AKİT MENÜ

15 Temmuz

Ekonomi darbelere karşı mukavemetliydi

Hükümet, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından Türkiye’nin toparlanması, üretimin ve ihracatın ivmelenmesi için elinden geleni yaptı. Ekonomi yönetimi, gerekli her adımı atarak ekonomiyi güçlendirip büyüttü.

Haber Merkezi

Türkiye, 15 Temmuz darbe girişiminin akabinde bir anda artan risk algısıyla zorlu bir döneme girdi. Hızla devreye alınan finansal önlemler sayesinde şok kısa sürede atlatılsa da hain kalkışmanın ekonomide açtığı tahribat kolay kolay giderilemedi.

FETÖ’nün darbe girişiminin ekonomiye nasıl yansıyacağı, çok konuşuldu ve yorumlandı. Bu durumu daha iyi anlamak için 15 Temmuz öncesinde ülkenin makro ekonomik göstergelerine bakmak faydalı olacak. Kanlı darbe girişiminden evvel 2016’nın ilk 6 ayında büyüme oranı yüzde 4.9, bütçe açığının milli gelire oranı yüzde 1’in altında, cari açığın milli gelire oranı yüzde 3.5, enflasyon oranı yüzde 7.64, dolar/TL kuru 2.87, Türkiye’nin CDS oranı 221.31 seviyesindeydi.
Bu verileri 15 Temmuz sonrasıyla karşılaştırarak darbe girişiminin ekonomik etkilerinin çok ağır olduğunu net bir şekilde görmek mümkün. Esasında 15 Temmuz öncesi, 17-25 Aralık müdahalesiyle de hükümet değiştirilmeye çalışılmıştı. Yapılan operasyonlarla ekonomik açıdan ülkeye zarar verilmek istenmişti. Burada başarısız olununca 15 Temmuz 2016’da askeri darbeye başvurulmuştu. Türk halkının basireti ve vatanseverliği sayesinde bu girişim de başarısız olmuş ancak yaşanılanların ekonomik faturası, rakamlara olumsuz yansımıştı. Enflasyon ve faiz oranları artmış, istihdam verileri bozulmuş ve büyümede yavaşlama ortaya çıkmıştı.

 

Hatırlanacağı üzere 16 Temmuz sabahı kimi çevreler, “Darbe girişimi başarısız oldu ama asıl bundan sonra ekonomi ağır darbe alacak” diyerek aba altından sopa gösteriyorlardı. Kimileri de bu darbe girişiminin ekonomide oluşturacağı tahribatın 5 yıldan fazla süreceğini söyleyerek, aslında operasyona devam edeceklerini dile getiriyorlardı. Yani darbe teşebbüsü ekonomi üzerinde sürdürülüyordu. Bunun en önemli işareti; uluslararası reyting kurumları Standard & Poor’s, Moody’s ve Fitch’in kalkışmanın hemen ardından not indirimlerine gitmeleri; Türkiye’yi yabancı yatırımcının gözünde daha da riskli bir ülke haline getirme çabalarıydı. Bu çabalar sonucu ülkeye doğrudan yabancı sermaye girişi azaldı. Sıcak para akımları da gerileyerek düşük seviyede kaldı. Vatandaşlarda ve kurumlarda güvensizlikten kaynaklanan önemli bir döviz talebi oluştu.

Darbe girişiminin ekonomiye etkileri, hükümet tarafından alınan kararlarla zayıflatılma gayretine girilse de Türkiye’nin bu süreçte yaklaşık 50 milyar dolara yakın bir kayıp yaşadığı ifade ediliyor. Yine FETÖ’yle bağlantılı olan şirketler üzerinden veya ‘himmet parası’ adı altında yurt dışına kaçırılan yaklaşık 100 milyar doların da ekonomiyi bu süreçte olumsuz etkileyen önemli bir diğer husus olduğu kaydediliyor.

 

Tüm bunlara rağmen, darbe sonrası piyasalarda oluşan tedirginliğin asgari seviyeye indirilmesi için ekonomi yönetimince bankalar, sermaye piyasalarıyla koordineli çalışılarak bugüne kadarki süreç her şeye rağmen iyi yönetildi. İçerde ve dışarda oluşturulan maliyetlerin etkisi azaltıldı.

Yorumlara Git

HÜDA PAR Genel Başkanı Yapıcıoğlu'ndan 15 Temmuz mesajı: ABD gibi bir dostunuz varsa düşmana ihtiyacınız kalmaz!

CHP’nin aracıyla partiyi bölecek! Fuhuşçu başkan yaptırdı Özgür Özel çöktü

15 Temmuz Anma Töreni'nde duygusal anlar! Başkan Erdoğan gözyaşlarını tutamadı

12 Filistinli özgürlüğüne kavuştu Orada ölümü gördük

İBB davası tutuklularından 'yat'lı tatile öfke: Ailemiz sizin yüzünüzden hapiste siz tatildesiniz!