AKİT MENÜ

Gündem

Bir Haber veya Sosyal Medya Paylaşımı Ne Zaman İftira Sayılır?

Av. Özer Alişan Ekren 'Bir Haber veya Sosyal Medya Paylaşımı Ne Zaman İftira Sayılır?' başlıklı bir yazı kaleme aldı.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

İşte Av. Özer Alişan Ekren'in kaleme aldığı o yazı;

Halk arasındaki iftira ile ceza hukukundaki iftira suçu birbirinden farklıdır. Günlük hayatta bir kişi hakkında söylenen her asılsız söz iftira olarak adlandırılabilmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 267. maddesine göre iftira suçu, failin bir kimsenin işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiili ona isnat etmesi ve bu isnatla o kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını amaçlamasıyla oluşur. Kanun koyucu, isnadın yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunularak ya da basın ve yayın yoluyla yapılabileceğini düzenlemiştir. Basın ve yayın yolu, aynı Kanun’un 6. maddesinde her türlü yazılı, görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim aracıyla yapılan yayınlar şeklinde tanımlanmıştır. Gazete ve dergilerde yayımlanan yazılar, televizyon programları, kamuya yönelik basın açıklamaları, internet haber siteleri, video paylaşım platformları ve sosyal medya paylaşımları bu kapsamda yer alabilir.

Bir veya birkaç kişiye gönderilen özel mesajlar bireysel iletişim niteliği taşır. Herkesin erişebildiği bir sosyal medya hesabından yapılan ve geniş bir kitleye ulaşan paylaşımlar ise basın ve yayın yoluyla yapılan açıklama kapsamında değerlendirilebilir. Hesabın kimlerin erişimine açık olduğu, paylaşımın hangi kitleye yöneldiği ve içeriğin kamuya ne şekilde ulaştığı birlikte değerlendirilmelidir. Basın ve yayın yoluyla iftirada kişiye yüklenen hukuka aykırı fiil kamuoyuna açıklanmaktadır. İhbar veya şikayette ise bu isnat Cumhuriyet Başsavcılığına, kolluğa ya da görevli idari makama bildirilmektedir.

 

İftira suçu, failin bir kimsenin işlemediğini bildiği hukuka aykırı bir fiili, o kimse hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla basın ve yayın yoluyla ona isnat ettiği anda tamamlanır. Yayının yetkili makamların bilgisine ulaşması, soruşturma veya kovuşturma başlatılması, kamu davası açılması ya da mağdura bir yaptırım uygulanması suçun tamamlanmasından sonraki aşamalardır. Bir açıklamanın iftira sayılabilmesi için belirli veya belirlenebilir bir kişiye somut nitelikte hukuka aykırı bir fiil yüklenmesi gerekir. “Kötü bir insandır”, “İşini iyi yapmıyor” veya “Ona güvenmiyorum” şeklindeki sözler kişisel değerlendirme niteliği taşırken, bir öğretmenin velilerden topladığı parayı kendisine aldığı, bir doktorun sahte rapor düzenlediği, bir memurun rüşvet karşılığında işlem yaptığı, bir esnafın sahte ürün sattığı veya bir şirket yöneticisinin vergi kaçırdığı yönündeki iddialar belirli bir hukuka aykırı fiilin isnat edilmesi anlamına gelir. Bir açıklamanın kişisel değerlendirme, hakaret veya iftira sayılıp sayılmadığı, sözlerin tamamı ile kişiye yüklenen davranış birlikte incelenerek belirlenir.

İftira suçuna konu olan hukuka aykırı fiil, kanunlarda suç olarak tanımlanan fiillerin yanında idari yaptırım veya disiplin cezası gerektiren davranışları da kapsamaktadır. Bir memurun mazeretsiz olarak görev yerini terk ettiği, bir işletme sahibinin ruhsatsız faaliyet yürüttüğü, bir restoran sahibinin hijyen kurallarına aykırı davrandığı veya bir sürücünün hız sınırını aştığı yönündeki isnatlar bu kapsama örnek gösterilebilir. Kişinin elindeki bilgi ve belgelere dayanarak gerçek olduğuna inandığı bir olayı paylaşması ile mağdurun işlemediğini bildiği bir fiili ona yüklemesi arasında önemli bir fark vardır. Yayını yapan kişinin mağdurun kendisine yüklenen fiili işlemediğini bilip bilmediği belirlenirken, yayını yaptığı sırada sahip olduğu bilgi ve belgeler, olayın gelişimi, iddianın dile getiriliş biçimi ve yayından sonraki davranışları birlikte incelenmelidir. İftira suçunda failin yaptığı yayınla mağdur hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamayı amaçlaması gerekmektedir. Mağdurun kamuoyu önünde hukuka aykırı bir fiili işlemiş gibi gösterilmesi, yetkili makamların harekete geçmeye çağrılması, kişilerin ihbar veya şikayete yönlendirilmesi, aynı isnadın farklı yayınlarla sürdürülmesi ve mağdurun görev yaptığı kuruma başvurularak hakkında işlem yapılmasının istenmesi, failin amacının belirlenmesinde dikkate alınmalıdır.

 

Basın mensubu veya sosyal medya kullanıcısı başkasına ait bir iddiayı aktardığında, kaynağın güvenilirliği, yayın öncesinde yapılan araştırma, karşı tarafın görüşünün alınması, yayını yapan kişinin iddianın gerçekliğine ilişkin bilgisi ve yayınla ulaşmak istediği amaç birlikte ele alınmalıdır. Gerçeğe aykırı olduğu bilinen bir isnadı başkasının sözleriyle aktaran kişi, suçun diğer şartlarının da bulunması halinde yaptığı yayın nedeniyle sorumlu tutulabilir. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 15.12.2025 tarihli, 2024/26237 E., 2025/10608 K. sayılı kararında, isnatların olgulara dayanıp dayanmadığı araştırılmadan verilen beraat hükmünün bozulmasının ardından yapılan yargılamada, sanığın sosyal medya paylaşımları ile dosyadaki deliller birlikte incelenerek isnatların olgulara dayanmadığının belirlenmesi üzerine zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilen mahkumiyet hükmünü onamıştır. Yargıtay 8. Ceza Dairesi, 06.10.2025 tarihli, 2025/1289 E., 2025/7339 K. sayılı kararında ise hırsızlık ve üniversiteye ait belgeleri kaçırmakla suçlanan akademik personel hakkındaki dosyada, Facebook hesabının IP, kullanıcı kimlik ve adres bilgileri ile telefon hattının kullanıcısının belirlenmesi ve ilgili soruşturma dosyalarının getirtilmesi gerektiğini belirterek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yapılan itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozmuştur.

Basın ve yayın yoluyla iftira suçunu işleyen kişi, TCK’nın 267/1 maddesi uyarınca bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Fiilin maddi eser ve delillerinin uydurulması suretiyle iftirada bulunulması halinde ceza yarı oranında artırılır. Sahte bir belge veya yazışma hazırlanması, gerçekte yaşanmayan bir konuşmaya ilişkin ekran görüntüsü oluşturulması ya da fotoğraf, ses veya video üzerinde değişiklik yapılması bu kapsamda değerlendirilebilir. Artırım sonucunda iftira eden kişi hakkında bir yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezasına hükmolunabilir. Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen mağdura, aynı fiil nedeniyle arama, elkoyma veya adli kontrol gibi gözaltı ve tutuklama dışındaki bir koruma tedbiri uygulanmışsa, iftira eden kişi hakkında verilecek ceza yarı oranında artırılır. Fiilin maddi eser ve delilleri uydurulmadan gerçekleştirilen bir iftira nedeniyle koruma tedbiri uygulanması halinde ceza bir yıl altı aydan altı yıla kadar hapis cezasına ulaşabilir. Failin hem fiilin maddi eser ve delillerini uydurması hem de mağdur hakkında bu koruma tedbirlerinden birinin uygulanmasına sebep olması halinde iki artırım birlikte uygulanır. Başka bir artırım veya indirim bulunmadığında ceza iki yıl üç aydan dokuz yıla kadar hapis cezasına ulaşabilir.

 

Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilen mağdurun aynı fiil nedeniyle gözaltına alınması veya tutuklanması halinde fail, iftira suçundan verilecek cezanın yanında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan da dolaylı fail olarak sorumlu tutulur. İsnadın mağdur hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına sebep olması halinde ceza, mağdura verilen cezanın türüne ve süresine göre belirlenir. Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkum edilmesi halinde iftira eden kişi hakkında yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Mağdura süreli hapis cezası verilmişse iftira eden kişi, mağdurun mahkum olduğu cezanın üçte ikisi kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Mağdur hakkında hükmolunan hapis cezasının infazına başlanmışsa, iftira eden kişi hakkında bu hükme göre belirlenecek ceza yarısı kadar artırılır.

İftiradan dönülmesi halinde uygulanacak etkin pişmanlık hükümleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 269. maddesinde iftiradan dönüşün gerçekleştiği aşamaya göre düzenlenmiştir. İftiradan dönme, failin önceki isnadının gerçeğe aykırı olduğunu ve mağdurun kendisine yüklenen fiili işlemediğini tereddüde yer bırakmayacak şekilde bildirmesidir. Mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftiradan dönüldüğünde cezanın beşte dördü, kovuşturma başlamadan önce dönüldüğünde ise dörtte üçü indirilir. Bu aşamalarda ceza indiriminin uygulanması zorunludur. Kovuşturma başladıktan sonra mağdur hakkında hüküm verilmeden önce iftiradan dönüldüğünde cezanın üçte ikisi, mağdurun mahkumiyetinden sonra dönüldüğünde yarısı, hükmolunan cezanın infazına başlanmasından sonra dönüldüğünde ise üçte biri indirilebilir. İftiranın konusunu oluşturan fiil münhasıran idari yaptırım uygulanmasını gerektiriyorsa, idari yaptırıma karar verilmeden önce cezanın yarısı, idari yaptırım uygulandıktan sonra üçte biri indirilebilir. Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için, iftiradan dönmenin aynı yöntemle yayınlanması gerekir. Basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkumiyet kararı ise TCK’nın 267/9 maddesi uyarınca aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur ve ilan masrafı hükümlüden tahsil edilir.

 

Gerçeğe aykırı olduğu sonradan anlaşılan her haber veya paylaşımın iftira sayılması, kanunda aranan bilme ve özel amaç unsurlarının sonradan ortaya çıkan sonuç üzerinden değerlendirilmesine yol açacaktır. İftira suçunda esas alınması gereken husus, paylaşımı yapan kişinin paylaşım sırasında sahip olduğu bilgi ile bu paylaşım sonucunda ulaşmak istediği amaçtır. Sonradan yanlış çıkan her haber veya paylaşımı iftira kapsamına sokacak geniş yorumlardan kaçınılması gerektiğini düşünüyoruz.

Yorumlara Git

Venezuela’dan sonra şimdi sıra orada mı? Küresel haydudun bu kez gözü Küba’da

CHP’den AK Parti’ye iki katılım daha! Rozetleri Erdoğan takacak

Bakan Çiftçi’den Alihan Kuriş açıklaması! Faaliyetleri o ülkeye taşıyacaklar

Gannuşi açlık grevini sonlandırmıştı! Kurtulmuş’tan “özgür bırakılsın” çağrısı

Enflasyon Raporu'nda kritik an! TCMB Başkanı Karahan enflasyon tahminini açıkladı