Dünya
Maariv korkusunu manşete taşıdı: Türk silahları İsrail sınırına iniyor
İsrail basını, Türk savunma sanayisinin Orta Doğu’daki yükselişinden duyduğu endişeyi manşetlere taşıdı. Maariv gazetesi, krizdeki Lübnan’ın sınır güvenliğini sağlamak için Türk silah sistemlerine yönelebileceğini yazdı. Lübnanlı yetkililerin gelişmiş Türk teçhizatlarını yakından incelediğini belirten gazete, Türk şirketlerin Lübnan’ın yeniden ayağa kalkmasına da yardım edeceğini ifade etti.
TAHSİN HAN
İsrail’in önde gelen yayın organlarından Maariv’de yer alan bir habere göre, Tel Aviv yönetimi, sınırındaki güvenlik dengelerini değiştirebilecek yeni bir gelişmeyi yakın takibe aldı. Haberde, Lübnan ordusunun Türkiye ile savunma sanayisi alanındaki iş birliğini derinleştirme ve Türk şirketlerinden gelişmiş silah sistemleri tedarik etme ihtimalinin İsrail güvenlik bürokrasisinde ciddi bir rahatsızlık ve endişe yol açtığı vurgulandı.
TÜRK SAVUNMA SANAYİSİ İSRAİL'İ TEDİRGİN EDİYOR
İsrail medyasındaki değerlendirmelerde, Türkiye’nin son yıllarda kara, hava ve deniz platformlarında sergilediği yerli ve milli teknolojik hamlenin bölgesel güç dengelerini kökten değiştirdiğine dikkat çekiliyor. Özellikle Türk savunma sanayisinin küresel pazarda uygun maliyetli, yüksek teknolojili ve operasyonel başarısı kanıtlanmış sistemler sunması, Ankara’nın Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki nüfuzunu hızla artırıyor. Tel Aviv yönetimi, Türk savunma ürünlerinin Beyrut yönetiminin eline geçmesiyle sınır hattında askeri dengelerin kendi aleyhine değişmesinden ve Ankara’nın bölgedeki caydırıcılığının doğrudan sınırına dayanmasından korkuyor.
ANKARA, BEYRUT İÇİN GÜÇLÜ BİR ALTERNATİF
Maariv’in aktardığı bilgilere göre, ağır bir ekonomik krizle boğuşan ve askeri donanımının yüzde 90’a yakınını dış yardımlarla karşılayan Lübnan, uzun vadeli güvenlik stratejilerinde Türkiye’yi en kritik ortaklardan biri olarak görüyor. Lübnanlı makamlar, Türk savunma sanayisinin sunduğu gelişmiş teçhizatın maliyet-etkin yapısını yakından inceliyor.
Üst düzey Lübnanlı kaynaklar, mevcut mali imkansızlıklar nedeniyle Türk savunma şirketleriyle henüz doğrudan ve resmi bir satın alma masasına oturulmadığını belirtse de, ekonomik toparlanma ve siyasi istikrarın sağlanmasıyla birlikte askeri tedarik için ilk çalınacak kapının “kesinlikle” Ankara olacağını ifade ediyor.
BÖLGESEL NÜFUS
Haberde, Beyrut yönetiminin Türkiye’ye duyduğu güvenin arkasında Ankara’nın izlediği diplomasi tarzının yattığı vurgulanıyor. Türkiye’nin Lübnan’da milis yapıları veya yerel siyasi aktörleri değil, doğrudan Lübnan devletini ve resmi kurumlarını muhatap alması Beyrut’ta büyük takdir topluyor. Şu an için Türkiye ile Lübnan arasındaki askeri temasların eğitim programları ve ölümcül olmayan teçhizat bağışlarıyla sınırlı olduğu belirtilse de, İsrail tarafı sürecin seyri konusunda oldukça tetikte. ABD’nin Lübnan ordusuna sağladığı 10 yıllık yardım paketine rağmen, Türkiye’nin hem askeri alanda hem de çökme noktasına gelen elektrik ve altyapı sektörlerinde Lübnan’a geniş çaplı destek sunmaya hazır olması, İsrail basınında Tel Aviv açısından kritik bir bölgesel kuşatılma ve nüfuz kaybı riski olarak değerlendiriliyor.