AKİT MENÜ

Sağlık

Yüzü yanan genç kantaron yağıyla iyileştiğini iddia etti

Bardak mısır tezgahındaki gaz patlaması sonucu yüzünde 2. derece ağır yanıklar oluşan Atakan G. (33), 2 ay boyunca ev yapımı kantaron yağı kullanarak tamamen izsiz iyileştiğini iddia etti.

Haber Merkezi

Bardak mısır tezgahının içindeki gazın patlamasıyla yüzünde ağır yanık oluşan Atakan G.'nin iki ay kantaron yağı kullanarak izsiz iyileştiğini söylemesi dikkat çekti. Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekayi Kutlubay vakayı değerlendirerek hem umut veren hem de kritik uyarılar içeren açıklamalar yaptı.

19 yaşındayken arkadaşına yardım etmek için bardakta mısır satarken yaşadığı patlama sonucu yüzünde ve kolunda ciddi yanıklar oluşan Atakan G. (33), hastanedeki ilk müdahalenin ardından yaklaşık iki ay boyunca yalnızca kantaron yağı kullandığını ve cildinde belirgin bir iyileşme sağlandığını anlattı. Patlamanın ardından doktorların yüzünde kalıcı iz kalabileceğini söylediğini belirten G., lise arkadaşının getirdiği ev yapımı kantaron yağını günde 10-15 kez uyguladığını ifade etti. Atakan G., “Yüzümü aylarca güneşten korudum. İlk günden itibaren sadece kantaron yağı kullandım. Yaklaşık iki ay sonra yüzümde belirgin bir iyileşme oldu.” dedi.

“ORTADA MUCİZE DEĞİL, İYİ YÖNETİLMİŞ BİR SÜREÇ VAR”

Vakayla ilgili öncesi ve sonrası fotoğrafları inceleyen Dermatoloji Uzmanı Prof. Dr. Zekayi Kutlubay, fotoğrafların ciddi bir ikinci derece yüz yanığını düşündürdüğünü belirtti. Kutlubay, elde edilen sonucun başarılı olduğunu vurgulayarak, “Ortada bir mucize yok ancak iyi yönetilmiş bir iyileşme süreci var.” ifadelerini kullandı.

Kutlubay, son fotoğraflarda ise hipertrofik skar, keloid, kontraktür ya da belirgin renk farkı görülmediğini belirterek, yüz bölgesinin zengin damar yapısı sayesinde diğer bölgelere göre daha avantajlı iyileştiğini, erken tıbbi müdahalenin ve düzenli bakımın sonucun en önemli belirleyicileri arasında yer aldığını söyledi.

“KANTARONUN KATKISI OLMUŞ OLABİLİR”

Prof. Dr. Kutlubay, kantaron yağının etkisinin tamamen reddedilemeyeceğini ancak iyileşmenin yalnızca bu ürüne bağlanmasının bilimsel olarak mümkün olmadığını belirtti. Kutlubay, kantaron bitkisinde bulunan hiperforin maddesinin laboratuvar çalışmalarında antibakteriyel özellik gösterdiğini, bazı deneysel araştırmalarda da yara iyileşmesini desteklediğine ilişkin bulgular bulunduğunu ifade etti. Ancak tek bir hastanın deneyiminin bilimsel kanıt oluşturmayacağını vurgulayan Kutlubay, bu tür vakaların ancak yeni araştırmalar için hipotez oluşturabileceğini söyledi.

“İLK 20 DAKİKA ÖNEMLİ”

Yanık tedavisinde en kritik sürecin ilk dakikalar olduğuna dikkat çeken Kutlubay, “Yanık yaralanmalarında ilk 20 dakika, sonraki iki aydan daha kritik olabilir.” dedi.

İlk yardım sırasında yanan bölgenin 20 dakika boyunca akan ılık-serin su altında tutulması gerektiğini belirten Kutlubay, buz, diş macunu, yoğurt, salça, tereyağı ve her türlü yağın (kantaron yağı dahil) ilk yardım amacıyla kullanılmaması gerektiğini söyledi.

“DOĞAL OLMASI GÜVENLİ OLDUĞU ANLAMINA GELMEZ”

Kantaron yağının yanlış kullanımına karşı da uyarılarda bulunan Kutlubay, steril olmayan ürünlerin açık yaralarda enfeksiyon riskini artırabileceğini söyledi. Bitkisel ürünlerin alerjik reaksiyonlara ve güneş hassasiyetine neden olabileceğini belirten Kutlubay, “Doğal olması bir ürünün güvenli ve etkili olduğu anlamına gelmez. Etki varsa, yan etki ihtimali de vardır.” şeklinde konuşan Kutlubay, kantaron yağıyla ilgili insanlarda yapılan bazı randomize çalışmalarda yara iyileşmesi ve skar görünümünde olumlu sonuçlar elde edildiğini, buna karşın bazı araştırmalarda ise anlamlı fark saptanmadığını belirtti. Bu nedenle mevcut bilimsel verilerin kantaron yağını tek başına tedavi yöntemi olarak göstermediğini ifade eden Kutlubay, ürünün ancak hekim kontrolündeki tedaviyi destekleyici bir bakım ürünü olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

UZMANDAN KRİTİK UYARI

Kutlubay, “Bu vakadan çıkarılması gereken sonuç ‘kantaron yağı yanıkları iyileştiriyor’ değil

tıbbi müdahale, doğru yara bakımı, güneşten korunma ve hastanın iki ay boyunca bakımını aksatmaması bu başarılı sonucun temelini oluşturdu. Kantaron yağının katkısı olabilir ancak bunu tek başına iyileşmenin nedeni olarak göstermek bilimsel açıdan doğru değildir.” dedi.

Kaynak: yeniçağ

 

Yorumlara Git

12 turist tedaviye alındı! Çeşmeden su içtiler, hastanelik oldular

Cevdet Yılmaz’dan emperyalist odakların uykusunu kaçıracak açıklama! Türkiye iç cephesini tahkim ediyor!

Türk bilim insanı Google Gemini'in başına geçti!

Ekranlardaki ahlaksızlık gerçek hayata sıçradı! Reşit olmayan kızla dizi oyuncusu babası tarafından yakalandı

Sıcaklık 40 dereceye dayandı! 27 kentte kırmızı alarm verildi