Gündem
Bakan Fidan'dan Mekke Anlaşması açıklaması: NATO'nun 5. maddesi ile...
Mekke'de Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşmasına ilişkin konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın teknik olarak, NATO Antlaşması'nın kolektif savunmaya ilişkin 5. maddesiyle aynı olduğunu söyledi.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Anadolu Ajansı Editör Masası'nda gündeme ilişkin soruları cevapladı.
Bakan Fidan'ın açıklamalarının satır başları şöyle:
Dün en çok liderler arasında konuşulan konu savunma sanayi alanındaki işbirliği ve buradaki teknolojilerden ülkelerin birbirinden istifade etmesi.
2 yıl bu anlaşma için çalıştık. Bölgede savunma ittifakına ihtiyaç var. Anlaşma NATO'nun 5. maddesi ile teknik olarak aynı.
Bizim tartışmalarımız şu andaki siyasal savaş zeminin öncesinde başladı. Yani İran Amerika savaşı, İran İsrail savaşı o dönem yoktu.
Yazıya bağladığımız bir ortak tehdit yok. 3 ülke birbirinin güvenliği ile yakından ilgilecek.
Bölgede ister bölge içinden ister bölge dışından saldırıya uğramadığı sürece bu ittifakın herhangi bir ülkeyle alıp veremediği olamaz. İran bu örgütün hedefinde değildir
Suudi Arabistan, Pakistan ve Türkiye yayılmacı ülkeler değil. Bize saldırmayan hiçbir ülke hedefimizde değil.
Türkiye de tabii ki sorumluluk bilincinin farkında olan bir ülke ve biz hiçbir şekilde bu farklı coğrafyaları, farklı öncelikleri birbiriyle çatışır hâlde tutacak durumda değiliz.
Şimdi bizim aynı şekilde kendi stratejik havzamız bir tane olmadığı için her stratejik havzada birbirinden farklı pozisyonlar ve şartlar içeriyor. Biz hegemon bir anlayışla gitmediğimiz için bunu bölge ülkeleriyle beraber yapmamız lazım.
Avrupa ile Orta Doğu güvenlik mimarilerinin Türkiye üzerinden uzun vadede hatta orta vadede uyumlaştırılması mümkün.
Biz daha önce de söylemiştik şu anda İran körfezinde olan savaş ve mücadelede Hürmüz Boğazı'nın kapatılması. Bize enerji tedariki açısından direkt çok fazla etkilen bir durumu yok. Çünkü biz bunu boru hatlarıyla uzun yıllar içerisinde bir şekilde garanti altına almış durumdayız.
Arabistan'ın "biz İran'la savaşalım, İran'ı yok edelim, İran'da şunu yapalım, İran'da bunu yapalım" gibi bir stratejileri ve niyetleri yok.
Taraflar bu noktada bir arabulucuya ihtiyaç duydukları zaman, uygun arabulucunun Türkiye olduğuna kanaat getirdiklerinde, Türkiye'nin bu işin üstesinden gelmemesi için hiçbir sebep yok.
NATO şu anda 32 ülkenin üyesi olduğu çok büyük bir devasa askeri ittifak. Yani biz burada 3 ülkeyle şu anda başlamış durumdayız. Çok mütevazi adımları ama somut adımları atmamız gerekiyor.
İttifakın ismi genel olarak Mekke İttifakı olarak konuşuluyor
Ben bir sonraki aşamada Mısır'ın da bizim aramızda ittifak üyesi olarak bulunacağına inanıyorum. Zaten şu anda ittifak üyesiymiş gibi davranıyoruz birbirimize.
Cumhurbaşkanımızın vizyonunda zaten bizim üç ülkeyle sınırlı kalmamamız, daha da büyümemiz, mümkünse bölgedeki bütün ülkelerin bir gün bu çatının altında toplanması vizyonumuz var. Bu bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım.
Bu bölgeye kalıcı istikrarı getirecek en önemli adım. Bu bölge, son yüz yıldır Osmanlının çekilmesinden beri istikrarsızlıkla anılan bir bölge
Şu anda en önemli öncelik Hürmüz Boğazı'nın açılmasını sağlayacak bir uzlaşmanın sağlanması. Amerika, Batı Avrupa, Asya bu boğazın bir an önce açılmasını talep ediyor
Biz Türkiye olarak şu anda taraflarla konuşuyoruz. Olayda tıkandığını düşündüğümüz yer varsa açılmasına çalışıyoruz.
İsrail'in temel hedefi Gazze'yi Filistinsizleştirmek olduğu sürece bu türden oyunlara başvurması devam edecek. Uluslararası siyasal izolasyonun kesintisiz şekilde devam ettirilmesi gerekiyor. İsrail'in en çok korktuğu şey uluslararası izolasyon
"RUM KESİMİNİ DEVLET OLARAK TANIMIYORUZ"
Şunu söylemek gerekiyor, bu çerçeve yasanın çok iyi yazılmış garanti altına alıcı hükümleri var
Bizim için çözüm şu anda esas itibarıyla iki devletli çözümün tanınmasıdır. İdeal çözüm bu. Yani Rumların da Türklerin de kendilerine ait devletlerin olduğu bir yapı.
Rum kesimi hiçbir zaman için Türklerle eşit güç paylaşımına, otorite paylaşımına, refah paylaşımına, devlet paylaşımına gitmeyecekler.
Rum kesimi kendi devlet olmaktan kaynaklı haklarını Kıbrıs Türklerinin uluslararası toplum tarafından gelebilecek bütün menfaatlerini engellemede kullanılıyor ticarette ulaşımda bütün bunları engelliyor.
Adadaki istikrar, barış tek bir sebeple dolayı oluyor, Türk askerinin adada var olmasından dolayı.
Rum kesimini devlet olarak tanımıyoruz. Sen Kıbrıs Türkünün hakkını tanımazsan ben de senin devlet varlığını tanımam. Sen 1960'da kurulan devlet değilsin