AKİT MENÜ

Gündem

Açık açık dillendirdiler: Dünya nüfusu yarıya indirilmeli!

Sustainable Development dergisinde yayımlanan araştırmada, çevresel baskının azaltılması gerekçesiyle dünya nüfusunun uzun vadede yarıya düşürülmesi gerektiği savunuldu. Çalışmada aile planlaması, kadınların eğitime erişimi ve gönüllü doğurganlık tercihlerinin nüfus artışını yavaşlatabileceği belirtilirken, yaklaşım çevre krizinin sorumluluğunu nüfus artışına yüklediği gerekçesiyle tartışma konusu oldu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Dünyada iklim değişikliği, enerji tüketimi, doğal kaynakların azalması ve çevresel tahribat tartışmaları devam ederken, Sustainable Development dergisinde yayımlanan bir araştırmada dikkat çekici bir nüfus projeksiyonu gündeme getirildi.

Araştırmacılar, mevcut nüfus ve tüketim eğilimlerinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını savunarak insan nüfusunun önümüzdeki iki yüzyıl içerisinde bugünkü seviyesinin yaklaşık yarısına gerilemesinin çevresel sürdürülebilirlik açısından gerekli olabileceğini öne sürdü.

8,3 milyarlık dünya nüfusuna dikkat çektiler

Çalışmada dünya nüfusunun son yüzyılda 2 milyarın altındaki seviyelerden yaklaşık 8,3 milyara yükseldiğine dikkat çekildi.

Araştırmacılar, nüfus artışının doğal kaynaklara yönelik talebi büyüttüğünü; enerji tüketimi, gıda üretimi, arazi kullanımı ve atık miktarı üzerinde ilave baskı oluşturduğunu savundu.

Son 50 yıldaki nüfus artışıyla birlikte karbondioksit emisyonları, enerji tüketimi, madencilik ve tarım kimyasallarının kullanımındaki artışlar da çalışmada çevresel baskının göstergeleri arasında sıralandı.

2100 yılı için çarpıcı tahmin

Araştırmada gelecekte dünya nüfusunun hangi seviyeye ulaşabileceğine ilişkin farklı projeksiyonlara da yer verildi.

Mevcut eğilimlerin devam etmesi durumunda nüfusun 2100 yılına kadar 11,4 milyara ulaşabileceği öne sürülürken, Flinders Üniversitesi'ne atfedilen başka bir projeksiyonda 2070'lerin sonlarında 12,4 milyarlık seviyenin görülebileceği belirtildi.

Araştırmacılar böyle bir tablonun gıda, temiz su, enerji ve ekosistemler üzerindeki baskıyı daha da artırabileceğini savundu.

En tartışmalı öneri: Nüfus yarıya düşmeli

Çalışmanın en fazla tartışmaya açık bölümü ise uzun vadeli nüfus hedefi oldu.

Araştırmacılar dünya nüfusunun zorlayıcı yöntemlerle azaltılmasını değil; gönüllü aile planlaması hizmetlerinin yaygınlaştırılması, kadınların eğitime erişiminin geliştirilmesi ve insanların kaç çocuk sahibi olacaklarına özgürce karar verebilmesinin desteklenmesi gibi politikalarla doğurganlığın düşürülmesini savundu.

Bu politikalar yoluyla dünya nüfusunun uzun vadede yaklaşık yarıya gerileyebileceği ileri sürüldü.

Çevre krizinin faturası nüfusa mı kesiliyor?

Çalışmanın ortaya koyduğu yaklaşım beraberinde önemli bir tartışmayı da getiriyor: Küresel çevre krizinin temel nedeni insan sayısı mı, yoksa tüketim ve üretim biçimleri mi?

Çünkü çevresel ayak izi dünyanın her bölgesinde eşit değil. Yüksek gelirli ve sanayileşmiş toplumların kişi başına enerji ve kaynak tüketimi ile emisyonlarının, düşük gelirli toplumlara kıyasla çok daha yüksek olması nüfus merkezli çözüm önerilerinin en önemli tartışma başlıklarından birini oluşturuyor.

Bu nedenle yalnızca nüfusun büyüklüğüne odaklanan yaklaşımlar; aşırı tüketim, fosil yakıtlara bağımlılık, kaynakların adaletsiz paylaşımı ve yüksek gelirli ülkelerin çevresel ayak izi gibi faktörleri ikinci plana ittiği gerekçesiyle eleştiriliyor.

Mesele insan sayısı mı, tüketim düzeni mi?

Özellikle gelişmekte olan ülkelerde nüfus artışını çevre sorunlarının merkezine yerleştiren politikalar, sorumluluğun düşük tüketim seviyesine sahip toplumlara yüklenebileceği endişesini beraberinde getiriyor.

Dolayısıyla araştırmanın ortaya attığı “uzun vadede nüfusun yarıya düşmesi” yaklaşımının bilim dünyasında olduğu kadar siyasi ve etik alanda da tartışılması bekleniyor.

Çevre krizinin çözümünde nüfus politikalarının ne ölçüde rol oynayacağı kadar, dünyanın en fazla kaynak tüketen toplumlarının tüketim ve üretim modellerini ne ölçüde değiştireceği de tartışmanın temel başlıklarından biri olmaya devam ediyor.

Yorumlara Git

Serbest piyasa fazla serbest! Fıstık fiyatını gören şok oluyor

ABD söylemekten utanıyor ama gerçek: Orduya yakın kaynaklar itiraf etti

İran’a saldırı hesapları bozdu! ABD’nin petrol rezervleri dibi boyladı

Açık açık dillendirdiler: Dünya nüfusu yarıya indirilmeli!

'Salak Milyoner' filmini aratmadı! Define için metrelerce tünel kazdılar