Spor
Batı’nın homo aşkı bitmiyor! Dünya Kupası’nda da sapkınlık propagandası
Türkiye’de dernekleri kullanarak ve fenomenleri fonlayarak sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışan Haçlı Batı, Dünya Kupası’nda skandal bir karar imza attı. FİFA, Mısır-İran maçına sözde gökkuşağı bayraklarıyla girilmesine onay verdi.
BUĞRA KARDAN İSTANBUL
Türkiye’de dernekleri kullanarak ve fenomenleri fonlayarak sapkınlığı meşrulaştırmaya çalışan Haçlı Batı, Dünya Kupası’nda da çirkin yüzünü gösterdi. Karanlık güçlerin güdümünde bulunan FİFA, Mısır-İran maçına sözde gökkuşağı bayraklarıyla girilmesine izin verdi. Amerika’nın Seattle şehrinde oynanacak maçın LGBT propagandasına alet edilmesi, iki Müslüman ülkenin itirazlarının görmezden gelinmesi infial uyandırdı.
Tarihi karşılaşmayı Seattle’daki sözde Onur Haftası'yla aynı tarihe denk getiren, Mısır ve İran’ın başvurularını dikkate almayan, gökkuşağı bayraklarının ‘genel insan hakları ifadesi’ kapsamında değerlendirileceğini duyuran FİFA’ya tepki yağdı. Paris 2024 Olimpiyatları’nda milli sporcumuz Busenaz Sürmeneli’nin karşısına Taylandlı transseksüel boksörün çıkarılması hafızalarda tazeliğini korurken Dünya Kupası’nda eşcinsellik dayatmasında bulunulması Batı’nın ahlâk ve aileyi dinamitleme projesini bir adım ileri taşıdığını ortaya koydu.
Mısır-İran maçını gölgeleyen rezaletle LGBT’nin dünyanın başına bela olduğu tescillenirken Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sapkın akımlara karşı taviz verilmemesi uyarısının haklılığı bir defa daha anlaşıldı.
Aile dostu platformları, Batı’nın homo aşkının bitmek tükenmek bilmediğini vurguladılar. FİFA’nın Dünya Kupası’nda LGBT dayatmasına gitmesinin büyük bir skandal olduğunun altını çizdiler. FİFA gibi sapkınlığı yayma gayretine giren oluşumlara ağır yaptırımlar uygulanması gerektiğini dile getirdiler.
“FİFA TARAFINDAN SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNE DARBE VURULDU”
Akit’e konuşan Türkiye Aile Hareketi Başkanı İlhan Ergincan, şunları söyledi:
“Paris 2024 Olimpiyatları’nda transseksüel sporcuların yarıştırılmasıyla kadına ve sporun doğasına karşı başlatılan ideolojik saldırı, ne yazık ki bugün futbolun en üst vitrini olan Dünya Kupası’na kadar sirayet etmiştir. FIFA’nın Mısır-İran maçında toplumsal hassasiyetleri ve inanç değerlerini hiçe sayarak gökkuşağı sembollerinin stadyuma girişine izin vermesi, sporun birleştirici gücüne vurulmuş ağır bir darbedir. Batı merkezli lobilerin spor arenalarını birer propaganda sahasına dönüştürme ve kendi sapkın ideolojilerini ‘evrensel değer’ maskesi altında tüm dünyaya dikte etme çabası artık gizlenemez bir boyuta ulaşmıştır. Mısır ve İran futbol federasyonlarının kendi kültürel, dini değerlerini koruma adına gösterdikleri haklı direnç Batı’nın küresel sosyo-kültürel mühendislik projelerine karşı verilmiş son derece onurlu bir tepkidir. Türkiye Aile Hareketi olarak açıkça ifade ediyoruz ki insanlığın en kutsal kalesi olan aile kurumunu, toplumsal ahlakı ve genç nesillerin zihinsel berraklığını hedef alan bu küresel abluka insanlığın başına bela edilmek istenen organize bir tehdittir.
Batı dünyasının fon fon, ekran ekran büyüterek meşrulaştırmaya çalıştığı bu propaganda sadece bireysel bir tercih meselesi değil, toplumların kimliklerini ve geleceklerini imha etme girişimidir. Bu küresel dayatmanın karşısında hiçbir ülkenin tek başına bırakılmaması gerekmektedir. İnancını, kültürünü, ailesini ve geleceğini korumak isteyen ülkelerin tamamının diplomatik, hukuki ve sportif platformlarda ortak adımlar atması ve küresel ölçekte güçlü bir blok oluşturması artık hayati bir zorunluluktur. Türkiye, gerek devlet düzeyinde gerekse sivil toplum hafızasında, ailenin korunması ve küresel ifsat hareketlerine karşı duruşu noktasında dünyaya her zaman öncü ve örnek bir model sunmuştur. Yaşanan bu son FIFA skandalı, Türkiye’nin bu kararlı ve tavizsiz duruşunun ne kadar haklı, isabetli ve zamanın ruhuna uygun olduğunu bir kez daha tescillemiştir. Bizler, Türkiye Aile Hareketi olarak, küresel spor organizasyonlarının kirli ajandaların esiri edilmesine karşı sesimizi yükseltmeye devam edecek; aile yapımızı koruma ve bu haklı davamızı uluslararası arenada destekleyen her türlü çalışmaya öncülük etmeyi sürdüreceğiz.”