Gündem
Conileri ağırlamak için genelevleri boyamışlardı! Dünkü kerhaneciler NATO karşıtı oldu
Nikah ve doğum için Batılı ülkeleri tercih eden, çocuklarını Avrupa’da okutan ve NATO destekli tüm darbeleri alkışlayan Haçlı uşakları, Ankara’da gerçekleştirilecek kritik zirveyi dillerine doladılar.
“TÜRKİYE’Yİ NATO ÜZERİNDEN ELEŞTİRMELEri CİDDİ BİR TUTARSIZLIK”
Konuyu Akit’e değerlendiren Yeditepe Stratejik Araştırmalar Merkezi (YESAM) Başkanı Ersan Ergür, “Bu tartışmalarda asıl gözden kaçırılan husus şudur: Türkiye, bugün ne Batı’nın vesayetçi güvenlik anlayışına ne de başka güç merkezlerinin etkisine mahkûm olmak istemektedir. NATO üyeliğini ve Batı ile entegrasyon politikalarını tarih boyunca savunan çevrelerin, bugün Türkiye’yi NATO üzerinden eleştirmesi ciddi bir tutarsızlıktır. Türkiye son yıllarda yerli ve millî savunma sanayisi, bağımsız güvenlik politikaları ve bölgesel iş birlikleriyle kendi stratejik eksenini oluşturmaya çalışmaktadır. Bu nedenle NATO tartışmaları üzerinden yürütülen siyasi polemikler, Türkiye’nin bağımsızlaşma iradesini gölgeleyemez. Türkiye’nin istikameti; başkalarının ittifaklarına eklemlenmek değil, kendi medeniyet ittifakını ve kendi gücünü inşa etmektir” ifadelerini kullandı.
Stratejist E. Kıdemli Albay Mustafa Hacımustafaoğulları da; “Şu anda Türkiye NATO üyesi. Ancak NATO üyesi ülkelerin de hepsinin Türkiye’ye dostluğu olduğunu açık açık söylemek mümkün değil. NATO’nun Türkiye’ye ihtiyacı olduğu için Türkiye’ye kucak açıyor. NATO için Türkiye bir kalkandır. Doğu’dan gelecek tehdit ve tehlikelere karşı Türkiye onlar için önleyici bir güç olduğundan Türkiye’yi kucaklıyorlar ve öyle görünüyorlar. Ancak kendi çıkarları söz konusu olduğu zaman Türkiye’ye her an gözden çıkarabileceklerini göz ardı etmememiz gerekiyor. Terör örgütlerinin borazanlığını yaparak, NATO zirvesine karşı çıkmak doğru değil” değerlendirmesini yaptı.
“Anti-Amerikancı görünme, milleti aldatmaya yönelik bir algıdır”
Bağımsız Ülkücüler Platformu Kurucusu Adnan Baran ise şunları söyledi: “Sol kesimin ve CHP’nin anti-Amerika, anti-emperyalist ya da anti-Amerikancı görünmesi, tamamen milleti aldatmaya yönelik bir algıdır. Amerika ile ilk anlaşmayı yapan 46 yılında CHP’dir. Sonraki döneme baktığımızda 68 kuşağının 6. Filo’ya karşı yaptıkları eylemi hâlâ bugün gözümüzün içine sokmaya çalışıyorlar. Ancak Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının hayatta kalanlarına baktığımızda bugün tamamen Amerikancı bir politika izlediklerini görüyoruz. Amerika’nın Türkiye’deki propagandacısı görevini yapıyorlar. AK Parti iktidarını alaşağı etmek için Amerika’ya ve batıya çağrılar yapıyorlar. Özellikle ‘Kahrolsun Amerika’ ya da ‘Kahrolsun NATO’ diyenlerin 12 Eylül’den sonra sığındıkları ülkelere baktığımızda tamamen ‘Kahrolsun’ dedikleri ülkelere sığındıklarını görüyoruz. Dolayısıyla bunların antiemperyalist, anti Amerikancı söylemlerini asla samimi değiller. Amerika’nın ve batının Türkiye’deki yeni işbirlikçileri Türkiye’deki sol kesimdir. Bu kesimlerin elebaşları tamamen Amerika’nın ve batının kontrolünde hareket eder. Bugün Cumhur İttifakı’nın köşeye sıkıştırmak için NATO karşıtlığı ya da Amerikan karşıtlığı yapmaları asla samimi değildir. Eğer bunlar emperyalizme karşı gerçekten bir duruş sergilemiş olsalardı, bugün Erdoğan’a ve Cumhur İttifakı’nın desteklemeleri gerekirdi. Çünkü Amerikan ve NATO emperyalizminin Türkiye’deki tek düşman ilan ettikleri Cumhur İttifakı ve Erdoğan’dır.