Gündem
Trump’ın İran planı ifşa oldu: 18 Ağustos’ta kıyamet kopabilir!
Pentagon ve ordu kademesiyle gizli zirveler gerçekleştiren ABD Başkanı Trump, İran’ı askeri olarak çökertmeyi hedefleyen geniş çaplı “İşi Bitirin” bombardıman planını onayladı. Orta Doğu’da pimi çekilen bombanın patlamasını engelleyen tek şey ise Beyaz Saray’ın Tahran’a tanıdığı “son şans” diplomasisi oldu. Masadaki plan hazır beklerken, gözler 18 Ağustos mühletine çevrildi.
TAHSİN HAN
ABD Başkanı Donald Trump, İran’a yönelik askeri stratejisinde vites yükselterek Orta Doğu’da kartların yeniden karılmasına neden olacak kritik bir eşiğe geldi. Maariv gazetesinin sızdırdığı şok bilgilere göre Trump; Pentagon ve ordu kademesiyle yaptığı gizli toplantılarda, İran’ın askeri gücünü ve nükleer tesislerini tamamen çökertmeyi hedefleyen geniş çaplı bir bombardıman senaryosunu çoktan onayladı. Kulislere “İşi Bitirin” planı olarak yansıyan bu harekat planı masada hazır bekletilirken, Beyaz Saray askeri operasyonun düğmesine basmadan önce Tahran’a diplomatik yoldan son bir şans tanıma kararı aldı. 18 Ağustos olarak belirlenen son mühlet kaçırılsa bile, diyalog kanalının bir süre daha açık tutulmasına yeşil ışık yakıldı.
Trump’ın Savunma Bakanı Pete Hasseth ve Genelkurmay Başkanı General Dan Kaine ile yaptığı görüşmelerin odağında, Washington’ın müzakere masasını tamamen devirip devirmemesi gerektiği sorusu yer alıyordu. Yeni bir hava saldırısı dalgasının nükleer diplomasiyi tamamen sabote etmesinden endişe eden Trump, her şeye rağmen kameralar karşısında net bir meydan okuma sergiledi: “İstediğim her şeye razı olmak zorundalar. Aksi takdirde geri dönüp yapmamız gerekeni yapacağız.”
Geçtiğimiz aylarda düzenlenen “Destansı Öfke Operasyonu” kapsamında ABD ordusu, İran genelinde 13 binden fazla stratejik hedefi vurarak Tahran’ın füze ve İHA kapasitesine ağır bir darbe indirmişti. 7 Nisan’da sağlanan kırılgan ateşkes, iki hafta önce düzenlenen karşılıklı misillemelerle sarsılsa da Washington şimdilik kontrollü yaklaşımını koruyor.
Şu an Doha’da arabulucular vasıtasıyla yürütülen dolaylı görüşmelerdeki en büyük kriz başlığı ise ekonomi ve nükleer program. İran, Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemilerden milyarlarca dolar “hizmet bedeli” kesmekte ısrar ederken, ABD küresel ticaret için savaş öncesindeki gibi tamamen serbest bir geçiş talep ediyor. Amerika’nın nükleer dayatmalarına karşı Tahran, nükleer programına yeni ve katı kısıtlamalar getirilmesini de net bir dille reddediyor. Trump’ın özel temsilcileri Steve Witkoff ve Jared Kushner Doha’da diplomatik trafiği yönetirken, ABD Enerji Bakanı Chris Wright tonu sertleştirdi: “İran işbirliği yapmasa da Hürmüz’den enerji akışını askeri korumayla sağlayacağız.”
ANLAŞMA BOMBALARDAN GÜÇLÜ
Uzmanlar, Trump’ın askeri seçeneği demoklesin kılıcı gibi masada tutarak İran’ın dondurulmuş milyarlarca dolarına erişimi engellemek gibi ekonomik kozları oynamaya devam edeceğini belirtiyor. Trump ise nihai niyetini şu sözlerle özetliyor: “Eğer bombalarsak ellerinde hiçbir şey kalmaz ama Boğaz aylarca kapanır, birçok insan ölür. Bunu kim ister? Bir anlaşma bombalardan çok daha güçlüdür.”