Gündem
‘Ne Hamas’ı ne de İran’ı bitirebildik’: İsrail’in 1000 günlük savaş fiyaskosu
Soykırımın 1000. gününde Maariv’den çarpıcı itiraf: “İsrail, Gazze ve Lübnan’da taş üstünde taş bırakmayıp on binlerce insanı ve yapıyı yıktı, sınır ötesi suikast zinciri yürüttü ancak direniş eksenini kıramadı. Liderleri öldürülse de Hamas yönetimi sürüyor, İran rejimi ayakta kalmaya ve ABD ve İsrail’e kendi isteklerini dikte etmeye devam ediyor. Askeri saldırganlık siyasi bir yenilgiye dönüştü.”
TAHSİN HAN
Gazze’de 7 Ekim 2023’te giriştiği soykırımla birlikte İran, Lübnan ve Suriye’ye de saldırarak Arz-ı Mevud saçmalığını hayata geçirmeye çalışan terörist İsrail’de saldırıların 1000. gününde tarihi biri itiraf geldi... İsrail’in Maariv gazetesindeki haber analiz, 7 Ekim katliamının ardından geçen 1000 günde İsrail’in askeri olarak en radikal adımları atmasına rağmen stratejik savaş hedeflerine ulaşamadığını açıkça itiraf ediyor. “Rehineler evde, lider kadrolar tasfiye edildi ama düşmanlar hayatta kaldı” başlığıyla sunulan yazı, stratejik çöküşü gözler önüne seriyor. İşte Maariv’in haberinden öne çıkan acı itiraflar ve cephe cephe son durum:
1. Gazze Cephesi: İsrail, Yahya Sinvar, Muhammed Sinvar ve Muhammed Deif başta olmak üzere Hamas’ın tüm askeri ve siyasi üst düzey yönetimini ortadan kaldırdı. Savaşın ana hedefi Hamas’ın tamamen ortadan kaldırılmasıydı ancak bu başarılamadı. Hamas halen Gazze’de hüküm sürüyor, vergi topluyor ve Mısır üzerinden İran silahlarını içeri sızdırmaya devam ediyor.
2. Lübnan ve Kuzey Cephesi: Nasrallah Öldü, Zafer Gelmedi: Hasan Nasrallah ve Hizbullah’ın tüm komuta kademesi, “Çağrı Cihazı Operasyonu” ve hava saldırılarıyla yok edildi. İsrail, Lübnan içinde 10 kilometrelik bir güvenlik şeridi kurdu. Ancak madalyonun diğer yüzü İsrail için tam bir fiyasko. ABD’nin İran’ın “cepheleri birleştirme” stratejisine boyun eğmesiyle İsrail’in hareket alanı kısıtlandı. Hizbullah silahsızlandırılmadan savaşın bitmeyeceği ilan edilse de bu hedef ufukta görünmüyor.
3. Suriye, Yemen ve Irak: Esad rejiminin çöküşü, İran-Hizbullah lojistik hattını keserek İsrail’e geçici bir nefes aldırdı ve İsrail ordusu Golan Tepeleri’nde tampon bölge kurdu. Yemen’de Husilere ve Irak’taki milislere ağır darbeler indirilerek “hedef bankaları” vuruldu. Ancak İsrail, Suriye’deki yeni yönetimi gelecekteki çok daha büyük bir tehlike olarak görüyor.
4. İran Cephesi: Rejim Ayakta, Strateji Başarısız: İsrail, “Am KeLavi” ve “Aslan Kükremesi” gibi büyük operasyonlarla Tahran semalarında hava üstünlüğü kurdu ve beş büyük çatışma turunda İran’ın askeri/sivil altyapısına ağır hasar verdi. Ancak savaşın nihai hedeflerinin hiçbiri gerçekleşmedi. İran hâlâ zenginleştirilmiş uranyuma ve devasa balistik füze stoklarına sahip. En kritik nokta ise; İran rejimi savaştan sağ çıktı. Bugün Tahran, hem ABD hem de İsrail karşısında diplomatik ve askeri tonu belirleyen taraf olmaya devam ediyor.
Özetle; İsrail ordusu 1000 günde milyarlarca dolarlık mühimmat harcadı, düşmanlarının tüm genelkurmay kadrosunu haritadan sildi ve sınır hatlarını değiştirdi; ancak günün sonunda ne Gazze’deki Hamas ideolojisini ve yönetimini bitirebildi ne de tüm kötülüklerin anası olarak gördüğü İran rejimini durdurabildi. Düşmanlar zayıfladı ama hayatta kaldı; İsrail ise ucu açık, kazananı olmayan kronik bir yıpranma savaşının içinde sıkışıp kaldı.