Gündem
28 Şubat’ın vesayetçisi Ertuğrul Özkök yine itibar suikastında! Franco senin gibilerin ağababası
28 Şubat döneminde milyonlarca masum insanı fişleyen, binlerce hayatı karartan cuntacılardan brifing adı altında aldığı talimatları, “Bu defa silahsız kuvvetler devreye girsin”, “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetleriyle yerine getiren Ertuğrul Özkök, milli iradenin temsilcisi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı ‘Franco diktatörlüğü’ ile bağdaştırması büyük tepki çekti.
HABER MERKEZİ
28 Şubat postmodern darbesiyle milyonlarca masum insanı fişleyen, binlerce hayatı karartan cuntacılardan brifing adı altında talimat alan, “Bu defa işi silahsız kuvvetler devreye girsin” ve “Gerekirse silah bile kullanırız” manşetleriyle cuntacılara alan açan ve 2 Kasım 2005 tarihli yazısında ‘Tek 28 Şubat’çı bendim” diyerek vesayet yanlısı olduğunu itiraf eden pop-sosyolog Ertuğrul Özkök, ilerleyen yaşına rağmen milli iradeye saygı göstermeyi öğrenemedi.
Meclis Darbeleri Araştırma Komisyonu’na verdiği ifadelerde “Üzgünüm”, “Pişmanım” diyerek savcılık soruşturmasından yırtan, başörtüsü serbestîsinin önünü açan kanun değişikliği için “411 el kaosa kalktı” diyerek meclisin üstünlüğünü ayaklar altına aldığı halde hesap vermeyen Özkök, şiir okuduğu için siyasi yasaklı haline geldiğinde “Muhtar bile olamaz” dediği Başkan Erdoğan’ı şimdi de “Franco diktatörlüğü” ile bağdaştırarak skandal sözlere imza attı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, katıldığı bir YouTube programında İspanya’nın eski diktatörü Francisco Franco üzerinden yaptığı benzetmeler nedeniyle geçmişin postal yalayıcısı Ertuğrul Özkök hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla re’sen soruşturma başlatırken, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik de “Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğu ve ahlaki sefalet” eleştirisinde bulundu. Ömrü itibar suikastlarıyla geçen ve Ahmet Kaya’ya linç kampanyasını başlatarak “Vay şerefsiz” başlıklarını Özkök’ün aymaz tavrını değerlendiren uzmanlar ise bu şımarıklığın altında 28 Şubat’ın medya ayağında yer alanların hesap vermemesinden kaynaklandığını belirtti.
ÖZKÖK’ÜN SÖZLERİ AHLAKİ BİR SEFALET
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı Franco diktatörlüğü ile bağdaştırarak skandal sözlere imza atan Ertuğrul Özkök’e tepki gösterdi. AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Cumhurbaşkanımız defalarca milletimizin hür iradesiyle ve demokratik seçimlerle iş başına gelmiştir. Cumhurbaşkanımız şu anda dünyada demokratik seçimler yoluyla iş başına gelen liderler içinde en tecrübeli devlet adamı ve liderdir. Cumhurbaşkanımızın siyasi konumunu Franco diktatörlüğü ile benzeştirmek akıl ve izan yoksunluğudur. Bu aynı zamanda millet iradesine dönük ahlaki bir problemdir. Türkiye’ye geçmişte yaşatılan kötülüklerin kök zihniyeti budur. Maalesef bu belli kesimlerde bir siyasi karakter haline gelmiştir. En yüksek demokratik meşruiyete sahip dünya liderlerinden olan Cumhurbaşkanımız ile insanlık suçu işlemiş bir diktatörü mukayese etmek zihinsel ve ahlaki bir sefalettir. Bu zihniyetle demokratik mücadelemizi en zor zamanlarda verdik. Bundan sonra da vermeye devam edeceğiz. Yine bu zihniyetin partimizden bahsederken ‘AK Parti diye bir parti yok’ anlamına gelen sözleri sadece çürümüş bir zihniyetin temennisidir. Gerçeği öğrenmek isteyen biri, sokaklara çıkıp bunu dile getirsin ve cevabını bizzat yaşasın. Bu çürümüş beyanlar yok hükmündedir. Sadece Türkiye için kötü niyetleri olan kesimlerin itiraflarıdır” ifadelerini kullandı. Ertuğrul Özkök’ün skandal açıklamalarının gündeme gelmek için çabalama olduğunu kaydeden Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş, “Bir dönemler medyanın dördüncü kuvvet olmaktan birinci kuvvet olmaya doğru evrildiği dönemlerde, maalesef Türkiye’nin o dönemde yaşadıklarında büyük katkıları, büyük suçları olan bir isim Ertuğrul Özkök. Yeni dönemde artık köşeye çekilmiş olduğu için dönem dönem herhâlde, “Ya ne gibi laf ederim de öne çıkarım?” şeklinde birtakım aksiyonlarla, bence öne çıkma gayretinde bulunuyor.
Şimdi, 2026 Türkiye’sini geçmişin İspanya’sıyla karşılaştırmak, hiç alakası olmayan bir şekilde bir diktatörle; gençliğinden beri çalışarak, çabalayarak ve hakikaten bu ülkenin insanına hizmet ederek insanların helal oylarıyla iş başına gelmiş Sayın Cumhurbaşkanımızı mukayese etmek normalde akıl işi değil. Ama biliyorsunuz, en azından “Nasıl gündeme gelebilirim? Nasıl benimle ilgili birileri konuşabilir?” şeklindeki bir gayretle, doğru olmadığını kendisinin de çok iyi bildiği birtakım saçmalıklar yapıyor. Buradaki konu, vaktiyle sahip oldukları güçlü imkânları artık kaybetmiş olmanın ve buna bir daha kavuşamayacak olmanın getirdiği ezikliğin de bu işin içinde olmasıdır, herhâlde. Bir de bu kafa, bu yapı, bu zihniyet; vaktiyle sahip olduğu imkânları kaybetmiş olmasının, bunların elinden gitmiş olmasının acısını da bu tür şeylerle gündeme gelmek için birtakım saçmalamalar yaparak gidermeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin artık karanlık yılları geride bıraktığına değinen Kızıltaş, “Dolayısıyla geçmiş olsun. Burası Türkiye. Özkök ve benzerleri muhtemelen Franco ve benzeri isimlerle ilgili, “Yahu, hani böyle bir şey olsaydı biz de ne güzel onları yazardık. Onlar sayesinde tekrar iktidarlarımızı sürdürürdük.” şeklinde hayaller kuruyor olmalı. Dolayısıyla son derece yanlış, batıl bir mukayese. Bence sadece öne çıkma gayretiyle alakalı” dedi.