15 Temmuz
Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı’dan önemli uyarı: Gaflete düşmemek gerek
FETÖMETRE’nin mucidi müstafi Tümamiral Doç. Dr. Cihat Yaycı’dan, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin 10’uncu yıl dönümünde dikkat çeken bir uyarı geldi. Yaycı, “Türkiye’nin temel güvenlik ve beka sorunu FETÖ’dür. Bu örgüte karşı mücadelede gaflete düşmemek gerekmektedir” ikazı yaptı.
MUHAMMET KUTLU ANKARA
Kurucuları arasında olduğu Mavi Vatan doktrininin yanında, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından yürütülen soruşturmalarda oldukça işe yarayan ve binlerce FETÖ’cü teröristin Türk Silahlı Kuvvetleri’nden temizlenmesini sağlayan FETÖMETRE’yi icat eden, eski Tümamiral Cihat Yaycı’dan, 15 Temmuz FETÖ’cü darbe girişiminin yıl dönümünde, FETÖ’yü bitirecek çarpıcı bir öneri geldi. Akit’e konuşan Yaycı, “Türkiye’nin temel güvenlik ve beka sorunu FETÖ’dür. Merkezi bir çatı altında ‘FETÖ İle Mücadele Kurumu’ kurulması ve analitik çalışma yapılması çok önemli bir ihtiyaçtır” dedi.
Cihat Yaycı şunları söyledi: “Devlet içinde FETÖ ile etkin ve amansız bir mücadele noktasında tüm bu verileri toplayacak, analiz edecek ve karar vericilere sunacak sistemli çalışan merkezi bir yapıya hayati derecede ihtiyaç vardır. Ayrıca örgüt hakkında bu zamana kadar elde edilmiş tüm bilgi ve belgelerin tek bir çatı altında toplanması gereklidir. Ancak böyle bir sistem sayesinde örgüt ile mücadelede daha hızlı ve etkin kararlar alınabilir. Tüm bu resim çerçevesinde, yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen verilerin, sadece MİT ya da EGM’de olan boyutuyla değil, sicil, sınav notları, ikamet, okul, atama ve terfi durumları da tek bir merkezde toplanması, analiz edilmesi ve karar vericilere sunulması en mantıklı yöntemdir. Fetullahçı Terör Örgütü ile etkin mücadele için daha sistemli, organize, örgütün yeni strateji ve taktiklerine paralel olarak sürekli mücadele ve tespit yöntemleri güncellenen, hızlı ve etkin kararlar alabilen bir merkezi yapının teşkili gereklidir. Türkiye’nin temel güvenlik ve beka sorunu FETÖ’dür. Merkezi bir çatı altında FETÖ İle Mücadele Kurumu kurulması ve analitik çalışma yapılması çok önemli bir ihtiyaçtır. Bu yeni FETÖ ile mücadele merkezi yapısında örgütün eğitim, yargı, bürokrasi, emniyet, ordu gibi alanlardaki yapılanmalarına karşı da daha kapsamlı ve geniş bir mücadele başlatılmalıdır. Esasen bu sayede, FETÖ ile mücadelede yargıda ve idarede karar standardı sağlanabilir. Diğer yandan FETÖ’nün yurt içindeki bir kısım kadrolarının tasfiyesi ile birlikte yurtdışındaki firari ve yurtiçindeki kripto mensuplarıyla kendilerine yeni bir alan açmaya karar vermişlerdir. Bu alan da onların en rahat hareket edebileceği platform olan sosyal medya olmuştur. Bu sayede örgüt propaganda gücünü yukarılara taşıyarak yurtiçi ve yurtdışında kamuoyu oluşturmaktadır. Manipülasyon ve kara propaganda amacı güderek oluşturdukları sahte ve yalan bilgileri toplumun geniş kesimlerine yayarak büyük bir etki gücü elde etmişlerdir. İşte devletimizin yetkili organlarına bu konuda büyük sorumluluk düşmektedir. Örgütün propaganda amaçlı kullandığı hesaplar konusunda halkımız yeteri kadar aydınlatılamamıştır. Öyle ki bahsettiğimiz hesapların milyonlarca takipçisi vardır. İşte bu nedenlerle, devlet içinde örgütün bu yeni stratejisi ile mücadelede de sistemli ve organize bir merkeze ihtiyaç vardır”
“Uyanık olunması lazımdır. Bu örgütlerin en önemli hedefleri silahlı kuvvetlerdir, polistir, mülki idaredir, yargıdır ve devletlerin istihbarat teşkilatlarıdır. ‘Bundan sonra öyle şeyler olmaz’ derseniz 15 Temmuz saat 20:30 öncesindeki gaflet içine düşmüş olursunuz” diyen Yaycı şöyle devam etti: “Onun için çok iyi filtreler, süzgeçler konulması ve bunun sık sık kontrol edilmesi lazım. Bu ve benzeri örgütlerin, ‘15 Temmuz oldu, biz bir darbe yedik ve biz artık TSK’yı ve Türkiye’yi bırakıyoruz’ diye bir anlayışı yoktur. Onun için hala çok ciddi bir şekilde sızmaya çalıştıkları ve sızdıklarını düşünmek lazımdır. Burada kötü düşünmez, şüpheci olmazsanız belki Türkiye ikinci kez uçurumun kenarından dönemeyebilir. Askeri okul sınavları, harp akademisi sınavları, bu sınavların çalındığını biliyoruz. Sınav yolsuzluğu çözümlenmeden, çalıntı sorularla sınavlara katılıp devlet kademelerine gelenler tespit edilmedikçe bu örgütten devlet kurtulamaz. Harp Okulu sınavlarının, askeri lise sınavlarının, Anadolu lisesi sınavlarının çalındığını biliyoruz. Üniversite sınavları, tıpta uzmanlık sınavları, kaymakamlık sınavları, müfettişlik sınavları, hakimlik sınavlarının çalındığını biliyoruz. Bunlar itirafçı, ifadelerinde var ve ortaya koymak çok basit. Çalıntı sorularla doktor olanlar bugün nerede uzmanlık yapıyorlar? Yabancı dil sınavlarını çalan bu adamlar nerede diplomatlar, nerede yurt dışı görevdeler? Üniversitelerde neredeler? Sınav yolsuzluğu yapanlar bulunmadıkça bu iş çözümlenmez. Sınav yolsuzluğu çözülmediği için devletin içinde FETÖ’cüler yüzde 5’ten fazla kadro kaybetmiş değiller. FETÖ ile mücadelenin bir merkezi sistemle olması lazım. Şu anda mücadeleyi yapanlar; Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı İstihbarat Daire, TEM Daire, KOM Daire, Siber Daire, birkaç kahraman savcı, Milli İstihbarat Teşkilatı. Bunlara minnettarım. Bunların nasıl çalıştıklarını gördüm. Bunlar olmasaydı şu anda 15 Temmuz’un ikincisi olurdu.”