Gündem
KKTC’li Bakan Arıklı’dan Rumlara ayar: Girne'ye göz dikenler, Larnaka'yı, Limasol'u kaybetmeyi göze almalı! Hala Sultan öksüz, bizi bekliyor
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Türkünün haklarının görmezden gelinmesi halinde bunun sonuçları olacağı uyarısında bulunarak, "Girne'ye göz dikenler, Larnaka'yı, Limasol'u kaybetmeyi de göze almalı. Hala Sultan öksüz, bizi bekliyor" dedi.
KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, Kıbrıs Türk tarafının kimsenin toprağında gözü olmadığını vurgulayarak, Rumlarla iç içe değil, "yan yana ve iyi komşu" olarak yaşamak istediklerini ifade etti. Arıklı, Kıbrıs Türkünün haklarının görmezden gelinmesi halinde bunun sonuçları olacağı uyarısında bulunarak, "Dedik ki bizim kimsenin toprağında gözümüz yok. Rumlarla iç içe değil, yan yana iyi komşu olarak yaşamak istiyoruz. Ama Girne'ye göz dikenler, Larnaka'yı, Limasol'u kaybetmeyi de göze almalı. Hala Sultan öksüz, bizi bekliyor" dedi.
HALA SULTAN KİMDİR?
Hz. Osman’ın hilâfeti zamanında (644-656) kocası Ubâde b. Sâmit ile birlikte İslâm ordularının Kıbrıs seferine katılan Hz. Peygamber’in süthalası Ümmü Harâm bint Milhân el-Ensâriyye halk arasında Hala Sultan olarak anılır. Hakkında bazı menkıbeler rivayet edilen Ümmü Harâm, bugün Larnaka’daki türbesinin bulunduğu mevkide attan düşerek şehid olmuştur. Osmanlılar Kıbrıs’ı fethedince (1571) kabri ihya edilmiş ve 1760’ta üzerine Şeyh Hasan Efendi tarafından türbe inşa edilmiştir. Türbenin çevresinde, 1795’te Kıbrıs muhassılı Silâhdar Kaptanbaşı Mustafa Ağa tarafından şadırvan, 1797’de tekke, 1816’da Kıbrıs muhassılı Seyyid Mehmed Emin Efendi tarafından cami yaptırılmak suretiyle küçük bir külliye teşekkül etmiştir.
KIBRIS’TAKİ EN ESKİ İSLAM İZİ
Hala Sultan Türbesi, İstanbul’daki Eyüp Sultan Türbesi gibi Kıbrıs’taki İslâm varlığının en eski izini teşkil etmesi, ayrıca İslam Peygamberi Hz. Muhammed’in yakınına ait olması sebebiyle Kıbrıs’ın fethinden itibaren adada yaşayan Müslüman Türkler’in en önemli ziyaretgâhı olmuştur. I. Dünya Savaşı’na kadar buradan geçen Osmanlı gemilerince top atışı ile selâmlanan türbe, padişahlar ve devlet ricâli tarafından sunulan kıymetli hediyelerle de donatılmıştır. 1959’da onarım geçiren ve Kıbrıs Evkaf Dairesi’nce içinde bir kütüphane tesis edilen tekke 1963’te Rumlar tarafından tahrip edilmiş ve bir süre askerî karargâh olarak kullanılmıştır.