Gündem
Ekrem mahkemeyi yine sirke çevirdi: ‘Yargılanmaya değil yargılamaya geldim’ dedi, salondan atıldı
Yolsuzluktan tutuklanarak görevinden uzaklaştırılan eski İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında bulunduğu 59'u tutuklu 414 sanığın yargılandığı İBB davasının 64'üncü gününde mahkemeye yine soytarılıklar damga vurdu. Suçlamalar karşısında savunma yapmak yerine kürsüye çıkarak taleplerini sıralayan İmamoğlu, "Buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim" sözüyle bardağı taşırdı. Düzen ve disiplini bozduğu gerekçesiyle duruşma salonundan çıkarılan Ekrem İmamoğlu."Yazık sana" diye bağırdı.
Ekrem İmamoğlu’nun da arasında bulunduğu 59’u tutuklu 414 sanıklı İBB Davası’nın görülmesine, İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi’nin 1 No’lu Duruşma Salonu’nda devam edildi... Ekrem İmamoğlu, savunma için salondaki yerini aldı. Salonu dolduran CHP’liler İmamoğlu'nu "Cumhurbaşkanı İmamoğlu" sloganlarıyla karşıladı. İmamoğlu savunma yapmak için çıktığı kürsüde taleplerini sıralayınca ortam gerildi. Mahkeme heyeti soytarılıklara daha fazla dayanamayarak İmamoğlu'nu dışarı çıkardı.
HERKES BİLİYOR
Duruşma, tutuklu sanıkların salona getirilmesinin ardından Fatih Keleş’in avukatı Nergis İnce’nin savunması ile başladı. İnce, Leonard Cohen'in, Everybody Knows (Herkes Biliyor) şarkısının sözlerinden alıntı yaparak, "Herkes biliyor geminin su aldığını, herkes biliyor kaptanın yalan söylediğini ve herkes biliyor zarların hileli olduğunu" ifadelerini kullandı. İddianamede yer alan "örgütün kasası" iddiasının somut olmadığını ve teknik verilerle desteklenmediğini savunan İnce, şu beyanlarda bulundu: “İtirafçı ifadeleri soyut, ‘örgütün kasası olarak bilinen’ deniliyor ama nasıl bilindiğine dair bir bilgi vermiyorlar. Ya da paranın toplandığı mı yoksa harcama yetkisinin olduğu mu belirtilmiyor. Mahkeme somut deliller yerine sokak dedikodularını, kahvehane dedikodularını esas almıştır.”
Mahkeme Başkanı, avukat İnce’nin saat 13.00’de savunmasına son verileceğini ve ardından Ekrem İmamoğlu’nun savunmasını alınacağını kaydetti. İnce ise “Savunmamın yüzde 60’ını tamamladım, yüzde 40’ını henüz yapamadım. Bu eşitlik ilkesine aykırıdır ve hak ihlalidir. Zapta geçsin” dedi.
ÖZGÜR ÖZEL’DEN SÜRE TEPKİSİ
Duruşmayı takip etmek için Silivri'ye gelen CHP Grup Başkanı Özgür Özel, "Fatih Keleş'in avukatlarının savunmasının engellenmesini büyük bir üzüntüyle takip ettik. Fatih Keleş'i neredeyse, gökyüzünün altında gerçekleşmiş her eylemden sorumlu tutuyorlar. Şimdi savunma yapma zamanı gelince kısıtlama yapıyorlar. Ekrem başkan için de aynı şey söz konusu olacak" ifadelerini kullandı.
Daha sonra savunma yapmak için kürsüye çıkan İmamoğlu, "CHP'nin ele geçirilmesi, sonrasında gerçekleşecek seçimlerde cumhurbaşkanı olacak İmamoğlu'na 'suç örgütü' deniyor. İşin temelinde cumhurbaşkanlığı makamı var. 63 duruşma bitti, tek bir delil ya da evrak ekrana yansıtılamadı. Bir ses kaydı, bir delil ortaya konulamadı. Bunu bir saldırı, bir hukuk cinayeti olarak görüyoruz. Böyle bir süreçte yanlış bir kararın altında Türk yargısına kimsenin tekme vurmasına müsaade etmeyin. NATO zirvesinde dünya liderlerine, Türkiye'de, Ankara'da Ekrem İmamoğlu'nun susturulmasını kime, nasıl anlatabilirsiniz?” dedi.
MAHKEME BAŞKANI: NE YAPMAYA ÇALIŞIYORSUN?
Mahkeme Başkanı ise "Sizi sabırla dinliyoruz. Biz program yaptık. Sizi susturmaya çalışmıyoruz. Israrla uzatmak için pazarlık hâlinde iki gün kaybettik. Dört aydır yargılama sürüyor. Ya savunmanızı alacağız ya da susma hakkınızı kullandığınızı zapta geçireceğiz. Savunma hakkım kısıtlandı algısı yaratmayın. Hangi soruyu sordunuz da engelledik? Takvimi bu hâle getirmek için elinizden geleni yaptınız. Sporcu fotoğrafı gösterdiniz, bir şeyler dinlettiniz. Yapmadığınız şey kalmadı burada. Savunma hakkı bu kadar sınırsız bir şey değil. Ne yapmaya çalışıyorsunuz? Benimle pazarlık yapmaya geldiyseniz sizi salondan çıkartacağım. Savunmanızı yaparsınız ya da dışarı çıkartırım” dedi.
Bu sırada da savunmasına başlamayıp hala taleplerini anlatan İmamoğlu’na mahkeme başkanı, “Ekrem Bey, neden savunma yapmaktan kaçıyorsunuz?” diye sordu. İmamoğlu “Ben buraya yargılanmaya değil yargılamaya geldim” cevabını verince Mahkeme Başkanının sabrı tükendi. Mahkeme Başkanı “Sen buraya yargılanmaya geldin, yargılamaya değil. Burası senin yargılayabileceğin bir makam değil” diyerek salondan çıkardı. İmamoğlu salondan çıkarılırken “Yazıklar olsun” diye bağırdı.