Siyaset
Bakan Gürlek: Gençlerimizi bunlara bırakmayacağız
"Sokakları suç örgütlerine bırakmayacağız" diyen Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Gençlerimizi bu yapılardan uzak tutmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. Haluk Levent üzerinden dönen tartışmalara da değinen Gürlek, sivil toplum hareketlerinin de denetime tabi tutulacağını, şöhretin bağımsız yargının üstünde olmadığını vurgulayarak, "Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir. Milletimizin güveniyle faaliyet yürüten hiçbir yapı, devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez" dedi.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, Adli Yargı Değerlendirme Toplantısı'nda açıklamalarda bulundu.
Bakan Gürlek'in açıklamalarının satırbaşları:
Adli Yargı Değerlendirme Toplantımız vesilesiyle sizlerle bir arada bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Hepinizi en kalbî duygularımla, saygı ve sevgiyle selamlıyor; toplantımızın adalet teşkilatımız, milletimiz ve ülkemiz için hayırlı sonuçlara vesile olmasını diliyorum.
Bugün burada, ceza adalet sistemimizin işleyişini, sahada karşılaştığımız sorunları, çözüm yollarını ve Yargı Reformu Strateji Belgemizde ortaya koyduğumuz hedefleri birlikte değerlendirmek üzere bulunuyoruz. Bu toplantıyı yalnızca mevcut uygulamaları gözden geçirdiğimiz bir istişare zemini olarak değil, aynı zamanda geleceğin adalet sistemini birlikte inşa edeceğimiz önemli bir fırsat olarak görüyorum.
Çünkü adalet, devletin ve toplum düzeninin temelidir. Vatandaşına güven veren, hakkı zamanında teslim eden, suçla kararlılıkla mücadele eden ve mağduru yalnız bırakmayan bir yargı sistemi, güçlü bir devletin en önemli teminatıdır.
Adalet Bakanlığı olarak bu anlayışla; yapısal reformlardan teknolojik dönüşüme, ihtisaslaşmadan insan kaynağının güçlendirilmesine kadar birçok alanda çalışmalarımızı sürdürüyoruz.
BASKILARA MÜSAADE ETMEYECEĞİZ
Yargı, hukuk devletinin belkemiğidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımız; Anayasa, kanunlar, dosyadaki deliller ve vicdani kanaatleri doğrultusunda görev yapmaktadır.
Elbette yargı kararları demokratik toplumlarda tartışılabilir ve eleştirilebilir. Kararların hukuki zeminde değerlendirilmesi ifade özgürlüğünün doğal bir sonucudur. Ancak eleştiri ile hâkim ve savcılarımızı hedef göstermek, baskı altına almaya çalışmak, tehdit etmek ve mesleki itibarlarını zedelemek birbirinden tamamen farklıdır.
Siyasi saiklerle, kişisel hesaplarla veya kamuoyu baskısı oluşturarak yargı organlarını yıpratmaya yönelik girişimler yalnızca yargı mensuplarımıza değil, doğrudan hukuk devletine zarar vermektedir.
Adalete olan toplumsal güveni zedelemeyi, yargının tarafsızlığına gölge düşürmeyi ve hâkimlerimiz ile savcılarımız üzerinde baskı oluşturmayı amaçlayan hiçbir yaklaşımın sonuç vermesine izin vermeyeceğiz.
Türk yargısının kararlarına saygı göstermek yalnızca hukuki bir zorunluluk değil, aynı zamanda demokratik toplum düzeninin de gereğidir.
Hâkim ve savcılarımızın şahsiyetine yönelen, onları tehdit eden veya baskı altına almayı amaçlayan her türlü girişim karşısında hukuk devleti olarak en güçlü duruşu sergilemekte kararlıyız.
Adaletin terazisi makama, servete, unvana veya siyasi kimliğe göre tartmaz. Yalnızca hakkı, hukuku, delili ve vicdanı esas alır.
Bizim temel hedefimiz; vatandaşımızın adalete güven duyduğu, hakkına zamanında ulaştığı ve herkesin hukuk önünde eşit olduğunu hissettiği bir sistemi daha ileri taşımaktır.
CEZASIZLIK ALGISINI ORTADAN KALKACAK
Yargı teşkilatımızın fiziki ve teknolojik altyapısını son yıllarda önemli ölçüde güçlendirdik. Yeni adalet binaları, UYAP, e-duruşma ve SEGBİS gibi uygulamalarla yargılama süreçlerini daha erişilebilir, hızlı ve verimli hâle getirdik.
Yaptığımız düzenlemelerin merkezinde daima insanı, mağduru ve vatandaşlarımızın adalet beklentisini tuttuk. Toplumda oluşan cezasızlık algısını ortadan kaldırmak amacıyla infaz sisteminde de önemli değişiklikler yaptık.
Hükümlülerin denetimli serbestlikten yararlanabilmesi için cezalarının belirli bir bölümünü ceza infaz kurumunda geçirmesi şartını getirdik. İki yılın altındaki hapis cezalarında cezaevinde geçirilmesi gereken asgari süreyi düzenledik. Tekrar suç işleyenler bakımından infaz oranlarını yeniden belirledik.
Vatandaşımız, işlenen suçun karşılıksız kalmadığını görmelidir. Suç işleyenin hukuk içinde yaptırımla karşılaşması, yalnızca ceza adaletinin değil, toplumsal huzurun ve kamu düzeninin de gereğidir.
Bununla birlikte ceza adaletinin yalnızca yaptırım boyutundan ibaret olmadığını da biliyoruz. Etkin soruşturma, adil yargılama, mağdur haklarının korunması ve hükümlünün yeniden topluma kazandırılması aynı sistemin birbirini tamamlayan unsurlarıdır.
DEĞİŞEN SUÇLARA KARŞI İHTİSASLAŞIYORUZ
Suç türleri ve suç örgütlerinin yöntemleri hızla değişmektedir. Dijital araçların, finansal sistemlerin, kripto varlıkların ve sosyal medya platformlarının suç amacıyla kullanıldığı bir dönemde eski yöntemlerle mücadele etmek yeterli değildir. Bu nedenle Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde yeni ve uzmanlaşmış daire başkanlıkları kurduk.
Faili meçhul suçlardan terör suçlarına, narkotik ve ekonomik suçlardan terörizmin finansmanı ve suç gelirlerinin aklanmasına, dijital ortam güvenliğinden dezenformasyonla mücadeleye kadar pek çok alanda daha güçlü bir kurumsal yapı oluşturduk.
Cumhuriyet başsavcılıklarımız arasındaki koordinasyonu artırarak soruşturmaların daha etkin, hızlı ve ihtisaslaşmış biçimde yürütülmesini sağlıyoruz.
Adalet Hizmetlerinin Etkinliği Daire Başkanlığımızla da adliyelerimizin işleyişini, mahkemelerimizin performansını ve insan kaynağımızın verimli kullanımını veri temelli yöntemlerle takip edeceğiz.
Amacımız yalnızca istatistik üretmek değildir. Dosya yükünün dağılımını doğru analiz etmek, ihtiyaç bulunan yerlere zamanında müdahale etmek ve vatandaşlarımızın adalet hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti artırmaktır.
FAİLİ MEÇHUL DOSYA OLMAYACAK
Yıllardır ailelerin yüreğinde bir yara olarak duran faili meçhul dosyalar konusunda güçlü bir irade ortaya koyduk.
Her dosyanın arkasında cevabını bekleyen bir aile, yarım kalan bir hayat ve tecelli etmeyi bekleyen bir adalet duygusu bulunmaktadır.
Bugüne kadar 19 dosyada faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik işlem tesis edilmiştir. Çalışmalarımız büyük bir titizlikle devam etmektedir.
Adli bilimlerdeki gelişmeleri, yeni teknik imkânları, dijital verileri ve kurumlar arası koordinasyonu kullanarak geçmişte aydınlatılamayan dosyaları yeniden ele alıyoruz.
Aradan kaç yıl geçerse geçsin hiçbir dosyayı zamanın karanlığına terk etmeyecek, hiçbir mağdurun hakkını sahipsiz bırakmayacak ve faillerin adalet önüne çıkarılması için tüm imkânlarımızı kullanacağız.
SOKAK ÇETELERİNE KARŞI NET MESAJ
Vatandaşlarımızın huzurunu tehdit eden sokak çeteleriyle mücadele, öncelikli başlıklarımızdan biridir.
Çocukları ve gençleri kendi karanlık dünyalarına çekmeye çalışan, mahallelerimizde korku ortamı oluşturan, silahı ve şiddeti güç gösterisine dönüştüren hiçbir yapılanmaya müsamaha göstermeyeceğiz.
Sokaklarımızı suç örgütlerine bırakmayacağız.
Bu yapılara karşı yalnızca örgüt yöneticileri ve silahlı mensupları bakımından değil; finans kaynakları, bağlantıları, silah temin ağları, uyuşturucu ticareti ve suçtan elde ettikleri mal varlıkları yönünden de kapsamlı soruşturmalar yürütülmelidir.
Özellikle gençleri kolay para, şöhret ve güç vaadiyle suçun içine çeken yapıların sosyal medya üzerinden yürüttükleri propagandaya karşı da dikkatli olmalıyız.
Cumhuriyet başsavcılıklarımız ile kolluk birimlerimizin güçlü koordinasyonu sayesinde sokak çetelerinin hareket alanını daraltmaya, kaynaklarını kurutmaya ve gençlerimizi bu yapılardan uzak tutmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
GENÇLERİMİZİ UYUŞTURUCU TACİRLERİNE TESLİM ETMEYECEĞİZ
Uyuşturucu yalnızca bireyi hedef alan bir suç değildir. Aileyi dağıtan, gençlerin geleceğini çalan, toplumsal düzeni bozan ve organize suç örgütlerini besleyen büyük bir tehdittir.
Uyuşturucu tacirleri, gençlerimizin umutlarını ve ailelerimizin huzurunu hedef almaktadır. Bu kirli ticareti yürütenlere karşı hukuk içerisinde en kararlı mücadeleyi vereceğiz.
Özellikle okul çevrelerinde, sosyal medya platformlarında ve dijital haberleşme ağlarında gençlerimize ulaşmaya çalışan suç gruplarının tespiti ve etkisiz hâle getirilmesi büyük önem taşımaktadır.
Uyuşturucu suçlarına ilişkin soruşturmalarda yalnızca sokaktaki satıcıya değil; organizasyonu yönetenlere, finansman sağlayanlara, sevkiyat ağlarına ve suç gelirlerini aklayanlara da ulaşılmalıdır.
Mal varlıklarına el koyma, finansal hareketleri takip etme ve örgüt bağlantılarını çözme imkânlarını etkin biçimde kullanmalıyız.
Bir tek gencimizin dahi uyuşturucu batağına sürüklenmesine seyirci kalmayacağız. Gençlerimizi korumak hepimizin hukuki, vicdani ve insani sorumluluğudur.
FETÖ’YLE MÜCADELE AYNI KARARLILIKLA SÜRECEK
Milletimizin iradesine, devletimizin anayasal düzenine ve ülkemizin bağımsızlığına kasteden FETÖ ile mücadelemiz kesintisiz biçimde devam edecektir.
Bu yapı yalnızca bir terör örgütü değil; yıllarca devletin kurumlarına sızarak hukuku, eğitimi, güvenliği ve kamu düzenini kendi amaçları doğrultusunda kullanmaya çalışan bir ihanet şebekesidir.
FETÖ’nün güncel yapılanmalarına, finans kaynaklarına, mahrem yapılanmasına, hücre evlerine ve yurt dışı bağlantılarına karşı yürütülen soruşturmalarda hiçbir rehavete yer yoktur.
Bu mücadelede hem kararlılığı hem de hukuki titizliği birlikte korumalıyız. Suç ile suçsuzu birbirinden ayıran, somut delile dayanan ve adil yargılanma hakkını gözeten bir yaklaşım hukuk devletinin gereğidir.
Delile dayalı ve hukuk sınırları içinde yürüttüğümüz mücadeleyi devletimizin bütün kurumlarıyla koordinasyon hâlinde sürdüreceğiz.
Türkiye Cumhuriyeti, milletin iradesinin üzerinde hiçbir vesayete, hiçbir paralel yapılanmaya ve hiçbir terör örgütüne izin vermeyecektir.
YASA DIŞI BAHİS VE SANAL KUMARLA MÜCADELE
Yasa dışı bahis ve sanal kumar da aileleri yıkan, gençleri bağımlılığa sürükleyen ve organize suç örgütlerine finansman sağlayan çok yönlü bir tehdittir.
Bu mücadelede hedefimiz yalnızca failleri yakalamak değildir. Suçun finansal kaynaklarını kurutmak, yasa dışı kazançlara el koymak ve vatandaşlarımızı bu tehlikeden korumaktır.
Banka hesaplarının ve GSM hatlarının suç amacıyla kullanılmasını önlemeye yönelik tedbirleri artırıyor, Cumhuriyet başsavcılıklarımız bünyesindeki bilişim suçları soruşturma bürolarını güçlendiriyoruz.
Kripto varlıklar, elektronik para kuruluşları ve sosyal medya reklamları üzerinden kurulan para trafiğini yakından takip ediyoruz.
Vatandaşlarımızı hedef alan yasa dışı bahis ağlarının yalnızca görünen yüzünü değil, arka plandaki finansal organizasyonu ve suç gelirlerinin aklandığı kanalları da ortaya çıkarmalıyız.
GECİKEN ADALET VATANDAŞIN DUYGULARINI ZEDELER
Adalet hizmetlerinin kalitesi kadar vatandaşın hakkına zamanında ulaşması da önemlidir. Geciken adalet, vatandaşın adalet duygusunu zedelemektedir.
Dosyaların hedef süreler içinde sonuçlandırılması, gecikmeye neden olan sorunların zamanında tespit edilmesi ve soruşturmaların gereksiz yere uzatılmaması hepimizin ortak sorumluluğudur.
Vatandaşlarımızın yıllarca süren dava ve soruşturma süreçleri nedeniyle mağdur olmasına müsaade edemeyiz.
Uzlaştırma, seri muhakeme ve basit yargılama usulleri sayesinde milyonlarca dosyanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasını sağladık.
Bugüne kadar uzlaştırma müzakeresi tamamlanan dosyaların yüzde 83’ü uzlaşmayla sonuçlanmıştır. Seri muhakeme ve basit yargılama kapsamında ise yaklaşık 1 milyon 448 bin dosya karara bağlanmıştır.
Masumiyet karinesini ve lekelenmeme hakkını korumaya yönelik düzenlemelerle de soyut ve dayanaksız şikâyetler nedeniyle vatandaşlarımıza gereksiz yere şüpheli sıfatı verilmesinin önüne geçtik.
İhbar ve şikâyetleri titizlikle değerlendirmek kadar insanların şeref ve itibarını korumak da adaletin görevidir.
12. YARGI PAKETİYLE YENİ ADIMLAR ATACAĞIZ
Hayata geçirmeyi planladığımız 12. Yargı Paketi ile yargılamaların hızlandırılmasına ve yargının daha etkin işlemesine yönelik yeni düzenlemeler getiriyoruz.
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda zorunlu hâller dışında iki duruşma arasındaki sürenin üç ayı aşmamasını öngörüyoruz.
Noterlik evraklarının doğrudan mahkemelere ve Cumhuriyet başsavcılıklarına gönderilebilmesini sağlayarak bürokrasiyi azaltacağız.
Bilirkişilik kurumunun amacı dışında kullanılmasının önüne geçecek, hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi incelemeleri nedeniyle yargılamaların uzamasını engelleyeceğiz.
IBAN kiralama olarak bilinen ve banka hesaplarının suç örgütlerine kullandırılması şeklinde gerçekleşen eylemlere ilişkin daha açık, ölçülü ve caydırıcı bir yaptırım sistemi oluşturacağız.
Kanun yollarını daha öngörülebilir hâle getirecek, istinaf ve temyiz denetimini güçlendirecek, dijital materyallerde bulunan kişisel verilerin saklanması ve imhasına ilişkin güvenceleri artıracağız.
12. Yargı Paketi, daha hızlı, daha öngörülebilir ve vatandaş odaklı bir adalet sistemi kurma irademizin yeni bir göstergesidir.
NİTELİKLİ DOLANDIRICILIK VE BİLİŞİM SUÇLARINA DAİR
Teknolojik imkânları kötüye kullanarak vatandaşlarımızı mağdur eden nitelikli dolandırıcılık şebekeleri, toplumun ekonomik güvenliğini tehdit etmektedir.
Sahte yatırım platformları, telefon dolandırıcılığı, sosyal medya ilanları ve ele geçirilen banka hesapları üzerinden işlenen suçlar karşısında hızlı hareket etmeliyiz.
Bankaların, finans kuruluşlarının ve GSM operatörlerinin sorumluluklarını artıran tedbirleri hayata geçirdik. Yeni ihtiyaçlar doğrultusunda ilave düzenlemeler yapmayı sürdüreceğiz.
Cumhuriyet başsavcılıklarımız bünyesindeki bilişim suçları bürolarını güçlendiriyor; yargı mensuplarımıza dijital delil, kripto suçlar ve yapay zekâ destekli analiz alanlarında eğitimler veriyoruz.
Amacımız yalnızca teknik kapasiteyi geliştirmek değil, çağın gerisinde kalmayan güçlü bir yargı refleksi oluşturmaktır.
KADINA VE ÇOCUĞA YÖNELİK ŞİDDETLE MÜCADELE
Kadına yönelik şiddet; kadına, aileye, çocuklara ve toplumsal yapımıza yönelmiş bir tehdittir.
6284 sayılı Kanun’un etkin uygulanması, koruma tedbirlerinin süratle alınması, mağdurların ikincil mağduriyet yaşamaması ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmesi önceliğimizdir.
Bu dosyalarda gecikmenin telafisi mümkün olmayan sonuçlara yol açabileceğini unutmamalıyız.
Çocuk adalet sistemimizin temelinde ise çocuğun üstün yararı bulunmaktadır. Bununla birlikte toplumda derin infial oluşturan ağır suçlar karşısında adalet beklentisini de göz ardı edemeyiz.
Amacımız yalnızca cezalandırmak değil; çocukların yeniden suça sürüklenmesini önlemek, eğitim ve rehabilitasyon imkânlarını güçlendirmek ve onları suç ortamlarından uzak tutmaktır.
Çocuk mahkemelerini, çocuk ağır ceza mahkemelerini, çocuk bürolarını ve çocuk adalet merkezlerini güçlendirmeye devam edeceğiz.
VATANDAŞIN SESİNİ DUYAN BİR ADALET SİSTEMİ
ALO Adalet Hattı ile vatandaşlarımızın taleplerini, önerilerini ve karşılaştıkları sorunları doğrudan iletebilecekleri daha erişilebilir bir sistemin hazırlıklarını yapıyoruz.
Çünkü vatandaşın sesini duyan, mağduru yalnız bırakmayan ve sorunlara zamanında çözüm üreten bir adalet sistemi güven verir.
Hedefimiz yalnızca dosyaları sonuçlandırmak değildir. Hedefimiz; mağdurun kendisini yalnız hissetmediği, vatandaşın hakkına zamanında kavuştuğu, suçlunun cezasız kalmadığı ve adalete olan güvenin güçlendiği bir yargı düzenidir.
Yargı reformunu dönemsel bir çalışma değil, sürekli bir iyileştirme süreci olarak görüyoruz.
Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, adaletin gerçek teminatı insan unsurudur. Sizlerin bilgi, birikim, cesaret, vicdan ve yüksek sorumluluk anlayışı, adaletin terazisini dengede tutan en önemli güçtür.
Adalet Bakanlığı olarak görevimiz yalnızca politika belirlemek değildir. Sahadan gelen sesi dinlemek, ihtiyaçları doğru tespit etmek ve çözümleri sizlerle birlikte geliştirmektir.
Bu toplantımızın temel amacı da budur: Sorunları açık yüreklilikle değerlendirmek, iyi uygulamaları yaygınlaştırmak ve adalet hizmetlerinin kalitesini daha da yükseltmek.
Sizlerin tecrübesi, önerisi ve gayreti, reformlarımızın başarıya ulaşmasında vazgeçilmezdir.
Her birinizin görev yaptığı şehirde, adliyede ve makamda ortaya koyduğu çalışma, milletimizin adalet duygusuna doğrudan temas etmektedir.
Unutmayalım ki adalet yalnızca mahkeme salonlarında değil, hayatın her alanında ve her vatandaşın gönlünde karşılık bulmalıdır.
SİVİL TOPLUM, TÜRK YARGISI VE DENETİM SORUMLULUĞU
Sözlerime son verirken, son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında toplanan bağışların kullanımına ilişkin iddialar üzerine yürütülen adli soruşturmaya da değinmek istiyorum. Bu soruşturma, devletimizin, vatandaşlarımızın iyi niyetine ve emanetine kararlılıkla sahip çıktığını göstermektedir.
Elbette; afetlerde, krizlerde ve toplumsal dayanışmaya ihtiyaç duyulan anlarda devletimizle omuz omuza çalışan, şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdendir. İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.
Ancak “sivil toplum”; hukuki denetimden kaçmanın, keyfîliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur.
Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu; kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir. Milletimizin güveniyle faaliyet yürüten hiçbir yapı, devletin denetiminden muaf olduğunu düşünemez.
Yine yargı süreçlerini ideolojik bir zemine çekerek bağımsız mahkemelerimizi baskı altına almaya çalışan her türlü girişim beyhudedir. Türk yargısı; sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket eder.
Elbette hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemeyeceği gibi hiç kimse de dokunulmaz değildir. Türk yargısı, bu süreci hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir titizlikle ve tüm yönleriyle aydınlatacaktır.
Vatandaşlarımız müsterih olsun. İyi niyetle, dişinden tırnağından artırarak yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır. Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında hukuk içinde ve kararlılıkla durulacaktır.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde; İçişleri Bakanlığımızla, Hazine ve Maliye Bakanlığımızla ve ilgili tüm kurumlarımızla tam bir koordinasyon içerisinde, kamu düzenini koruma, sivil toplum alanında şeffaflığı ve hesap verebilirliği güçlendirme, milletimizin emanetine sahip çıkma irademizden asla taviz vermeyeceğiz.