Siyaset
Yılmaz Özdil kendisine 'geber' diyenlere isyan etti! 'AK Partililer bile...'
Yıllardır en sert siyasi polemiklerin merkezinde yer alan gazeteci Yılmaz Özdil, bu kez kendi cephesinden yükselen nefret söylemlerine isyan etti. CHP'nin bölünmemesi gerektiğini söylediği için sosyal medyada kendisine "Geber" mesajları gönderildiğini açıklayan Özdil, "2005'ten beri muhalif köşe yazarıyım, AKP'liler bile bana 'Geber' demedi." sözleriyle yaşadığı tabloyu özetledi.
Yıllardır en sert siyasi polemiklerin merkezinde yer alan gazeteci Yılmaz Özdil, bu kez kendi cephesinden yükselen nefret söylemlerine isyan etti. CHP'nin bölünmemesi gerektiğini söylediği için sosyal medyada kendisine "Geber" mesajları gönderildiğini açıklayan Özdil, "2005'ten beri muhalif köşe yazarıyım, AKP'liler bile bana 'Geber' demedi." sözleriyle yaşadığı tabloyu özetledi.
Ortaya çıkan manzara, muhalefet cephesinde yıllardır savunulduğu iddia edilen "hoşgörü" ve "demokrasi" söylemlerinin sosyal medyada nasıl bir sınav verdiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Siyasi fikir ayrılığına tahammül edemeyen bazı kullanıcıların ölüm temennisi içeren mesajlarla Özdil'i hedef alması, eleştiri sınırlarını aşan nefret dilinin ulaştığı noktayı gösterdi.
İronik olan ise hedefteki ismin Yılmaz Özdil olması. Geçmişte kullandığı sert üslup, kutuplaştırıcı çıkışları ve birçok kesime yönelik ağır ifadeleri nedeniyle sık sık eleştirilen Özdil, bugün benzer bir nefret ikliminin mağduru olduğunu dile getiriyor. Kamuoyunda uzun yıllardır tartışma konusu olan bu üslubun, toplumdaki gerilimi artırdığı yönünde pek çok eleştiri yapılmıştı.
Ancak geçmişteki tartışmalar ne olursa olsun, bir kişiye siyasi görüşü nedeniyle "geber" diye mesaj göndermenin kabul edilebilir bir tarafı bulunmuyor. Fikir üretmek yerine hakaret ve ölüm temennisiyle cevap vermek, demokratik siyasete değil, tahammülsüzlüğe hizmet ediyor.
Özdil'in açıklamaları, farklı siyasi oluşumlara destek veren bazı sosyal medya hesapları arasında yaşanan sert tartışmaları da yeniden gündeme taşıdı. Siyasi rekabetin nefret söylemine dönüşmesi, yalnızca hedef alınan kişilere değil, demokratik tartışma kültürüne de zarar veriyor.