AKİT MENÜ

Siyaset

İmamoğlu’nun kardeşlik süreci ve DEM ile işbirliği hazımsızlığı! Sen ikbalin için masadaydın, devlet milletin istikbali için

Yolsuzluk, rüşvet ve örgüt yöneticiliğinden Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, "Terörsüz Türkiye" süreci, Yeni Parti, hakkındaki davalar ve Trabzonspor'un yeni transferi Mohammed Salah hakkında açıklamalarda bulundu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

Türkiye’de yarım asırdır akan kardeş kanını durdurmak için atılan ve 467 vekilin desteğiyle yasalaşan Terörsüz Türkiye sürecine yönelik hazımsızlığını dile getiren tutuklu Ekrem İmamoğlu, “Bu milletin kırk yıllık ızdırabının yirmi beş yılında AK Parti iktidarı vardır. Şimdi kimse kendisini terörsüzlüğün şampiyonu ilan edip bütün siyaseti peşine dizmeye kalkmasın” dedi.

Meclis’teki oylama öncesi eşi Dilek İmamoğlu aracılığıyla “Yüzümüzü millete dönelim” mottosuyla ‘hayır’ kampanyası başlatan İmamoğlu, DEM ile masaya oturulmasını da sert dille eleştirdi.

2023 seçimleri öncesi kurdukları 6’lı masaya HDP’yi de dahil eden, kendisinin Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi şartı ile HDP dahil bütün partilere bakanlıklar ve kritik kurumları peşkeş çekmeye kalktıkları, iktidarı devirip ülkeyi eski karanlık günlerine döndürmeye çalıştıkları ayyuka çıkan İmamoğlu’nun, Cumhur İttifakı’nın ülkenin aydınlık yarınları için attığı, ülkenin enerjisini daha kritik yerlere harcamak için planladığı “Terörsüz Türkiye” sürecini eleştirmesi, “Sizin derdiniz terörü bitirmek değil, sizin derdiniz Erdoğan’ı devirip ülkeyi eski köhne günlerine götürmek” yorumlarına yol açtı.

Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yandaş-fondaş Sözcü gaçetesinden Ali Macit'in sorularını cevapladı.

"Terörsüz Türkiye" süreci ve TBMM'de kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu, sürecin "siyasi dizayn"  olduğunu iddia ederek, buna izin vermeyecekleri hezeyanında bulundu.

Pavyonlarda delege satın alınarak emanetçisi Özgür Özel’in oturtulduğu CHP koltuğundan kaldırılması neticesinde siyasi hayatımıza giren Yeni Parti'nin kuruluş sürecini de değerlendiren İmamoğlu, hakkında açılan davalara ilişkin suçlamaların "gerçek dışı ve dayanaksız" olduğunu ileri sürdü.

İMAMOĞLU'NDAN OYLAMA PİŞKİNLİĞİ

TBMM’deki tarihi oylama öncesi eşi Dilek İmamoğlu üzerinden sosyal medyada yasaya hayır oyu verilmesi için başlatılan “Yüzümüzü millete dönelim” kampanyasının mimarı olan İmamoğlu, Çerçeve yasa ve "Terörsüz Türkiye" süreciyle ilgili de pişkince ifadeler kullandı. Özel’in Meclis’teki konuşmasını öven İmamoğlu, "Türkiye’nin onlarca yıldır yaşadığı terör ortamında akan kan bizim kanımızdır. Geçen kırk yılda ülkemiz binlerce şehidini toprağa vermiş, fakat terör ortamı bitirilememiştir. Artık bunun sebebini sorgulamanın, gereğini yapmanın zamanıdır. Biz Türkiye’nin geleceğine, barış ve huzuruna 'evet' diyoruz” ifadelerini kullandı.

SEN İKBALİN İÇİN OTURDUN, İKTİDAR İSTİKBALİ İÇİN

2023 seçimleri öncesi kurdukları 6’lı masaya HDP’yi de dahil eden, kendisinin Cumhurbaşkanı adayı gösterilmesi şartı ile HDP dahil bütün partilere bakanlıklar ve kritik kurumları peşkeş çekmeye kalktıkları, iktidarı devirip ülkeyi eski karanlık günlerine döndürmeye çalıştıkları ayyuka çıkan İmamoğlu, iktidarın attığı kardeşlik adımlarını da arsızca eleştirdi.

Cumhur İttifakı’nın ve 467 milletvekilinin terörü bitirmek, kardeş kanını durdurmak ve Türkiye’nin enerjisini terör ile mücadele yerine, ekonomi, ticaret, kültür, sağlık ve savunma altyapılarına harcamak için atılan ‘Terörsüz Türkiye’ adımları eleştiren İmamoğlu utanıp sıkılmadan şu sözleri sarf etti:  "Milletimize bir gün 'terörist', ertesi gün 'vatan haini' dediler; sonra dönüp masa kurdular. Bu milletin kırk yıllık ızdırabının yirmi beş yılında AK Parti iktidarı vardır. Atılmayan demokratik adımlar da çözümün önüne konulan manipülasyonlar da ortadadır. Şimdi kimse kendisini terörsüzlüğün şampiyonu ilan edip bütün siyaseti peşine dizmeye kalkmasın. Ne Türkün ne Kürdün buna tahammülü vardır."

İMAMOĞLU’NUN ‘SİYASİ DİZAYN’ HEZEYANI

Türkiye’nin dış politikada attığı barış yanlısı adımları, iktidar kanadından gelen ‘birlik-dirlik’ mesajlarını hiçe sayan, adaleti kendi yandaşları olunca hatırlayan, Gezi provokasyonunu savunan, 15 temmuz ihanet girişimine önce ‘tiyatro’ deyip sonra kerhen yarım ağızla tepki gösteren zihniyetin temsilcisi İmamoğlu şöyle devam etti:

"Daha evvel meclis çatısı altında bütün partilerin iradesiyle tespit edilen demokratikleşme iradesi hiçe sayılmış, AYM ve AİHM kararları dahi uygulanamamıştır. Barış diyen bizler sürekli olarak sürecin dışına itilmeye çalışılmış, tutuklamalar ve saldırılar ağırlaşmış, Erdoğan bu süreci ısrarla bir “siyasi dizayn sürecine” dönüştürmeye çalışmıştır. Biz onlara asla izin vermeyeceğiz! Biz, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını, ülkemizin bölünmez bütünlüğünü ve 86 milyon yurttaşımızın eşitliğini en büyük güvencemiz olarak kabul ediyoruz. Bu temel duruşla, Cumhuriyetimizi demokrasiyle, birliğimizi adaletle, devletimizi hukukla güçlendirecek adımlar atmaktan geri durmayacağız."

YENİ PARTİ, DEĞİŞİMİN TAŞIYICISIYMIŞ!

Yeni Parti'ye ilişkin değerlendirmelerde bulunan İmamoğlu şu ifadeleri kullandı:

"Yeni Parti, Türkiye siyaset tarihinin en kapsayıcı davetidir! 19 Mart ve 21 Mayıs darbeleri sonrasında büyüyen toplumsal itirazın, değişim talebinin ve demokrasi iradesinin yeni siyasal taşıyıcısıdır. Milletimizi, miadı dolmuş bu iktidarı göndermeye, milletin iktidarını kurmaya ve hep birlikte huzurlu bir nefes almaya davet ediyorum."

ONU BUNU BIRAK KAYIP MİLYARLARIN HESABINI VER!

Milletin İstanbul’u huzurlu ve güvenli yönetmesi için devrettiği İBB koltuğunu şahsi menfaatleri için kullanan, daha koltuğa oturur oturmaz milyonlar İstanbullunun kişisel verilerini ihanet odaklarına devretmeye yeltenen, milyonlarca liralık yolsuzluk, vurgun ve rüşvet ağının göbeğinde yer aldığı bilgi, belge ve tanık ifadeleriyle gözler önüne serilen İmamoğlu, pişkin pişkin hakkında açılan davalara da tepki gösterdi.

Meselenin  Ekrem İmamoğlu meselesi olmaktan çıktığını savunan İmamoğlu, “Hakkımda açılmış yaklaşık yirmi farklı dosya var. Bu dosyalarda görev yapan hâkim ve savcıların görev yerlerinin sık sık değiştiğini görüyoruz. Bu yargılamalar kendi doğal seyri içerisinde mi ilerliyor? Duruşmaların televizyonlardan canlı yayınlanmasını istememizin nedeni de budur. Millet görsün. İddiaları görsün. Hakkımdaki tüm davalar gerçek dışıdır ve dayanaksızdır, en absürt haliyle karşımıza çıkmaktadır. Diplomadan casusluğa, Ahmak Davası’ndan rüşvet ve irtikaba kadar tamamı uydurmadır. Cumhurbaşkanının siyasi rakibini ve karşısındaki partiyi yargı kolları marifetiyle yok etme operasyonlarıdır." sözlerini sarf etti.

MAHKEMEYİ SİRKE ÇEVİRDİ AMA SAVUNMA HAKKI YOKMUŞ!

Çıkarıldığı mahkemede ifade vermekten kaçan, mahkeme salonunu siyasi şovlarına alet etmek ve duruşmayı sulandırmak için kullanan İmamoğlu’nun, adil savunma hakkının engellendiğini ileri sürmesi güldürdü.

Hakkındaki duruşmalarda en son kendisinin ifade vermek istediğini söyleyerek duruşma hakimi ile tartışmaya giren, yöneltilen soruları da sürekli, ‘bilmiyorum’, ‘hatırlamıyorum’ diyerek geçiştiren İmamoğlu utanmadan sıkılmadan şunları söyledi:

"Bırakın güvence altında olmasını, yaşadıklarımız savunma hakkının fiilen kullanılmasının önüne nasıl engeller konulabileceğinin ibretlik bir örneğidir. 6 Temmuz’da bir günde ve aynı saatlerde üç dava planlandı. Ertesi gün, salona getirilmedim. 8 Temmuz’da ise 143 ayrı eylem isnadına karşı ben ve avukatlarımın savunması için yalnızca bir gün ayrıldı. Şimdi soruyorum: Bunun adı savunma hakkı olabilir mi? Savunma hakkı, sanığa mikrofonu uzatıp “Konuş” demek değildir. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Biz sonsuz süre de istemiyoruz. Biz savunma hakkımızı istiyoruz. İddia makamına aylar boyunca hazırlanma imkânı tanınmışsa savunmaya da bu iddialara hakkıyla cevap verebileceği makul koşullar sağlanmak zorundadır."

MOHAMMED SALAH TRANSFERİ HAYIRLI OLSUN

İmamoğlu, Trabzonspor’un Mohammed Salah transferine ilişkin soruyu da şöyle cevapladı:

"Transfer sebebiyle Trabzonspor yönetimini tebrik ediyorum. Ancak başarılı ve istikrarlı bir yönetim anlayışı ile kulübün kasasına 3-4 yıllık süreçte giren 50 milyon avro doğru değerlendirilmelidir. Böylesi önemli bir yıldızın, altyapı gerçeği ile varolması mecbur bir futbol şehri olan Trabzon’a hem maddi yükü azaltacak, hem de sosyolojik ve sportif olarak en yüksek faydayı sağlayacak şekilde ve çok yönlü bir projeksiyonla buluşabilmesini önemsiyorum. Umuyorum ki sayın başkan ve yönetim bu prensiple kulüp için oldukça yüksek bir meblağ olan transfer maliyetini, Trabzon ve Trabzonspor için faydaya dönüştürür."

Yorumlara Git

Kardeşliğe bir destek de Milli İrade Platformu’ndan: Milli birliğimizin dönüm noktası

Rusya’nın yeni nesil dronu! Ukraynalıları böyle öldürdü

İmamoğlu’nun kardeşlik süreci ve DEM ile işbirliği hazımsızlığı! Sen ikbalin için masadaydın, devlet milletin istikbali için

İran'a ait 2 savaş uçağı düşürülmüştü: Pilotlar o ülke tarafından esir alındı!

Katil İsrail, 3 yılda Gazze’yi ne hale getirdi: Yıkımın boyutu işte böyle görüntülendi