Aktüel
Türkiye’de Alkol Kullanımı ve Örtülü Reklam Tehdidi Mercek Altında
Yeşilay Akademi tarafından hazırlanan “Türkiye Alkol Araştırma Raporu 2026”, Türkiye’de alkol kullanım alışkanlıkları, alkolün sağlık ve ekonomi üzerindeki etkileri ile endüstrinin gençleri hedef alan örtülü pazarlama yöntemlerini kapsamlı verilerle ortaya koydu. Raporda, özellikle influencer paylaşımları ve dijital mecralardaki örtülü reklamların gençler açısından ciddi risk oluşturduğu belirtilirken, denetimlerin sıkılaştırılması ve koruyucu politikaların güçlendirilmesi çağrısı yapıldı.
SEBAHATTİN AYAN İSTANBUL
Bağımlılıkla mücadelesini aralıksız sürdüren Yeşilay, özellikle çocukları ve gençleri alkol, tütün, uyuşturucu, kumar ve dijital bağımlılık başta olmak üzere her türlü zararlı alışkanlıktan korumak için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Yeşilay, alkol tüketiminin bireysel ve toplumsal etkilerini kapsamlı verilerle ortaya koyan ‘Türkiye Alkol Araştırma Raporu 2026’yı yayımladı. Yeşilay Akademi tarafından hazırlanan “Türkiye Alkol Araştırma Raporu 2026”, Türkiye’deki alkol tüketim alışkanlıklarını, sağlık üzerindeki etkilerini ve alkol endüstrisinin pazarlama stratejilerini tüm detaylarıyla ortaya koydu. Yaklaşık 35 bin kişiyle yapılan araştırmaya dayanan rapor, Türkiye’nin alkol kullanım yaygınlığı açısından birçok ülkeye göre koruyucu bir konumda olduğunu ancak belirli risk gruplarının dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguluyor.
ALKOL KULLANIM YAŞI 19,4’E DÜŞTÜ
Raporda yer alan “15 Yaş ve Üzeri Nüfusta Alkol Tüketim Araştırması” sonuçlarına göre, Türkiye’de halkın %20,8’i yaşamı boyunca en az bir kez alkol kullandığına değinildi. Güncel verilere bakıldığında, son 12 ayda alkol kullananların oranı %11,4; son 30 günde kullananların oranı ise %7,1 olarak kaydedilirken araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri ise alkole başlama yaşı oldu. Rapora göre; Türkiye’de ilk alkol kullanım yaşı ortalama 19,4 olarak saptanırken, katılımcıların yarısının alkolü 18 yaşında veya daha erken bir dönemde deneyimlediği görülmektedir. Alkole başlama nedenleri arasında ise sırasıyla arkadaş etkisi (%48,8), eğlence amacı (%45,4) ve merak (%43,6) ilk üç sırada yer aldığı kaydedildi.
Diğer yandan ülkemiz, kişi başına yıllık 2 litrelik saf alkol tüketimiyle OECD ülkeleri arasında en düşük tüketim grubunda yer aldığı kaydedildi. Ancak raporda, bu düşük ortalamanın alkol kullanan bireyler arasındaki yoğun içme örüntülerini maskelediği uyarısı yapılırken özellikle aktif kullanıcıların %56,2’sinin mevcut alkol tüketimini sağlık açısından “ne zararlı ne de yararlı” görmesi, toplumdaki risk algısının düşüklüğünü gözler önüne sermektedir.
SAĞLIK VE EKONOMİDE AĞIR TAHRİBAT
Raporda, alkolün 200’den fazla hastalık ve yaralanmayla ilişkili olduğu, ayrıca Dünya Sağlık Örgütü tarafından en yüksek risk grubunu ifade eden Grup 1 kanserojen olarak sınıflandırıldığı hatırlatıldı. Raporda, alkol tüketiminin sağlık üzerindeki etkileri arasında karaciğer yağlanması, hepatit ve sirozda ciddi artış yer aldığı kaydedildi. Raporda ayrıca alkol bağımlılığının yalnızca bireysel değil, ekonomik açıdan da ağır sonuçlar doğurduğuna dikkat çekilerek, Yeşilay verilerine göre 2025 yılı itibarıyla Türkiye’de alkol bağımlılığının topluma toplam maliyetinin yaklaşık 9 milyar dolar olarak tahmin edildiği ifade edildi.
Raporun en çarpıcı bölümlerinden birini alkol endüstrisinin reklam yasaklarını delme stratejileri oluşturduğuna dikkat çekildi. Türkiye’de alkol reklamlarının yasak olması nedeniyle firmaların; marka adı yerine renkler, yazı tipleri, sloganlar ve “+1”, “%100” gibi ibareler üzerinden örtülü reklam yaptığı belirtildi. Ayrıca, sosyal medya fenomenlerinin yaşam tarzı paylaşımları içine alkol ürünlerini yerleştirmesi ve “mokteyl” (alkolsüz kokteyl) adı altında sunulan ürünlerle kokteyl kültürünün normalleştirilmesi, gençler üzerindeki riskleri artttırdığına yer verildi.