AKİT MENÜ

Gündem

10 yıl sonra aynı senaryo mu? FETÖ için yeniden yol mu açılıyor?

15 Temmuz darbe girişiminin 10'uncu yılında, FETÖ ile mücadelede görev alan bazı kadroların çeşitli gerekçelerle görevlerinden uzaklaştırıldığı veya pasif görevlere çekildiği yönündeki iddialar kamuoyunda tartışma konusu oldu. Geçmişte örgütün devlet kurumlarında kadro açmak amacıyla benzer yöntemlere başvurduğu hatırlatılırken, son dönemde yaşanan gelişmeler üzerinden yeni bir "tasfiye" endişesi dile getiriliyor. Söz konusu iddialara ilişkin resmi makamlarca doğrulanmış bir açıklama bulunmuyor.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçerken, örgütle mücadelede aktif rol üstlenen bazı isimlerin görev yerlerinin değiştirilmesi veya farklı görevlere atanması yönündeki iddialar yeniden gündeme geldi.

Kulislerde dile getirilen değerlendirmelerde, özellikle 2012 yılından itibaren FETÖ'nün devlet içindeki yapılanmasına karşı mücadele eden bazı kadroların çeşitli gerekçelerle etkisizleştirildiği öne sürülüyor. Bu iddialar kamuoyunda "yeniden tasfiye" tartışmalarını beraberinde getirdi.

Geçmişte benzer yöntemler uygulanmıştı

FETÖ'nün devlet kurumlarında kadrolaşma sürecinde en sık başvurduğu yöntemlerden birinin, hedef aldığı personeli itibarsızlaştırarak görevden uzaklaştırmak olduğu biliniyor.

Örgütün geçmişte farklı dönemlerde hazırladığı soruşturmalar, ihbar mektupları, medya operasyonları ve çeşitli fişlemelerle çok sayıda kamu görevlisini hedef aldığı; böylece kendi mensuplarına alan açmaya çalıştığı ifade ediliyor.

Askeriye, emniyet ve yargıda kumpas iddiaları

FETÖ'nün Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde yürüttüğü yapılanma sürecinde, Ergenekon, Balyoz ve askeri casusluk davaları gibi soruşturmaların önemli rol oynadığı uzun yıllardır kamuoyunda tartışılıyor.

Benzer şekilde emniyet teşkilatında da örgütün yapılanmasını erken dönemde rapor eden birçok emniyet mensubunun çeşitli soruşturmalarla görevlerinden uzaklaştırıldığı veya pasif görevlere çekildiği iddia edilmişti.

MİT krizi hafızalardaki yerini koruyor

7 Şubat MİT krizi de FETÖ'nün devlet içerisindeki güç mücadelesinin en önemli dönüm noktalarından biri olarak gösteriliyor.

Dönemin MİT Müsteşarı Hakan Fidan ve çalışma ekibini hedef alan girişimin, örgütün kurum üzerindeki etkisini artırma çabasının bir parçası olduğu değerlendirilmiş; süreç hükümetin müdahalesiyle farklı bir yöne evrilmişti.

"Tasfiye" iddiaları yeniden gündemde

Son dönemde yargı, bürokrasi ve güvenlik kurumlarında görev yapan bazı isimlerle ilgili yaşanan gelişmeler üzerine yeniden "tasfiye" tartışmaları başladı.

Kamuoyunda dile getirilen iddialarda, FETÖ ile mücadelede sembol isimler arasında gösterilen bazı kişilerin görev değişikliklerinin örgütün geçmişte uyguladığı yöntemleri hatırlattığı savunuluyor. Ancak bu değerlendirmeler bağımsız olarak doğrulanmış değil ve resmi makamlar tarafından bu yönde yapılmış bir açıklama bulunmuyor.

Gözler resmi açıklamalarda

15 Temmuz'un 10'uncu yılında yeniden gündeme gelen iddiaların ardından gözler ilgili kurumların yapacağı olası açıklamalara çevrildi. Kamuoyunda dile getirilen değerlendirmelerin doğruluğu konusunda resmi makamlar tarafından yapılacak açıklamaların sürece açıklık kazandırması bekleniyor.

Yorumlara Git

Erdal Beşikçioğlu dahil 40 kişi tutuklandı

Trump'ın kararı Tel Aviv'i şaşkına çevirdi! İsrail saldırının durduğunu sosyal medyadan öğrendi

Son ankette büyük şok! CHP bölündü, oylar da ikiye ayrıldı

10 yıl sonra aynı senaryo mu? FETÖ için yeniden yol mu açılıyor?

Trump’tan İran açıklaması! Müzakere masası yeniden kuruluyor