AKİT MENÜ

Kültür - Sanat

"Dün 'İstibdat', Bugün 'Tek Adam'! Değişen kelimeler hedefse aynı!

Abdülhamid Han Kültür Eğitim Derneği Genel Başkanı Turgay Yazıcı, Türkiye'de son dönemde yaşanan tartışmaların tarihî bir perspektifle değerlendirilmesi gerektiğini belirterek dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi

Yazıcı, Osmanlı Devleti'nin son döneminde Sultan II. Abdülhamid Han'a yöneltilen sistematik propaganda ile günümüzde Türkiye'nin siyasi iradesine yönelik bazı eleştiriler arasında dikkat çekici benzerlikler bulunduğunu ifade etti.

"Dün 'istibdat' diyerek Sultan II. Abdülhamid Han'ı hedef alan anlayış, bugün farklı kavramlar üzerinden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı hedef almaktadır. Aktörler değişebilir,

kullanılan kavramlar değişebilir; ancak Türkiye'nin güçlü devlet anlayışını zayıflatmayı amaçlayan söylemlerin benzerliği göz ardı edilemez."

Son günlerde kamuoyunda tartışma oluşturan açıklamalara da değinen Yazıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Bir tarafta Sayın Hüseyin Çelik'in Sultan II. Abdülhamid'i hedef alan değerlendirmeleri, diğer tarafta Can Ataklı'nın Mehter'i ve tarihî mirasımızı küçümseyen açıklamaları... İlk bakışta farklı siyasi ve ideolojik çevrelerin temsilcileri gibi görünseler de, konu Sultan II. Abdülhamid'e, tarihî hafızamıza ve Türkiye'nin millî değerlerine geldiğinde benzer bir söylem hattında buluşmaları dikkat çekicidir. Biri doğrudan Mehter'i hedef alırken, diğeri farklı bir üslupla tarihî şahsiyetlerimizi itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. Yöntemleri farklıdır; fakat ortaya çıkan sonuç, milletimizin ortak değerlerinin tartışmaya açılmasıdır."

Yazıcı, Türkiye'nin yakın tarihine bakıldığında askerî darbeler, muhtıralar ve darbe girişimlerinin millet iradesine ağır bedeller ödettiğini belirterek şöyle konuştu:

"27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 15 Temmuz... Her biri farklı yöntemlerle millet iradesini hedef almıştır. Türkiye ne zaman kendi kararlarını alan, bağımsız bir ülke olma yolunda güçlü adımlar atsa, içeriden ve dışarıdan çeşitli müdahalelerle karşı karşıya kalmıştır. Tarih bize bunu defalarca göstermiştir."

Mehter üzerinden yürütülen tartışmalara da değinen Yazıcı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Birileri Mehter'e saldırarak tarihimizle milletimizin bağını koparmaya çalışıyor. Birileri ise Mehter'i savunur gibi görünerek başka tartışmalar üzerinden toplumsal ayrışmayı körüklüyor. Aziz milletimiz bu yöntemlere karşı uyanık olmalıdır. Farklı maskeler takılabilir; ancak milleti ayrıştıran her söylem, Türkiye'nin birlik ve beraberliğine zarar verir."

Türkiye'nin içinde bulunduğu jeopolitik sürece de dikkat çeken Yazıcı, şu ifadeleri kullandı:

"Bugün Yunanistan ve İsrail, ülkemizin zayıflamasını arzulayarak, içeride kavga eden, enerjisini kendi içinde tüketen bir Türkiye istemektedir.

Onlar, Türkiye'nin kaosa sürüklenmesini adeta sırtlan gibi beklemektedir. Biz ise onların beklentisini boşa çıkarmak zorundayız. Türkiye'nin ihtiyacı ayrışmak değil, kenetlenmektir."

Açıklamasının sonunda millete seslenen Yazıcı, şu çağrıda bulundu:

"Aziz Milletimiz"!

Tarihi iyi okuyun. Sultan II. Abdülhamid Han'a kurulan tuzakları unutmayın. Cumhuriyet tarihindeki darbeleri unutmayın. 15 Temmuz gecesi bu millete yaşatılan ihaneti unutmayın.

Kim tarihî hafızamızı hedef alıyorsa, kim milletimizi kamplara ayırmaya çalışıyorsa, kim devletimizin temel değerlerini yıpratıyorsa; farklı kimliklerle ortaya çıksa da milletimiz bunlara karşı ferasetini korumalıdır.

Akıllı olun!

Provokasyonlara teslim olmayın.

Fitneye fırsat vermeyin.

Bugün her zamankinden daha fazla birlik olmaya mecburuz. Çünkü güçlü Türkiye'den rahatsız olanlar, içeride açılacak en küçük gedikten bile faydalanmak istemektedir.

Bu aziz millet, dün Sultan II. Abdülhamid Han'ın bıraktığı mirasa nasıl sahip çıktıysa, bugün de devletine, tarihine ve millî değerlerine aynı kararlılıkla sahip çıkacaktır."

Yorumlara Git

Ünlü Gazeteci Yazardan alçak AP’ye layık olduğu cevap! “Bir kıtanın tamamı haysiyetsiz olur mu?”

CHP’liler birbirini yiyor! Burhanettin Bulut ve Yılmaz Özdil birbirine girdi!

İşler çığırından çıkmaya başlayınca dost Katar devreye girdi: Apar topar Tahran'a gittiler

Uyuşturucu ve fuhuş soruşturmasında ifadesi alındı: Portekizli manken İmamoğlu ve Haluk Levent’in adını verdi!

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Savaşlarda yeni denklemlerle karşı karşıyayız! Milli güvenlikten taviz vermeyeceğiz