Gündem
Yunan basını, hezeyanları manşete taşıdı: Neoconcu Rubin Atina’nın tek umudu!
ABD Kongresi, neocon çevrelerin Türkiye nefretini kusma platformuna dönüştü. Sözde analist Michael Rubin’in Kıbrıs’taki Türk varlığını hedef alan akıl dışı iftiralarına, Yunan basını adeta mal bulmuş mağribi gibi sarıldı. Pentapostagma’nın manşetine taşıdığı bu densiz hezeyanlar ve uçuk F-35 senaryoları, Türk paranoyasıyla yaşayan Atina’nın aciz tesellisini gözler önüne serdi.
TAHSİN HAN
ABD Kongresi, neocon çevrelerin ve fonlanan karanlık analistlerin içindeki Türkiye nefretini bir kez daha dışarı vurduğu kirli bir tiyatroya sahne oldu. Orta Doğu Forumu adlı yapının sözde analisti Michael Rubin, Kongre çatısı altında Türkiye’nin Kıbrıs’taki yasal ve barışçıl varlığını hedef alan akıl dışı suçlamalarda bulundu. Yunanistan’ın provokatif yayınlarıyla bilinen Pentapostagma haber sitesi de Türk düşmanlığıyla tanınan Rubin’in bu akıl dışı açıklamalarına sarılarak yeni bir karalama kampanyası başlattı. Sahada ve masada Türkiye karşısında sürekli zemin kaybeden Rum-Yunan ikilisi, Rubin’in densiz ifadelerini manşetlerine taşıyarak kendilerine aciz bir teselli arayışına girdi.
TÜRKİYE ADAYI ÜSSE ÇEVİRDİ İDDİASI
Yıllardır Türkiye aleyhtarı lobilerin borazanlığını yapan Rubin, Kongre’deki konuşmasında Kıbrıs Barış Harekâtı’nın adaya getirdiği yarım asırlık huzuru “işgal” olarak niteleme cüretini gösterdi. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin (KKTC) egemen yapısını ve nüfus hareketlerini fütursuzca çarpıtan analist, adanın kuzeyinin devasa bir askeri üsse dönüştüğünü iddia etti.
ÇARESİZ EKONOMİK İFTİRALAR
Adadaki Türk askeri varlığından, yerli İHA/SİHA’lardan ve F-16’lardan duyduğu hazımsızlığı açıkça dışa vuran Rubin, KKTC’nin egemen yapısını ve nüfus dengesini hedef alan hayal ürünü iddialar ortaya attı. Hızını alamayan Amerikalı analist, hiçbir somut kanıt sunmadan KKTC’yi yasadışı sermaye hareketlerinin merkezi olmakla suçlayarak açık bir itibar suikastına girişti.
KIBRIS’TAKİ ÜSLERİ İNGİLİZLERDEN ALALIM
Pentapostagma’nın büyük bir coşkuyla sarıldığı haberin en absürt noktası ise Rubin’in Kongre kürsüsünden adadaki İngiliz egemen üslerinin zorla tahliye edilerek ABD ordusuna devredilmesi ve buralara F-35 savaş uçaklarının konuşlandırılması yönündeki absürt jeostratejik teklifi oldu. Uluslararası hukuku ve bölgedeki güç dengelerini tamamen hiçe sayan bu uçuk senaryo, sahada hiçbir karşılığı olmamasına rağmen diplomatik olarak köşeye sıkışan Yunan-Rum ortaklığına adeta cansuyu oldu.
Ankara’nın kararlı duruşu karşısında diplomatik olarak köşeye sıkışan Yunan-Rum ortaklığının, Washington koridorlarından medet uman bu tür fonlu hezeyanları bir “zafer” gibi ambalajlayıp kendi kamuoyunu avutmaya çalışması, içinde bulundukları çaresizliği bir kez daha gözler önüne serdi.