AKİT MENÜ

Gündem

Ali Rıza Demircan Hoca kaleme aldı: NATO bizi düşman görmekten vazgeçebilir mi?

İlahiyatçı-yazar Ali Rıza Demircan, NATO üyeliğini Kur'an ayetleri ve güncel jeopolitik gelişmeler üzerinden değerlendirdi. Demircan, Türkiye'nin güvenliğini NATO yerine kendi gücü ile İslam ve Türk dünyasıyla kurulacak ittifaklarda araması gerektiğini belirtti.

Haber Merkezi

Ali Rıza Demircan, kaleme aldığı yazısında Türkiye'nin NATO üyeliğini sert ifadelerle eleştirdi. NATO'nun Türkiye'yi gerçek anlamda müttefik olarak görmediğini öne süren Demircan, Batılı ülkelerin Türkiye'nin çıkarlarını gözetmeyeceğini savunarak, ülkenin kendi savunma kapasitesine ve İslam ile Türk dünyasıyla geliştireceği iş birliklerine yönelmesi gerektiğini ifade etti.

Ali Rıza Demircan yazdı

NİÇİN HÂLÂ NATO’DAYIZ?

Koruması ve savaşmasını geçtik

NATO BİZİ DÜŞMAN GÖRMEKTEN VAZGEÇEBİLİR Mİ?

4 Nisan 1949 kurulan NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Avrupa ve Kuzey Amerika ülkelerinden oluşan 32 üye ülkeli askeri örgüttür. Türkiye 18 Şubat 1952’de NATO’ya üye olmuş halkı Müslüman tek ülkedir ve bu örgütün Amerika ve İngiltere gibi başlıca üye ülkesidir.

Halkı Müslüman olan Devletimiz İslam’dan ve onun yönlendirici muhteşem ölçülerinden beridir. Nedendir bilinmez kendi aleyhine de olsa tapar olduğu Batı’dan ve laiklikten ödün vermez. Üst düzey etkili yöneticilerimizin önemli bir kısmı kişisel hayatlarında İslamî çizgide namazlı, oruçlu, içki içmez ve eşleri örtülü olsa da yönettikleri devletin iç ve dış siyasetini belirlemede İslam’dan ilham ve ölçü al(a)mazlar.

NATO VE AB SİYASETİ

Aslında NATO ve AB siyasetimizi belirleyecek Kur’ânî ölçü bellidir, ama problem kutsal tanımayışımızdadır. Okuyalım:

“Ey Müminler, yahûdileri ve hıristiyanları Evliya (veliler) edinmeyin! Onlar, birbirlerinin Evliya’sıdır. Sizden kim onları kendine veli edinirse, o  da onlardandır. Şüphesiz Allah, yapılması gerekeni yapmayan zalim toplumu doğru yola iletmez.”(Maide 51)

EVLİYA EDİNMEMEK

Tekili Veli olan Evliya sözcüğü velayetten yani yönetimden gelir. Bu ve benzeri ayetlerde (Maide 57; Tevbe 71) müminlerin  Yahudileri, Hristiyanları, İslam’ı aşağılayıcı toplumları  ve diğer bütün inkârcı kâfirleri ve onların yönettiği kurumları-devletleri Evliya edinmemeleri emredilmektedir.

EVLİYA edinmemeleri yani onları Müslümanları  hukuken temsil  eder ve Müslümanlar adına siyasî ve askerî kararlar alabilir konuma getirmemeleri emredilmektedir. NATO ve AB buna örnek verilebilir.

Evliya edinilemez kitleler içinden savaş açan saldırganlar olursa onlarla da savaşılır.

“Size karşı savaş açanlarla Allah yolunda siz de savaşın, ancak aşırı gitmeyin; doğrusu Allah aşırı gidenleri sevmez.” (Bakara 190)

GAYR-I MÜSLİM VE KÂFİR NATO HAYRIMIZI DÜŞÜNMEZ

Kendimizi kandırmayalım. Kahir çoğunluğu Hıristiyan ve materyalist olan Amerika ve İngiltere başta olmak üzere NATO ve AB ülkeleri bizim hayrımızı düşünmezler. Açıktan ve doğrudan zarar veremeseler bile, dolaylı olarak verirler. Daha da önemlisi çoğunluğu oluşturdukları NATO ve AB gibi kurumlarda bizim aracılığımızla İslam ülkeleri ve düşman belledikleri ülkelere zarar verirler ve verdirmek isterler. Yapabilseler bizi NATO üzerinden İran ile de Rusya ile de savaştırabilirler.

NATO ülkelerinin  ülkemizde toplanmasını ilkesel olarak lehimizde görmeyelim. Donald Trump’ın gelişini asla hayra yormayalım. Yöneticilerimiz ve ordu komutanlarımızın Ülkemiz ve ikili müttefiklerimiz aleyhine olabilecek kararlara katılmayacaklarından ve gerektiğinde veto hakkımızı kullanacaklarından şüphemiz yoktur.  Ama dış borçlarımızın  500 milyar doları aştığı ve yeni borçlar almaya ihtiyaçlı olduğumuz dönemimizde yakın tarihimizde görüldüğü üzere bir koyup üç alma sevdasına düşen devlet ricalimiz de olabilir.

Bu sebeple NATO politikası sadece hükümete ve hatta  TBMM’sine bırakılmayacak kadar önemlidir. Sivil örgütlerimiz ve medyamız uyarma ve halkımızı uyandırma görevlerini yapmalıdır.

NATO BİZİM ÖLÜR VE ÖLDÜRÜR MÜ?

Geçen yıl İsrailli emekli bir komutan, çıkacak İsrail -Türkiye savaşında NATO’nun Türkiye’yi desteklemeyeceğini iddia etmişti.

Komutan iddiasında haklıydı, çünkü haçlı ruhunun egemen olduğu NATO, savaşa girmek şöyle dursun Türkiye’yi sözlü olarak korumak için bile adım atmaz. Sebepleri değişik olsa da evangelist siyonistlerin etkili olduğu ve yönlendirdiği Amerika ve Osmanlının yıkımını hazırlayan ve Lozan sonrası Batıcı devrimleri tezgâhlayan İngiltere, Türkiye’nin dost görünen amansız düşmanlarıdır. Malum NATO bir anlamda da Amerika ve İngiltere’dir.

Önde gelen NATO ülkeleri, dünya dengeleri değiştiği ve eğitimli ordusuyla 90 milyonluk Türkiye de eski Türkiye olmadığı için içlerine gömdükleri düşmanlıklarını açıktan kusmazlar. Batıcılar göremese de hakikat budur.

Burada devlet olarak inanmadığımız Kur’ân’ın şu  beyanını hatırlatmadan geçemeyeceğiz:

“Ey müminler! Sizler,  onları seviyorsunuz; fakat onlar,  sizi sevmezler. Üstelik siz, onların inandığı Tevrat ve İncil de dâhil almak üzere bütün kitaplara inanırsınız. Onlar ise, kendilerine indirilen kitaba bile gerçek anlamda inanmazlar.

Sizinle karşılaştıkları zaman: “Biz de sizin inandığınız gibi Allah’a ve bütün elçilerine inanıyoruz!” derler. Birbirleriyle baş başa kaldıklarında ise, size karşı duydukları kin ve öfkelerinden parmaklarını ısırırlar.

Ey yükümlü insan, onlara açıkça şöyle söyle:

“İsterseniz kahrınızdan ölün;  Hiç şüphesiz Allah, kalplerin içindeki bütün gizli niyet ve düşünceleri bilmektedir.” (Âl-i İmran 119)

ALEYHİMİZE KIYAM EDERLER

28-30 Kasım 2014 tarihlerinde Papa Fransuva ülkemizi ziyaret ederken onunla beraber Türkiye’ye gelen bir İtalyan gazeteci  bana NATO hakkındaki görüşümü sordu. Ona şöyle demiştim:

Biz kahramanlık yapar NATO için ölür ve öldürürüz de NATO bizim için bir adım bile atmaz.

Bu gün de aynı görüşteyim, üstelik AB ülkeleri de aleyhimize kıyam eder. Dilerim aksini düşünen bilinçsiz bir siyasî ve askerî ricalimiz yoktur.

Hulasa biz NATO’ya değil kendi gücümüze, İslam ve Türk dünyası ülkeleriyle kuracağımız ittifaklara dayanmalıyız.  Bunun için yapılması gereken Rabbimizin aşağıda sunacağımız buyruğu doğrultusunda hazırlık yapmaktır.

KURÂN’IMIZI OKUYARAK RABBİMİZİ DİNLEYELİM

Devlet olarak değilse de millet olarak  Allah’ın kitabı olduğuna inandığımız  Kur’ânımızın düşmanlık yapabilecekler için hazırlık yapılması ile ilgili emri şöyledir:

“Ey müminler! Onlara karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet toplayın ve en etkili, en üstün silah gücüne sahip olun. Sözgelimi, enerji kaynaklarınız vurulduğunda  kullanacağınız savaş atları ve en etkili silahları  hazırlayın ki, böylece hem Allah’ın düşmanı, hem de sizin düşmanınız olan insanları ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, fakat Allah’ın bildiği ve gelecekte Müslümanların başına belâ olabilecek kimseleri korkutup savaştan caydırabilesiniz. Fakat bunu gerçekleştirmek için malınızı ve canınızı ortaya koymanız gerekiyor.

Unutmayın ki, Allah yolunda her ne harcama yaptıysanız, hepsinin karşılığı size eksiksiz ödenecek ve asla haksızlığa uğratılmayacaksınız.” (Enfal 60)

Özetlersek Müslümanlar olarak bizimle aynı iman ve hayat kurallarına inanmayan kişi, kurum, millet ve devletleri  ve de NATO benzeri birliktelikleri Evliya edinmemekle yükümlüyüz. Dünya şartlar gereği üye olabiliriz ama Evliya edinerek yönetimleri altına girmemeliyiz.

Yorumlara Git

Hürmüz Boğazı'nda gemilere saldırılmıştı! Suudi Arabistan'dan yüreklere su serpen açıklama geldi!

Küresel haydut, İran'a Türkiye'den tehditler savurdu: Bu akşam ağır vuracağız

Ekrem mahkemeyi yine sirke çevirdi: ‘Yargılanmaya değil yargılamaya geldim’ dedi, salondan atıldı

6 aydır uyarıyoruz, herkes uyudu: F-35, acı bir tokat gibi yüzümüze çarptı

Sonuç bildirgesi açıklandı! İşte NATO Zirvesi’nde alınan kararlar