şekillendirilen plana göre; adada eskiye dönülecek. Kıbrıs’ta iki kurucu devletin yer alacağı, siyasi eşitlik ve sınırlı ortak sorumluluklar temelinde AB içinde gevşek bir yapının kurulması öngörülüyor

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Sebahattin Ayan  İstanbul

Rumlar ve AB, kurulduğu 1960 yılından bu yana Ada’da Kıbrıslı Türk varlığını tehdit eden Kıbrıs Cumhuriyeti’ni yeniden canlandırma planlarını hızlandırdı. Rum basını tarafından sızdırılan ve BM Genel Sekreteri’nin kişisel Temsilcisi Maria Ángela Holguín tarafından şekillendirilen plana göre Ada’da eskiye dönülecek. Adada iki kurucu devletin yer alacağı, siyasi eşitlik ve sınırlı ortak sorumluluklar temelinde AB içinde gevşek bir yapının kurulması öngörülüyor.

ESKİYE Mİ DÖNÜLECEK?

Plan kapsamında Maraş, Güzelyurt ve Mesarya bölgesinin bazı kısımlarının Rum yönetimine devredilmesi, karşılığında ise Kıbrıs Türk tarafına uluslararası alanda daha fazla tanınma imkânı sağlanması gündeme geliyor. Diğer önemli başlıklar arasında 1960 Garanti Sistemi’nin NATO benzeri bir formülle değiştirilmesi, 2-3 yıllık bir geçiş sürecinin uygulanması, doğrudan ticaret, doğrudan uçuş ve doğrudan temasın kademeli olarak hayata geçirilmesi ve Türkiye-AB ilişkileri ile Kıbrıs çözüm sürecinin daha güçlü şekilde birbirine bağlanması yer alıyor. “Kırmızı Çizgiler” olarak ortaya atılan skandal önerinin İsrail’in isteği olduğunu belirten KKTC Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Yasemin Öztürk, şunları söyledi:

 

İŞİN ASLI SİYONİST PLAN

“Bir taraftan BM Genel Sekreter Guterres tarafından hazırlandığı ileri sürülen Kıbrıs konusunda yeni bir süreç çalışmaları diğer taraftan sızdırılan Rum Ulusal Güvenlik Konseyi raporları ile Kıbrıs Türk halkının egemenlik hakları ve siyasi iradesi, ipotek altına alınarak uluslararası dayatmalara karşı savunmasız hale getirilmeye çalışılıyor. İsrail’in arka bahçesi haline gelen Güney Kıbrıs Rum Liderliğinin sızdırılan raporlardaki taleplerinin Tel Aviv’in istekleri ile örtüşmesi de ayrıca dikkat çekici bir husustur. Rum liderliği, KKTC ve Türkiye’ye karşı İsrail’in etkisiz olduğunu hesapladığı için, Tel Aviv’in isteklerini ‘Kırmızı Çizgiler’ olarak Avrupa Birliği kamuflajı ile masaya sunmaya hazırlanıyor. Bunlar Annan Referandumu’ndan bu yana anlamını yitirmiş bir argümandır. Bir taraftan İsrail, diğer taraftan Fransa ile askeri anlaşmalar yapan Rum liderliğinin barış dili kullanıyor görünüşü bir aldatmacadır. Zira başta kiliseler olmak üzere Rum Milli Muhafız Ordusu ile çeşitli kuruluşlarda sistematik Türk düşmanlığı eğitim faaliyetlerinin temelini oluşturmaktadır. Genç kuşakları KKTC düşmanlığı ve İsrail sempatisiyle yetiştirenlerin barış gibi bir yaklaşımı her zaman şüphelidir. Kıbrıs Türk halkının egemenliği, KKTC’nin devamı, ulusal kimliğimiz, Ada’daki Mehmetçiğin varlığı ve ana vatanımız Türkiye’nin garantörlüğü bizim tartışmasız kırmızı çizgilerimizdir.”

 

TÜRK’Ü YOK SAYMAKTIR

Eski KKTC Cumhuriyet Meclis Başkanı ve UBP milletvekili Zorlu Töre de, şunları söyledi: “Avrupa Birliği’nin bu önerilerini kabul etmek intihar etmek demektir. Bize Sevr Antlaşması benzeri, Mondros Ateşkes Mütarekesi sonrasındaki dayatmaları andıran bir anlaşma teklif ediliyor ve bunun adına Kıbrıs’ta barış deniyor. Ancak buradaki temel hedef, KKTC’yi ortadan kaldırmak ve Türkiye’yi Kıbrıs Adası’ndan uzaklaştırmak, garantörlük haklarını ise sulandırmaktır. Avrupa müktesebatının devreye girmesi, Türkiye’nin Avrupa Birliği üyesi olmadığı bir yapıda, Türkiye’nin garantörlük haklarının fiilen yok sayılması anlamına gelir. Dolayısıyla, Annan Planı’nın yeniden gündeme getirildiği görülmektedir.

 

BOŞUNA BEKLEMESİNLER

KKTC halkı zaten bu topraklara ve yerleşim birimlerine şu anda sığmamaktadır. Bize bu alanlar dar gelmektedir. Biz bu kadar yerleşim birimini Rumlara verip de siyasi eşitliğimizin kabul edileceği, uluslararası ticaretin ve ulaşımın açılacağı yönündeki teklifler, Kıbrıs Türk tarafını ortadan kaldırmaya yönelik tekliflerdir. Bu kabul edilemez. AB ve BM gibi taraflı oluşumlar İsrail’in katliam uyguladığı Gazze’nin barışı ile ilgilensinler. Kıbrıs konusunda yeni bir müzakere zemini oluşturmaya çalışmakta ve bu tavizleri bizden beklemekteler. Bunu ne Türkiye ne de KKTC kabul edebilir.”

Yorumlara Git

Son dakika! Akdeniz’de korkutan deprem! Çevre illerde hissedildi

‘Türkiye’den kaçın gençler’ diyen utanmazlar nerede? Gelen çoğalıyor giden azalıyor!

CHP’de koltuk kavgası yerele yansıdı Yeni başkan binaya çilingir ile girdi

Tasarruf finansmanında ilk sırada: Eminevim’e altın ödül

Batı Trakya’da zulüm varken Heybeliada açılamaz