Gündem
Tarihçi Mustafa Armağan tek tek yazdı: Geçmişte Ayasofya’da hukuk ihlalleri
Tarihçi Mustafa Armağan, Ayasofya’nın 86 yıl boyunca cami olarak kullanılmasını engelleyen tartışmalı Bakanlar Kurulu kararındaki hukuki skandalları deşifre etti. Danıştay'ın iptal kararıyla tescillenen ihlalleri sıralayan Armağan; kararnamenin hem Anayasa’ya hem Medeni Kanun’a hem de Fatih Sultan Mehmed’in vakfiyesine tamamen aykırı, usulsüz bir metin olduğunu gözler önüne serdi.
Mustafa Armağan’ın kaleme aldığı analizde, 1934 tarihli kararnamenin baştan aşağı hukuki sakatlıklarla dolu olduğu vurgulandı. Normlar hiyerarşisine aykırı şekilde kanunların üstünde tutulan ve üstelik Resmi Gazete’de dahi yayımlanmadan yürürlüğe sokulan kararnamenin, Mülkiyet Hakkı ve İnsan Hakları Sözleşmeleri başta olmak üzere Türk Medeni Kanunu ile Vakıflar Kanunu’nu açıkça çiğnediği belirtildi.
İşte Mustafa Armağan’ın o yazısı:
AYASOFYA CAMİİ'NDE HUKUK NASIL İHLAL EDİLMİŞTİ?
6 yıl önce Danıştay tarafından iptal edilen “Ayasofya kararnamesi”ndeki hukuki tutarsızlıklar merak ediliyor. Net anlaşılsın diye maddeler halinde sıralamak istiyorum (kararnamedeki imza meselesini atlıyorum).
1) Hukuka aykırılıklar meselesi:
a. Bahsedilen Bakanlar Kurulu kararnamesi İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 17. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 1. protokolünün 1. maddesine, Anayasa’nın 35. maddesine, Türk Medeni Kanunu’nun 683. maddesine, Vakıflar Kanunu’nun 3, 6, 16 ve 30. maddeleri ile Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 10. ve 11/2. maddelerine aykırıydı.
b. Kararnameler normlar hiyerarşisinde kanunun altında yer alır ve kanuna aykırı olamaz, olursa geçersiz hâle gelirler. Bu durumda Danıştay yapılması gerekeni yaptı, vakıf ve tapu sicilinde belirtildiği gibi Ayasofya’nın cami olarak kullanılmasının önündeki engelleri kaldırdı.
c. Öte yandan söz konusu Kararname Resmi Gazete’de yayımlanmamıştır. Halbuki kararnameler Resmi Gazete’de yayınlanmadan yürürlüğe girmez.
2) İçeriğindeki tuhaflık ve çelişkiler:
Tartışmalı kararname şu cümleyle başlar: “Eşsiz bir mimarlık sanat abidesi olan Ayasofya camiinin tarihi vaziyeti itibariyle müzeye çevrilmesi bütün Şark alemini sevindireceği ve insanlığa yeni bir ilim müessesesi kazandıracağı cihetle bunun müzeye çevrilmesi...” Ayasofya Camii’nin müzeye çevrilmesine sevinecek olan “bütün Şark âlemi” hangisidir?
Belki de “bütün Garp âlemi” şeklinde yazılacakken ya şaşırtmaca maksadıyla veya zuhulen “bütün Şark alemi” diye yazılmıştır. Açılma kararına kimler üzüldüyse kapandığı zaman sevinenler de onlardır, yani Batı (Garp) alemi...