15 Temmuz
Gazi Öngüç: Bir daha aynı ihanet yaşanırsa... Abdestimi alır şehitlik için sokağa çıkarım
FETÖ’nün 15 Temmuz’da giriştiği darbe teşebbüsüne karşı kahramanca mücadele ederken gazi olan Cebrail Öngüç, hain teşebbüsün yıl dönümünde Akit’e konuştu. Vatan, millet din ve devlet için her zaman seve seve can verebileceğini kaydeden Öngüç, 15 Temmuz’un bir dönüm noktası olduğunu ve milli iradenin çiğnenmeyeceğini herkesin gördüğünü söyledi.
15 Temmuz gazilerinden Cebrail Öngüç, “15 Temmuz saat 8 gibi kardeşimin evinde oturmuş çay içiyorduk. Uçak sesleri gelmeye başlayınca kutlama provası sandık ama aklımıza neyin kutlaması olduğu hiç gelmedi. Daha sonra eve geçtik ve televizyonu açtığımda, FETÖ’cü hainlerin darbe teşebbüsünde bulunduğunu anladık” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çağrısı üzerine sokaklara çıktıklarını belirten Öngüç, “Cumhurbaşkanımız halkı sokağa davet edince çıkmaya karar verdim. Ne olur ne olmaz diye 2 rekât nafile namazı kıldım. Ardından oğlum eşim ve ablamla beraber külliyeye gitmek üzere yola çıktım. Bu toprakları FETÖ’cü alçaklarla bırakmamakta kararlıydım. Benim gibi milyonlarca insan dışardaydı. Hepsinde de aynı kararlılık vardı. Şehadet şuuruyla sokaklardaydım. Ankara Emniyetin önünde FETÖ’cülerin kurşunlarına hedef oldum. Devletimiz ve milletimiz için her zaman can vermeye hazırız. Allah darbecilere ve hainlere bir daha fırsat vermesin. Büyük bir kalabalık vardı. Binlerce araç sokağa dökülmüştü; Asker Emniyetin önünü kapatmış kimsenin geçmesine izin vermiyordu. Arabayı yarı yolda bırakıp yürümeye karar verdim. Kalabalığa ‘yürüyelim’ diye çağrıda bulundum. Ak Köprünün orada darbeciler üzerimize ateş açtı. O sıra afalladım gözüme gelen bir parçayla kendime geldim. Daha sonra öğrendim ki o parça gözüme 4 milim girmiş ve 1 milim daha girseymiş kör edecekmiş. Milli iradeyi kimse çiğneyemez. En ufak teşebbüste bu defa şehit olmak için çıkarım” şeklinde konuştu.
FETÖ’cülerin acımasızca millete saldırdığını kaydeden Öngüç, “Mermilerin gelmesiyle birlikte kendimi yere attım o sırada ayağımdan vuruldum. Sürünerek köprünün altına kendimi zor attım. İki genç beni arabaya taşıdı ve Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim Ve Araştırma Hastanesi’ne götürdüler. Doktorlar ilk müdahaleyi yaptılar. Karnından vurulanlar, göğsünden vurulanlar yüzlerce yaralıyla doluydu ve hayatını kaybedenler de vardı. Bir hafta sonra ayağımdaki, iki hafta sonra da gözümdeki şarapnel parçalarını aldılar” dedi. Akabindeki süreçte hükümetin her zaman yanlarında olduklarını vurgulayan Öngüç, “Bir sene evde yatmak zorunda kaldım. Bu süre zarfında devletimiz bizi hiç mağdur etmedi. Gerek maddi gerekse manevi olarak sürekli yanımızda oldular. Mamak Belediyesi her gün pansumana hemşire gönderdi. Belediye Başkanı, milletvekilleri ziyaretimize gelerek moral verdiler. Şu an halen bayramlarda arayıp hal hatır sorarlar, organizasyonlara davet ederler. Allah devletimizden razı olsun hiçbir mağduriyet yaşatmadı” dedi.