Gündem
TMSY Genel Başkanı Ertuğrul Gazi Demir Akit’e konuştu: Devletimiz vebalden kurtuldu
Terörle Mücadele Sırasında Yaralanıp Gazi Sayılmayanlar Derneği Genel Başkanı Ertuğrul Gazi Demir, 42 yıllık mücadelenin ardından 23 bin vatan evladının gazilik unvanına kavuştuğunu, devletin sırtındaki yükten ve vebalden kurtulduğunu söyledi.
42 Yıllık Mücadele Mutlu Sonla Bitti
Terörle Mücadele Sırasında Yaralanıp Gazi Sayılmayanlar Derneği (TMSY) Genel Başkanı Ertuğrul Gazi Demir, Akit’e yaptığı açıklamada yaklaşık 42 yıldır terörle mücadele sırasında yaralanıp gazi sayılmayan vatan evlatlarının mücadelesinin mutlu sonla noktalandığını belirterek, “Allah’a şükürler olsun, Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatları ve Komisyon Başkanı Sayın Hulusi Akar ve milletvekillerimizin yoğun çalışmalarıyla TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Kanun’la, şehit yakınları, gaziler, vazife malulleri ve terörle mücadelede yaralanıp malul sayılmayan kişilerin mali ve sosyal haklarında köklü iyileştirmeler yapıldı. Geçmişte bu uğurda çaba sarf edip ömrü vefa etmeyen gazilerimizin ruhu şad olmuştur inşallah. Bu güzel gelişmeyi görmek bizlere nasip oldu. Bu nedenle başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen tüm devlet büyüklerine şükranlarımızı sunuyoruz” dedi.
Kendilerine her zaman destek olan Akit ailesine de teşekkür eder Demir; “Akit Medya Grubu bizlerin her daim yanında olmuştur. Bizlerin sözcüsü olmuştur. Yıllardır bizlerin bu konudaki mağduriyetini her daim gündeme taşımıştır ve bu konuda öncülük etmiştir. Ben Akit ailesine özellikle çok teşekkür ediyorum. Allah Akit ailesinden razı olsun” ifadelerini kullandı.
VATAN İÇİN, BAYRAK İÇİN ELİMİZDEN NE GELDİYSE YAPTIK, YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ
Sayın Gazim; haklarınızı alabilmek için yıllarca mücadele verdiniz. 5 Ağustos’ta kabul edilen düzenleme hakkında neler söylersiniz?
Bizler terörle mücadele sırasında yaralanıp gazi sayılmayan vatan evlatlarıyız. Bizler devletimizin emrinde ve hizmetindeyken çalışırken bölücü terör örgütleri grupları tarafından girilen çatışmalar sonucunda yaralandık. Vücudumuza mermiler, şarapnel parçaları, roket mermileri, mayınlar ağır yaralar açtı. Biz bu silahlara, patlayıcılara karşı vatan için, millet için, bayrak için bu ülkemizin çocukları gülsün diye bizler canımızı, bedenimizi bir saniye bile ötesini düşünmeden bu vatan için, ülke için feda etmek için devletimizi her daim korumak için bu bombaların, mermilerin altında kaldık. Hep şunu söyledik: Vatan sana canım feda. Vatanımız yaşasın, bayrağımız dalgalansın. Devletimiz var olsun. Eğer ki bugün bir can feda olacaksa bu can bu vatana feda olsun düşüncesiyle hareket ettik. Evet şükürler olsun bugün vatan için elimizden gelen neyse canımızı, bedenimizi ortaya koyarak 23 bin vatan evladı gazilerimiz, tüm şehitlerimiz bunun gereğini yaptı. Vatanı vatan yapan bu kahramanlardır. Evet bizler bu sıvasız evlerin çocukları vatan için millet için bayrak için elimizden gelen neyse bugüne kadar yaptık. Bugünden sonra da yapmaya her daim hazırız.
BUGÜNE KADAR HEP ESKİ NİZAMNAMELERE TAKILDIK
Bugüne kadar haklarınızı alamamanızın nedeni neydi?
Eskiden kalma bazı mevzuatlar vardı. 1953 yılından kalma 1053 Sayılı Nizamname vardı. Türk Sağlık Kuvvetleri Sağlık Yönetmenliği vardı. Buradaki bizlerin sağlık yönetmenliğine ve nizamnamelere takıldık. Ne yazık ki bu yüzden gazilik unvanımızı alamadık. Bizler aynı mevzide, aynı terörist kurşunlarıyla yaralandık. Şehit olan arkadaşlarımız vardı. Allah’tan rahmet diliyorum. Kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Kesinlikle onların hakkı ödenmez. Şehitlerimiz her daim bu ülkenin ana kolonları hiçbir zaman ölmemişlerdir. Her daim gönlümüzde, vatanımızda, devletimizde, milletimizde, bayrağımızda her daim isimleri yaşayacaklar. Aynı zamanda gazilerimiz oldu. Bazı gazilerimizin durumu nizamnameye uyduğundan dolayı belli bir dereceye girerek bazı haklardan yararlanabildiler. SGK’nın birden altıya kadar bir derece uygulaması vardı. Bu dereceyi tutturan arkadaşlarımız gazilik unvanı alabildi. Ama ne yazık ki bazen tanının aynı, kararın farklı olduğunu da gördük hastanelerden kaynaklanan. Bunlar da bizleri üzüyordu. Ben hep şunu söyledim: Vatan için, ülke için her kim bir mermi yediyse, her kim bir kurşun yediyse görevi, rütbesi, mevkisi, makamı ne olursa olsun bu ülkenin gazisi sayılması gerekir. Her daim bunu savunmuşumdur. Bizler evet bugün yaklaşık olarak 42 yıldır gazilik unvanını alamamış vatan evlatlarıyız.
HİÇBİR ZAMAN DEVLETİMİZE KÜSKÜNLÜĞÜMÜZ OLMADI
Gazilerimiz 42 yıldır köhne bir nizamname yüzünden mi mağdur edildi?
Evet. 42 yıldır 1953 yılında kabul edilmiş 1053 sayılı nizamname yüzünden mağdur olduğumuzu söyleyebiliriz. Geçmişte yıllar boyunca ne kapımız açıldı, ne gönlümüz alındı. “Vatan için vuruldunuz, ne yer, ne içersiniz? Ne iş yaparsınız?” diye soran olmadı. Ama bizim hiçbir zaman devletimize küskünlüğümüz olmadı. Devletimize küsme şansımız yoktu. Ama kırgınlığımız var mı? Var mıydı? Evet vardı. Şunun için vardı. Bizler de aynı vatan bayrak uğruna bedel ödemiş, vücudunun bir parçasını bu topraklara bırakmış vatan evladı olarak gönlümüzün alınmasını istedik. Yani “yarım elma, gönül alma” mahiyetinde de olsa mutlaka bu vatan evlatlarının gönlünün alınması şarttı. 23 bin vatan evladının devletine küstürülmesine benim vicdanım el vermiyordu.
ARTIK AY YILDIZLI BAYRAK TABUTUMUZA SARILACAK
Artık gazilerimiz hep istedikleri ay yıldızlı Türk Bayrağı’na sarılabilecekler mi?
Tabii ki bu bizim için çok önemliydi. Gazilik unvanını almış vatan evlatları artık hak etmiş oldukları gibi, Türk Bayrağı’na sarılı bir şekilde defin olacaklar vefat ettiklerinde. Ay yıldızlı bayrak tabutumuza sarılacak ve mezar taşımızda dalgalanacak. Tabii ki içimizde bu gazilik unvanını alamamış çatışmalarda aldıkları yaralardan kalan vücutlarındaki mermi ve şarapnel parçalarından kaynaklı vefat eden arkadaşlarımız oldu. Ben, bu unvanı göremeyip vefat eden arkadaşlarımıza da Allah’tan rahmet diliyorum. Ailelerine de baş sağlığı diliyorum. Artık Türk Bayrağı’na sarılacak mı? İnşallah artık burada devletimiz gerçekten bu mağduriyeti gördü.
23 BİN VATAN EVLADI GAZİLİK UNVANINI ALDI
Hangi konular eksik kaldı? Bunlar için çalışmalar devam edecek mi?
Tabii ki 23 bin vatan evladı gazilik unvanını aldı. Ateşli silahla yaralanmış, el yapımı patlayıcı, mayın, el bombası, roketatarla yaralanan, çatışmaya girip yaralanmış vatan evlatları yaralanma derecesine bakılmaksızın gazilik unvanını aldılar. 3713 Sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamında gazilik unvanı verilecek. Son düzenlemeyle gazilik unvanı verilen 23 bin vatan evladımıza verilen haklar ise muharip gazilerimize verilen hakların aynısı özlük olarak. Bütün gazilerimize gazi kartı verilecek ve üzerinde gazi unvanı olacak. Bizim için en önemli olan şey buydu. Allah devletimizden razı olsun. Çıkan kanunda bazı eksiklikler kaldı tabi ki. Arazi koşullarında, operasyona giderken trafik kazası geçirip ölenlerin şehit sayılması, bu tür kazalarda ağır yaralananlara gazi statüsü ve hafif yaralı dediğimiz ameliyatlar geçirmiş, platin takılmış bu tip arkadaşlarımız gazilik unvanını alamadı. İnşallah meclis açılınca bir dahaki çalışmalar içerisinde mutlaka bunların da yer alacağını düşünüyoruz. Komisyon çalışmaları devam ediyor.
ALLAH AKİT AİLESİNDEN RAZI OLSUN
Sonunda gazilik unvanınıza kavuştunuz. Neler hissediyorsunuz?
Tabii ki çok mutluyuz. Allah devletimize zeval ziyan vermesin. Burada emeği geçen bu gazilik unvanını bizlere teslim eden Sayın Cumhurbaşkanımıza, Sayın Hulusi Akar Bakanımıza, AK Parti Grup Başkanı Sayın Abdullah Güler Başkanımıza sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum. Sayın Mehmet Ali Çelik Vekilimize, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakan Yardımcısı Zafer Tarıkdaroğlu Bey’e, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Şehit Yakınları ve Gaziler Genel Müdürü Muharrem Kurt Bey’e ve aynı zamanda AK Parti Genel Merkezimizde Şehit Gazi Şube Birim ve Sosyal Politikalar Başkanlığı’yla her daim temas halindeydik. Hepsine şükranlarımızı sunuyoruz. Bir teşekkürü de burada Akit Gazetesi ve Akit TV’ye yapmak istiyorum. Akit Medya Grubu bizlerin her daim yanında olmuştur. Bizlerin sözcüsü olmuştur. Yıllardır bizlerin bu konudaki mağduriyetini her daim gündeme taşımıştır ve bu konuda öncülük etmiştir. Ben Akit ailesine özellikle çok teşekkür ediyorum. Allah Akit ailesinden razı olsun.
Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yanında olmaya devam edeceğiz
Siz aslında bu mücadele sırasında hep devletin güvenilirliğine önem verdiniz değil mi?
Tabii ki. Devlet bizim her şeyimiz. Devletimiz olmazsa hiçbirimiz olamayız. Devletimizin saygınlığının korunması bu yüzden çok önemliydi. Bu düzenlemeyle aynı zamanda devletimiz de burada sırtındaki hem vebali hem yükü atmış oldu. Bu yirmi üç bin vatan evladının kahramanların gazilik unvanlarını geç de olsa teslim etmiş oldu. Ben hep şunu söyledim. Devletimiz her daim hiçbir şeyi unutmayacağını her daim vatan evlatlarına sahip çıkacağını şehit ailelerimizin gazilerimizin yanında olduğunu kararlı bir şekilde ve kapsamlı bir şekilde bu Milli Savunma Komisyonu’nun çalışmalarının bitmediğini, bundan sonraki süreçte de yani meclis yeni dönemde açıldığında geriye kalan eksik kalan konuların da kararlı bir şekilde Hulusi Akar Bakanımızın emir komutasında başkanlığında Sayın Cumhurbaşkanımızın iradesiyle bu geriye kalan eksik konularda giderileceği kesindir. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın.
HER DAİM DEVLETİMİZ YANIMIZDA OLMUŞTUR
Yıllardır haklarınıza kavuşmak için verdiğiniz mücadeleyi anlatır mısınız?
Evet yıllarca haklarımızı alabilmek için mücadele verdik. Hep devletimizle istişare halinde olmaya devam ettik. Bütün mevkilerle, makamlarla, Meclis’teki siyasilerimizle, bürokratlarımızla her daim 23 bin vatan evladının küstürülmemesi konusunda çalışmalar yürüttük. Tabii ki burada hiçbirimizin devletimize küsme şansımızın olmadığını, her daim devletimizin yanında, emrinde olduğumuzu ben 23 bin kişilik camiamıza her daim anlatıyordum. Onlarla beraber doğru yolda, doğru yerde ve doğru zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın destekleriyle bu mağduriyeti giderebileceğimizi düşünüyorduk. Tabii ki burada her daim devletimiz yanımızda olmuştur. Şehit ailelerin ve gazilerin yanında olmuştur. Allah devletimizden razı olsun. Allah devletimize zeval ziyan vermesin. Bir kere bunu inkar etme şansımız yoktur. Tabii ki burada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Milli Savunma Komisyon Başkanımız Sayın Hulusi Akar Bakanımız tarafından bir komisyon kuruldu. Bu komisyonda bizler dahil tüm şehit aileleri ve gaziler mağduriyetlerini, taleplerini, beklentilerini iletti. Sayın Bakanımız Hulusi Akar Bakanımız bu mağduriyetlerin devletimizin imkanları dahilinde mutlaka giderileceğini tüm samimiyetiyle söylemiştir, göstermiştir. Biz kendilerinden
razıyız. Allah da razı olsun.
GAZİLERİMİZİN SORUNLARINI SAHİPLENMİŞ BİR KOMİSYON VARDI
Uzun toplantılar ve çalışmaların semeresini aldınız sonunda değil mi?
Tabii ki 28’den fazla komisyon toplantıları oldu. Tüm devletimizin bütün kurumlarıyla 80’den fazla kurumlarla bu konuyla ilgili çalışmalar yapıldı. “Şehit ailelerimiz, gazilerimizle ilgili terörle mücadele kapsamında yaralanıp gazi sayılmayan vatan evlatlarının mağduriyetlerinin giderilmesi konusunda neler yapabiliriz? Onların yaşantılarını nasıl en üst seviyeye çıkartabiliriz?” şeklinde gazilerimizin sorunlarını dertlenmiş, sahiplenmiş bir komisyon vardı. Devletimiz vardı. Bu konuda devletimizden Allah razı olsun. Tabii ki gelmiş olduğumuz süreç sonuç olarak burada AK Parti Genel Merkezimiz Şehit Gazi Şubesi olsun. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığımız olsun, yapılan çalışmalar gerçekten takdire şayandı. Yine burada geceli gündüzü 24 saat esasına dayalı bir çalışma yapan Hulusi Akar Bakanımız, Mehmet Ali Çelebi vekilimizin çok değerli çalışmaları vardı. Burada gerçekten bizlerin mağduriyetini giderebilmek için kendi şahsi zamanından bile buralara zaman ayırıp bu kanunun çıkarılması, bu çalışmaların yapılması için tarihi bir çalışma yapmışlardır. Her birinin ismi tarihe yazılmıştır.