AKİT MENÜ

Gündem

Terörsüz Türkiye için el ele veren vekiller, darbe anayasasını da çöpe atmalı! Şimdi sivil bir anayasa vakti

10 Ağustos 2026’da yapılan tarihi oturumda, terörsüz Türkiye için oylanarak kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a verilen 467 oy, Türkiye’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu sivil bir anayasa değişikliği için de umut oldu.

Haber Merkezi
Güncelleme Tarihi:

MUHAMMET KUTLU  ANKARA

10 Ağustos 2026’ta yapılan tarihi oturumda, terörsüz Türkiye için oylanarak kabul edilen “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a verilen 467 oy, Türkiye’nin uzun süredir ihtiyaç duyduğu anayasa değişikliği için de umut oldu. Terörün bitirilmesi için gerekli siyasi iradeyi ortaya koyarak Türkiye’nin 50 yıldır mücadele ettiği terör belasından kurtulması için rekor bir oranda “evet” oyu veren milletvekillerinden şimdi de 12 Eylül 1980 darbesinin ardından halka dayatılan, adeta yamalı bohçaya dönen ve çağın gereklerine cevap vermeyen darbe anayasasını çöpe atıp yeni ve sivil bir anayasa yapması bekleniyor. Anayasa’yı değiştirmek için TBMM Genel Kurulu’nda en az üye tam sayısının 5’te 3’ünü teşkil eden 360 milletvekilinin kabul oyu vermesi gerekiyor. Anayasa’ya göre, 400 ve üzeri kabul oyunun bulunması halinde Cumhurbaşkanı değişikliği doğrudan onaylayıp yürürlüğe koyabiliyor. Terörsüz Türkiye Çerçeve Yasası’nın 467 gibi rekor bir oyla kabul edilmesinin ardından açıklamada bulunan TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş da, partiler arasında sağlanan bu tarihi uzlaşmanın, Meclis çatısı altında yürütülecek yeni anayasa görüşmeleri ve Türkiye’nin geleceğine yönelik diğer reformlar için son derece olumlu, yapıcı ve umut verici bir iklim oluşturduğunu ifade etti.

 

Konuyu Akit’e değerlendiren 25. Dönem AK Parti Şanlıurfa Milletvekili, Prof. Dr. Mazhar Bağlı: “Türkiye’deki terör meselesinin özünde anayasanın temel çerçevesinin bütün vatandaşları kuşatacak bir fikriyata sahip olmaması vardı. Epey bir süre mütedeyyin muhafazakar sosyoloji ülkede mekanizmanın sistemin de siyasetin de dışında tutulmaya çalışıldı, bloke edildi, engellendi. Aynı durum Kürtler için de geçerlidir. Bu alanı muhafazakar sosyolojiden Allah’a şükür istismar edip bir şiddete dönüştüren kimse çıkmadı ama Kürtler bu kadar şanslı değillerdi. Kürtler için mücadele ettiğini iddia eden bir mekanizma işi terörize etti ve Türkiye’nin bu konudaki atabileceği bütün adımları bloke etti. İkinci kuruluş anlaşması olarak görülebilir bu atılan adım. Sivil siyasetin Türkiye’de meseleleri çözecek bir olgunluğa ve yetkinliğe sahip olması gerçekten çok önemli bir konuydu. Çünkü Türkiye’de sivil siyaset hiçbir konuda yetkin ve karar alma mekanizması değildi. Böyle bir işlevi yoktu. Ne kadar 25 yıldır AK Parti iktidarı da olsa da yine de biliyoruz ki Türkiye’de pek çok konuda bir blokaj var ve devam ediyor. Gerek ideolojik olarak gerekse sosyolojik olarak gerekse başka türlü mekanizmalarda bunun bloke edildiğini görmek mümkün. Onun için bu konuda AK Parti’nin gerçekten toplumu ve siyaseti getirdiği nokta çok umut verici ve çok sevindiricidir ve sivil bir anayasa yapılması için artık olgunluğa erdiğimizi gösteriyor bu çerçeve yasanın kabulü. Zaten bu çerçeve yasanın anlam kazanabilmesi için de bir sivil anayasa yapmak gerekiyor. Bu çerçeve yasa bir adımdır. Bunu tahkim edecek, bir kazanca dönüştürecek olan, taçlandıracak olan en önemli adım sivil bir anayasadır. İnsan haklarına, özgürlüklere, din vicdan özgürlüğüne ve temel toplumsal değerlere bağlı olan bir sivil anayasanın TBMM marifetiyle yapılması Türkiye’nin bu konudaki en büyük özlemidir. Biz kendi irademizle bir anayasa yapabilmek için bir imparatorluğu vermişiz. Yani insanlar Osmanlı’dan, koca bir imparatorluktan vazgeçtiler. Düşünün, 150 yıldır ilk kez gerçekleşecek sivil bir anayasa. Ben de çok önemli buluyorum. Bu bir kelebek etkisi oluşturacaktır. Bundan sonra inşallah behemehal bir anayasa değişikliği olacak” şeklinde konuştu.

 

“YENİ BİR ANAYASA PEKALA MÜMKÜNDÜR”

HDP’den 25. ve 26. Dönem Kars Milletvekili olarak TBMM’de bulunan, ardından Kars Belediye Başkanlığı yapan Ayhan Bilgen de şunları söyledi: “Türkiye bugüne kadar anayasalarını 27 Mayıs’tan itibaren ancak darbelerle yapmıştır. Türkiye’nin sivil bir anayasa yapması, siyasetin uzlaşarak, mümkün olan en geniş konsensusu sağlayarak bir anayasa yapması, psikolojik açıdan da, özgüven açısından da son derece önemlidir. Sonuçta anayasayla ilgili kutuplaşmayı derinleştirecek, ön yargıları, korkuları körükleyecek bir tartışma yapmak yerine, uzlaşmayı nasıl sağlayabilirize odaklanmak lazım. Bu çerçeve yasayla ilgili ortaya çıkan tablo bunun mümkün olduğunu gösteriyor. Sonuçta Türkiye’nin en zor konularından birisinde bu rakamı yakalayabildiğine göre Türkiye, diğer konularda da pekala konuşmayı, uzlaşmayı, ortaklaşmayı başarabilir. Bunu sağlayabilecek bir tablo, bu doğrultuda gerçekleşecek bir resim, Türkiye açısından da, Türkiye’nin toplumsal barışı açısından da son derece kıymetli olacaktır. Yani tartışmalı konuları ön plana çıkartmadan, Türkiye’nin, cumhuriyetin ortak kazanımlarını koruyarak, ama değişen dünyanın ve Türkiye’nin ihtiyaçlarını gözeten bir anayasa pekala mümkündür. Bu konuda siyasetin cesaret göstermesi lazım. Bu konuda sağduyuyla, aklıselimle hareket edilirse ben yeni anayasanın yapılabileceğini düşünüyorum”

Yorumlara Git

Trump Körfez’i hayal kırıklığına uğrattı! Tek çare Mekke İttifakı

Kuzey Kore'de sessizliği sağlayan sistem: Özgürlük yok, zorunlu biat var

Bursa’da Amerikan kolejinde Hıristiyan yapılan 3 kız

ABD fitnesini fitness uygulaması ele verdi

Alihan Kuriş hakkında karar verildi