Tarih
27 Haziran 1983: Muhsin Demironat'ın vefatı (Tezhip Sanatkârı ve Hocası)
Onlar; yaşadıkları döneme maddi manevi anlamda damga vurarak iz bırakıp gittiler. Bugün, Tezhip Sanatkârı ve Hocası Muhsin Demironat'ı hayırla yâd ediyoruz.
İnebolu’da doğdu. Babası Yüzbaşı Hüseyin Hikmet, Trablusgarp Harbi’nde (1911) şehid düşünce ağabeyi Hilmi ile birlikte dedesinin yanında büyüdü. Ailesi sonraki yıllarda İstanbul’a giderek Beylerbeyi’nde Abdullah Ağa mahallesine ve ardından Üsküdar’a yerleşti.
İlköğrenimini Üsküdar Sultânîsi’nin ibtidâî kısmında tamamladı. 1929’da İstanbul Erkek Muallim Mektebi’nden mezun oldu. Burada Tuğrakeş İsmail Hakkı Altunbezer, resim hocası Şevket Dağ, elişi hocası Celâl ve tahnîtçi Kenan beylerden faydalandı. Mektebin son sınıfında iken hocası İsmail Hakkı Bey’in tavsiyesi üzerine Medresetü’l-hattâtîn’e devam etti.
İlk hocalığına Bandırma’nın Perema sahil köyünde başladı. İki yıl sonra Galatasaray Lisesi’nin ilk kısmına resim hocası tayin edildi. 1936’da Güzel Sanatlar Akademisi Türk Tezyînî Sanatları Bölümü’ne kaydoldu. Burada Altunbezer’in fahrî asistanlığını yaptı. 1941’de mezun olunca ek görevle 1945’te Türk Tezyinatı Bölümü öğretmenliğiyle akademiye geçti. Medresetü’l-hattâtîn’e devamı sırasında Osmanlı devrinden kalan son müzehhip Bahâeddin Bey’den (Tokatlıoğlu) faydalandı.
Altunbezer’in tesirinde kalarak ilk eserlerini bu yolda veren Muhsin Demironat, akademideki hocalığı sırasında M. Necmeddin Okyay’ın telkinleriyle meslektaşı Fatma Rikkat Kunt’la beraber klasik yolda eserler verip kendi tarzını ortaya koydu. 31 Ağustos 1966’de akademideki görevinden ayrıldı ve 1 Eylül’de Yıldız Çini ve Porselen Fabrikası müdürlüğüne tayin edildi. Burada hayatının hem en başarılı hem de en yorucu dönemini yaşadı ve 22 Mart 1972’de emekliye ayrıldı.
Tezhip sanatının önde gelen isimlerinden olmasına rağmen verimli çağları bu sanata karşı ilginin azaldığı yıllara rastladığından ailesini geçindirme kaygısı, yok pahasına eserler vermesine ve tezhipten uzaklaşmasına yol açtı. Ömrünün son yıllarında mahkemelerde bilirkişilik yaparak geçinmeye çalıştı. 27 Haziran 1983’te vefat etti ve ertesi gün Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.